Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

YÜKSEL ÖZTÜRK, CHP ve DİN…

Bu haber 14 Kasım 2018 - 10:52 'de eklendi ve 58 kez görüntülendi.
YÜKSEL ÖZTÜRK, CHP ve DİN…

Ne kadar “Yanlış” olduğunu avazınız çıktığı kadar bağırarak söyleseniz de, toplumun gözünde ve düşüncesinde CHP için haksız ve asılsız bir söylenti vardır…

Din düşmanı…

İşin acı ve bir o kadar da acımazsız yanı, toplumun büyük bir kesiminin buna inanmasıdır.

Toplum bu asılsız söze neden ve nasıl inanır ve inandırılır?

Birinci ve en çok etken olan tarafı, din tüccarlarının “Laik düzen” içinde at oynatma alanlarını CHP döneminde daralması, yer altına çekilmesi, oradan faaliyet göstermesidir.

İkinci neden ise, CHP’nin davranış biçiminden gelmektedir.

Laiklik ilkesi içinde dini inançların sömürülmemesi, din zerinden propaganda yapılmaması, kısaca dinin siyasete alet edilmemesi için kuruluştan DP iktidarına kadar olan süreçte özen gösterilmesidir.

Son olarak CHP milletvekili Yılmaz Öztürk, katıldığı bir toplantıda, ezanın Türkçe okunması veya okunmaması konusunda girdiği tartışmanın, diğer partiler tarafından olumsuz karşılanması ve siyaseten tartışılmasıdır.

Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, ezan bir simgedir ve dünyanın her tarafında anlamı bilinsin veya bilinmesin, Arapça okunur.

Benim anladığım, Öztürk, mana anlaşılması yönünden ezanın Türkçe okunduğunu savunuyor olmasıdır.

 

Katılımcılardan bir akademisyen de ezanın anlamının herkes tarafından bilindiği vurgularken,”Allahu Ekber” kelimesini, “Allah birdir” olarak verdi…

 

Oysa “Allahu Ekber” Allah büyüktür, uludur anlamındadır. Yani Türkçe ezan okunurken “Tanrı uludur” dendiği gibi.

Daha ezanın birinci cümlesinin anlamını yanış bilirken nasıl olacak bu iş?

Arap milleti bile Kuran’ın dilini tam bilmezken…

Kuran-ı Kerim yazılı kitap haline geldiğinde, bugün okurken gördüğünüz harflerin üzerindeki işaretler yok idi ve sonradan konuldu.

Çünkü herkes, aynı şekilde okumuyor, okuyamıyordu. Bugün, ki onlara “”Hareke” diyoruz, o işaretler sayesinde okuma birliği sağlanmıştır.

Arap harfleri ile okumak başka bir şey, Arapça Kuran okuyup anlayabilmek başka şey.

Aynı Türkçede de olduğu gibi, Arap dünyasında da dil birliği tam olarak yoktur. Onlarda da lehçeler vardır.

Ayrıca gramer yapısı da farklıdır.

Bağdat’da bulunduğum sırada, evdeki hizmetli kadına derdimi anlatmam sorun oluyordu. Kerküklü  arkadaşlarıma “Yav arkadaş, ben bu kadına ne demeliyim ki bana şekersiz çay getirsin, her seferinde anlatana kadar canım çıkıyor” dedim. Bana “Çay cibi budun şeker” diyeceksin dediler, rahata kavuştum.

Ama, bir gün dışarıda bir mekanda, çaycıdan da çay iterken aynı cümleyi kurdum. Adam suratıma öyle bir baktı ki, sanki küfür ediyorum.

Araya yine arkadaşlar girdi, bir şeyler söylediler, adam gülerek ayrıldı ve birazdan şekersiz çayı getirdi. Arkadaşlar ise gülmekten yıkılıyorlar.

“N’oluyor? Yanlış bir şey mi oldu” dedim, “Evet” dediler, “Cibi, kadına söylenir, erkeğe cip diyeceksin” dediler…

Yani, bu kadar kuralları olan bir dili, üstelik Kuran’ı sığ Arapça ile anlamak mümkün değildir.

N e yazık ki bunları tartışmak bir yana tartışmaya heves etmek bile bizde tehlikelidir.

Oysa Peygamberimiz zamanında sahabe, Peygamberimizin söyledikleri için “Ey Allah’ın resulü. Bu sözler senin mi yoksa Allah sözümü” diye sorarlar, “Allah sözü” cevabını alırlarsa tartışmaz ama “Benim sözüm” dediğinde tartışmaya açarlardı.

Diğer yandan YUSUF Suresi 2. Ayette Allah (c.c.) şöyle buyuruyor: “Muhakkak ki, biz onu anlayasınız diye Arapça bir kitap olarak indirdik.”

Ayrıca Yüce Allah’ın Arapçadan başka dil bilmediğini nasıl aklımıza getiririz ki!…

Kuran-ı Kerim tartışılmaz…

Ama uygulamalar tartışmaya ve yoruma açık olmalıdır ki, yobazların etkisi altında kalmasın kimse…

Bugün İslam alemi, işte bu yobazların yüzünden  sıkıntılar çekmektedir.

İslam’ın anlaşılması, yanlış anlamalardan kurtulması için daha çok tartışma yapılır. Ne var ki bugün kadar İslam’ın temel kuralı olan “Ahlak” konusuna detaylı olarak kimse girmemiştir.

Son bir şey daha söylemek istiyorum…

Müslüman olmak için ibadet etmek yetmez. Ama, iyi bir Müslüman olmak için ahlaklı olmak şarttır…

Dönelim başa…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Müslüman halk anlasın diye Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’dan Kuran’ı Türkçeye tercüme etmesini istemiştir. Bu isteğine karşı çıkanlara da “Siz şimdi Kuran’ın anlamı yok mu diyorsunuz? Anlamı olmayan bir şey, bir başka dile çevrilmez” demiştir.

O halde CHP’nin laiklik ilkesine uyarak dini siyasete alet etmemesini dinsizlik olarak yorumlamak ve öyle yaymaya çalışmak, düpedüz iftiradır. Hele Atatürk’e ve İnönü’ye bu yoldan iftira atmak…

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA