KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİSPOR: 2 – ATİKER KONYASPOR: 1

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

KAYSERİ’DE İSTİKLAL YÜRÜYÜŞÜ RÜZGARI

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

DEPLASMAN FATİHİ MELİKGAZİ BELEDİYESPOR

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

TURGUTLUSPOR- ERCİYESSPOR :2-0

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

MAZOT HIRSIZLARI ‘TIKAMA’ İLE YAKALANDI

YUNUS EMRE VE DOSTOYEVSKİ İLE SEVGİ KAVRAMI
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 8 Aralık 2016 - 11:35:51

Bu tutum, Yunus’u bütün çöküş ve panik çağlarına ümit ve bayrak yapmamızı gerekli kılar. Bütün bu olumsuz şart ve oluşlara rağmen Yunus yokluğun ortasından çıkıp gelmiş değildir. Yunus’ u Yunus yapan kültür dinamikler vardır. Türk ruhunda İslam’ın en samimi gerçekleşmesi olan Selçuklu Anadolu’yu nakış nakış medrese, çeşme, kervansaray cami, hamam gibi sosyal kurumlarla örmüştür. Selçuklu halkının gönlü de bu eserlerle beraberdir. İslam Selçuklunun gönlünde ve eşyasında hayat olmuştur. Madde planında bunlar yapılanırken, mana planında Ahmet Yesevi başta olmak üzere Horasan Erenlerinin alevli ruhu, Mevlana, Hacıbektaş ve niceleriyle bu toprağın insanını mümbit kılmıştı. Yunus, bu ağır ve kutlu mirası yüklenerek boy verir. Bu dönem, İslam imanının Anadolu coğrafyasında maya tuttuğu birinci dönemin kapanış çağıdır. Bu kapanış çağının son çeyreği Yunus’un berrak pınarlar gibi çağıldadığı dönem olmuştur. Yunus bu çağın ulularındandır. Ancak çağının yalnızı değildir. Mevlâna Hüdavendigâra göz kırpmak suretiyle ne güzel halleşir:
“Mevlana Hüdavendigar bize nazar kılalı
O’nun görklü nazarı gönlümüz aynasıdır.”
Demek suretiyle çağının yalnızı olmadığını haykırır! Belki de çağıyla bütünleşmek bu olsa gerek. Yunus kötülerle değil ama iyilerle çağıyla bütünleşmiştir. Yunus’u ören kültür dinamiklerinin kaynağı İslam İmanıdır. Duygu ve düşünce âlemine hakim olan islamdır. Ruhunu kuşatan da İslam İmanından kaynaklanan Tasavvufi düşüncedir. Yunus’u kucağında büyütüp Ona kucak açan bu kültürdür. Bir cümleyle Yunus, Allah aşkıyla yanan, lirik ve mistik şiirler söyleyen, Müslüman Türk dervişidir. Bütün bu kaynaktan beslenenler gibi, Yunus’un da bu yolda mesafe kaydetmesi için bazı aşamalardan geçmesi gerekmektedir. Yunus, bu aşamaları minnetsiz ve sitemsiz geçenlerdendir. Bu anlayışla tasavvufi aşk yoluna girer. Bu yolun gereği olarak ta bütün mutasavvıflar gibi Allaha erme ülküsüne katılır.

“Nolur ise ko ki olsun noliser
Gönül Mevlayı tek bulsun noliser”
Bu yola koyulduğunu, böyle ifşa edecektir. Bu hasretle yanıklığın gerekçesi açıktır. Yunus’a göre yaratılış sevgi ve aşk ile açıklanır. Allah kâinatı bilinmek ve sevilmek için yaratmıştır. Bu nedenle en fazla yüklenilen borç, Allah’ı sevme borcudur. Yunus bu borcun farkındadır.
“Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlam seni
Seherlerde kuşlar ile
Çağırayım Mevlam seni”
İşte bu dizeler sevgiyi ne kadar güzel dile getirmektedir.Ünlü Rus yazarı Dostoyevski için hayatın anlamı sevgide saklıdır. Sevginin çözemeyeceği hiçbir şey yoktur. Ona göre insanlığın kurtuluşu bile sevgiyle ancak mümkündür. Beşeri olan bir sevgide dahi ilahi bir yön bulunduğuna inanır. Bu yüzden yarattığı bütün kahramanlarını sever. “Dostoyevski, insanı bölünmüş olarak tarif eder. Ona göre insan kişiliği bütün değildir. İnsanlar birçok parçaya bölünmüştür. Dolaysıyla insan ruhu da bütün değildir; yani sorunludur. İnsanın bu özelliği, onun aşk anlayışında kendini daha belirgin bir şekilde gösterir. Dolaysıyla Dostoyevski’de aşk da bölünmüştür. Çünkü âşık olan tarafların her biri, insan olmaları sebebiyle, kendi içlerinde zaten bölünmüştür.”

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz