ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

YUNUS EMRE VE DOSTOYEVSKİ İLE SEVGİ KAVRAMI
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Aralık 2016 - 11:25:25

KÂİNAT OKUMALARI–25
YUNUS EMRE VE DOSTOYEVSKİ İLE SEVGİ KAVRAMI
Karşılıklı sevgi bütün şairler için mutluluğun en yüksek noktasını ifade eder. Onlara göre hayatın en güzel anı, bütün karşıtlıkların bir ahenk içerisinde eriyip gittiği andır ve bu an, ancak iki cinsin birleştiği sırada, ruhun ve ten hazlarının birleşmesi ile gerçekleşir. Dostoyevski’nin kahramanları ise, karşılık gören bir sevgiyle birbirlerini sevdikleri zaman huzur duymazlar; iç çatışmalarının en şiddetli olduğu an, sevgilerinin karşılık gördüğü andır. İtildikleri, alay edildikleri, hor görüldükleri zaman da mutluluktan sarhoş hale gelirler, çünkü artık verenler ve verdikleri şeyin karşılığında hiçbir şey beklemeyenler grubuna girmişlerdir. Dostoyevski’de kin her zaman aşka benzer, aşk da kine. “Yeraltı hayallerimde aşkı mücadeleden başka şekilde göz önüne getiremedim. Aşkı daima nefretle başlayıp manevi zaferle bitiriyor, sonra dize getirdiğim varlığı ne yapacağımı bilemiyordum.” Dostoyevski’nin kahramanlarının mutluluk anlayışları da diğer yazarların kahramanlarından farklıdır. Dickens’ta mutluluk, içinde neşeli çocukların koşup oynadığı bir kır eviyken; Balzac’ta zenginliğin timsali bir şatodur. Dostoyevski’nin kahramanlarının ise böyle dertleri, özlemleri yoktur. Onlar hiçbir yerde durmazlar, kendi kendilerine eziyet eden bir ruhları vardır. Zenginliği, refahı hor görürler, bütün insanlığın arzu ettiği şeyleri istemezler. Yeraltı’nın kahramanının insan ve gayesi üzerine söylediği şu sözler bunu doğrular niteliktedir: İnsan sosyal bir yaratıktır. Belki de satranç oyuncuları gibi gayeyi değil, gayeye giden yolu sever. Kim bilir, belki de insanların tek gayreti, bu gayeye ulaşmak için, daimi, kesilmeyen bir çalışmadan ibarettir; daha doğrusu, hayatın kendisidir. İnsan gayeye ulaşmak için çalışmayı sever; fakat ulaşmayı pek istemez; bu hal şüphesiz çok gülünçtür. Şu halde insan doğuştan gülünç bir yaratıktır. Belki de insan yalnız refahı sevmiyor; ıstıraptan da aynı derecede hoşlanıyor. Hatta ıstırabın saadet kadar faydalı olması da mümkündür. İnsanın sırasında acıyı ihtirasa varan derecede sevdiği bir gerçektir. Dostoyevski, hayatı boyunca ıstırap çekmiş, ancak hayatı sevmeyi acı çekerek öğrenmiş bir adamdır. Onun eserleri de hayatı boyunca çektiği ıstırapların acı tatlı meyveleridir. Bütün büyük adamlar gibi o da, acıların verdiği tecrübeden hakkıyla yararlanmayı ve bu tecrübeden doğan eserleri insanlık âlemine hediye etmeyi başarmıştır. Yeraltından Notlar da Dostoyevski’nin ismi anıldığında ilk elde akla gelmeyen eserlerden biridir. Eğer Dostoyevski olmasaydı, Kafka ve sonrası insan psikolojisi üzerine kurulmuş romanlar ve pek çok şey eksik kalırdı diye düşünüyorum. Altını çizmek istediğim bir şey daha var; Dostoyevski’nin asıl yaptığı edebiyatı etkilemek değil, insanoğlunun insan hakkındaki fikrini değiştirmekti. Derler ki, Shakespeare insanoğlunun kafasına karakter denilen şeyi soktu. Eskiden karakterler hakkındaki fikirler daha basmakalıptı. ‘Burnu çarpık olan korkak olur,’ ‘gözü sarı olan daha çok yaşar’ gibi görüşler vardı. İnsanoğlunun karakteri, ruhuyla ilgili fikirler Shakespeare’den evvel Aristocu bir cetvele dayanıyordu. Shakespeare bize bir üslup, bir çizgi ve bir ruh öğretti. Böylelikle bizler bir insan hakkında fikir edinirken ‘nasıl bir karakter, nasıl bir tip’ diye sormaya başladık. Onunla beraber sevgiyi, sevmeyi ve sevilmeyi tanıdık. Shakespeare bize bu kadar derin bir bilgi kazandırdı. Dostoyevski de bu düzeyde bir yazardır. İnsan ruhu ve onu sevgileri hakkında bize öğrettiği bilgiler, açtığı kapılar hayata ilişkin temel bilgilerdir ve bu bilgiler hâlâ bu kitapların içindedir. Belki de Dostoyevski’nin canlılığını, tazeliğini korumasının en büyük nedeni de sevgi temellerine dayalı yaşam felsefesidir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz