MÜKREMİN  ÇUHADAR, EĞİTİM SİSTEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

MÜKREMİN ÇUHADAR, EĞİTİM SİSTEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

CHP İL BAŞKANLIĞI’NDA İLÇE BAŞKANLARI TOPLANTISI YAPILDI

CHP İL BAŞKANLIĞI’NDA İLÇE BAŞKANLARI TOPLANTISI YAPILDI

TOMARZA DA COŞKULU İLKÖĞRETİM HAFTASI

TOMARZA DA COŞKULU İLKÖĞRETİM HAFTASI

TDP EKİPLERİ OKULLARI ZİYARET ETTİ, ÖĞRENCİLERİ BİLGİLENDİRDİ

TDP EKİPLERİ OKULLARI ZİYARET ETTİ, ÖĞRENCİLERİ BİLGİLENDİRDİ

SÜMERBANK KAYSERİ BEZ FABRİKASI ÇALIŞANLARI BULUŞTU

SÜMERBANK KAYSERİ BEZ FABRİKASI ÇALIŞANLARI BULUŞTU

YESEVİLİKTE DÜNYA HAYATINDAN UZAKLAŞMAK VAR MIDIR?

Anadolu halkı tasavvuf kültürünün baş mimarı Hoca Ahmet Yesevi (1093–1229) ‘dir.(1)Bu sebeple Türkistan’dan batıya  göç eden Alpler, alperenler  ve dervişlerinin Ahmet Yesevi’nin özelliklerini taşıdığını görüyoruz. Ahmet Yesevi hayatı boyunca çalışmış, elinin emeği ile geçimini sağlamış, dünyadan elini eteğini çekip başkalarının yardımını beklememiştir. Yesevi dervişleri ve Ahi Evren dervi müritleri fetihlerle uğraşmaları yanında yeni yerleşim bölgelerinde imar ve iskan alanlarında hizmetler yapmışılardır. Prof. Ömer Lütfü Barkan 1974 yılında VAKIFLAR Dergisi’nde yayınlanan makalesinde bu hususa  :”Ahiler ve tarikatların köylerdeki faaliyetlerine, buralarda kurulan zaviyeler ile memleketin imar ve iskânı…” konularında yaptıkları hizmetleri hatırlatır.(2)Daha sonra şu açıklamayı yapar:

“… birçokşeyhler gelip Anadolu’nun garp (batı) tarafında yerleşmişlerdi. Bu yeni gelen derviş muhacirlerinin  bir kısmı gazilerle birlikte, “memleket açmak ve fütuhat yapmakla” meşgul bulundukları gibi; bir kısmı da o civarda köylere  ve tamamen boş ve tenha yerlere yerleşmişler ve oralarda müritleriyle beraber ziraatla   ve hayvan yetiştirmekle meşgul  olmuşlerdır…Onların, tercihen  boş topraklar üzerinde kurdukları  zaviyeleri, bu suretle büyük kültür imar ve din merkezleri haline getiriyorlardı…(3)”

Ayrıca tekke ve zaviye mensupları kendilerine mahsus usullerle, fethedilen yerleri imar etmekle kalmamışlar, oraları İslamlaştırmaya ve Türkleştirmeye çalışmışlardır. Merhum Prof. Barkan adı geçen makalesinde konularla ilgili örnekler verdikten sonra şöyle bir açıklamada bulunur:

“…Görülüyor ki, bahis konusu ettiğimiz dervişler, zahit ve tufeyli bir zümre teşkil etmekten ziyade çalışmak ve toprağı açmak muhabbetiyle müteharrik (hareket halinde)  bir sınıf kolon. Kırlara doğru taşmakta ve yayılmakta olan bir cemiyetin doğurduğu canlı ve müteşebbis bir tek yeni insandır…”

Göçebe ve yarı göçebe Türklerin İslamlaşmasını ve Anadolu’nun bir Türk vatanı haline getirilmesini sağlayan Ahmet Yesevi Dervişleri toprakları işlemek, sanat sahibi ve fetih hareketlerinde savaşçı olmak yanında sâfiyane  bir halk vaizi olarak da  faaliyetlerdebulundular.Türkler arasında en fazla rağbet bulan bir tarikat haline gelen , tasavvuf hareketi olan Yesevilik  Türklere, kendi örf ve gelenekleriyle örtüşen  hoşgörülü bir zihniyet sunmuştur. Bu zihniyet Arap tasavvufunda bulunan dünyadan el-etek çekme, dünya işlerini ve nimetlerini terk etme şeklinde sofilerin formülleştirdiği “terk-i dünya, terk-i ukba, terki terk”  uygulamalarına öncelik tanımamıştır. Ayrıca Arap sofilerinde görülmeyen biçimdekadınların tarikatlarda üst makamlarda yer alamsına izin verilmiştir. İlerde Yesevi tarikatının bu özellikleriyle ilgili bir makalemiz olacaktır.

          Türklerin İslamiyet’i kabulü ve Türk Müslümanlığının şekillenmesinde rol oynayan elemanlardan biri tasavvuftur.  Ancak :” Mürid’in mürşidin elinde meyyitin (cenazenin)  gassalin (ölü yıkayıcısının)önünde durduğu gibi durması gerektiği, dünyadan ve dünya nimetlerinden  el-etek çekip uzlete çekilmek…” anlayışının hakim olduğu Arap mistisizminden ayrılmaktadır.Yesevi mistisizmi dünyaya bağlı bir duygu yoğunluğu taşıdığı için beşeri ilişkilerin kesilmesine itibar etmemektedir.

 

1)      Yesevi’nin ölüm tarihini mevcut tarihçilerin eserlerde olduğu gibi gelenek haline gelen (M/1166) tarihini kullanmıştım. Ancak Sayın Erdoğan Aslıyüce’nin araştırmasına göre bu tarihinYesevi’ninuzlete çekildiği  tarih olduğu ve  gerçek ölüm tarihinin  (M/1229)  olması gerektiği uyarısına itibar ettim.Bak: ErdoğanAslıyüce; “Hoca Ahmet Yesevi’de Yanlış Bilinenler” ,YeseviDergisi. Ocak.2013, sayı:229, 6-8

2)      Ömer Lütfü Barkan,  “İstilâ Devirlerinin Kolonizatör Türk Dervişleri”,  Vakıflar Dergisi, Ankara.1974, sayı:2, 279-304

3)      Barkan;  aynı makale

4)       Saffet Sarıkaya; XIII ve XIV. Asırlardaki Anadolu’da Fütüvvet Namelere Göre Diniİnanç  Motifleri, Ankara.2002, 73 vd. Sarıkaya; “Tür8klerin İslamlaşma  Sürecinde Mezheplerin ve Tarikatların Yeri” , Türkler, Ankara.2002,  V, 498-508

5)      Not: Gelecek haftaya konumuz “SULTAN GENÇOSMAN’IN GÖZ YAŞLARI” OLACAK

 

 

 

 

KÖŞE YAZARLARI
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz