BEŞİKTAŞ’TA İLK HEDEF DENİZ TÜRÜÇ VE  GÜRAY VURAL

BEŞİKTAŞ’TA İLK HEDEF DENİZ TÜRÜÇ VE GÜRAY VURAL

BAKAN ÖZHASEKİ MHP İL BAŞKANLIĞINI ZİYARET ETTİ

BAKAN ÖZHASEKİ MHP İL BAŞKANLIĞINI ZİYARET ETTİ

YILMAZ KARACA: YEREL BASINA “CANSUYU” ZAMMI ONAYLANDI

YILMAZ KARACA: YEREL BASINA “CANSUYU” ZAMMI ONAYLANDI

SGK VE VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NDAN KTO ZİYARETİ

SGK VE VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NDAN KTO ZİYARETİ

DEVELİ’NİN ÖRNEK MUHTARI YİNE İŞ BAŞINDA

DEVELİ’NİN ÖRNEK MUHTARI YİNE İŞ BAŞINDA

ZATEN EDEMİYORLARDI…
  • İBRAHİMPEKBAY
    • İBRAHİM PEKBAY
    • ibrahimpekbay@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Mart 2018 - 15:43:31

Basındaki haberlere göre Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin NATO üyeliğinin tehlikede olduğu yönündeki düşüncelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Hiç kimse bizi NATO’dan çıkaramaz, bu teknik açıdan mümkün değildir. Bazı Batı ülkeleri, Türkiye gibi ülkelere karşı nasıl davranıldığını maalesef halen bilmiyorlar. Artık Türkiye’ye 20 yıl öncesi gibi muamele edilemez. Türk milleti bunu reddediyor. ABD ve AB, Türkiye’nin eşit ortak olduğunu anlamalıdır” demiş.
Teknik veya taktik olarak çıkarılıp çıkarılamamasını tartışmak ayrı da lafın içindeki “Artık Türkiye’ye 20 yıl öncesi gibi muamele edilemez” tarafını anlamadım doğrusunu isterseniz…
Biliyorsunuz bu iktidarın, yani 16 yıldan beri ülkeyi yönetenlerin müzmin bir hastalığı var, geçmişi beğenmemek. İktidara geldikleri güne kadar geçen Cumhuriyet tarihi içinde yapılanları ve ülkenin dış politikasını beğenmemektir.
Oysa bu iktidarın yönetime geldiği zamana kadar Türkiye, dünyanın saygın ülkelerinden biri idi. Zaman zaman ekonomik açıdan sıkıntılı günler geçirdiği, milletin bunaldığı ve isyanını ortaya koyduğu oldu, tamam. Ancak hiçbir zaman bu yoğunlukta din istismarı ile iktidarda kalan olmadı.
Bu iktidar, din istismarını gerçekten yerinde ve güzel yapıyor, hakkını verelim doğrusu.
Bakın mesela, din üzerinden sözde fetva verenlere karşı çıkan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan bile, söze girerken “Bazı Hoca efendiler” demeyi ve “Hoca” olduklarını öne çıkaran bu ve benzer zavallı sapıklara bir paye vermeyi ihmal etmiyor. “Birçok hoca efendi şimdi beni tefe koyup çalacak rabbim tefe koymasın” diye duasını da ihmal etmiyor, işi diyanete havale ediyor. Eğer “Hoca Efendilerin(!) yerinde başkası olsa neler derdi, hatırlayınız.
Sanırsınız Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek kurulunun doğru fetva veriyor.
Konu hakkında Başkanın sözlerini okuduk, kenarından geçiyor, kişiler hakkında en ufak bir söz bile etmiyor. Tarikat liderleri, cübbelileri, cübbesizleri ve dini kendi ticaretlerine alet edenleri hiç konuşmuyor nedense.
Ülkenin geldiği nokta, tam bir cahiliye dönemi… Yarın biri de çıkıp “Kızlarınızı diri diri gömün” derse hiç şaşırmayın yani.
XXX
HUKUK DİLİ…
Aslında pek kimse bilmez.
“Hukuk”un kendine has bir dili vardır. Türkçedir ama Türkçe değildir, Fransızca, İngilizce ya da Almanca… Bunlardan da olmadığı gibi, dünya dillerine de benzemez.
Eğer “Kuşdili” mi deseniz, bildiğiniz gibi Karadeniz yöremizde bu dili 7 den 70 e konuşur halk, onlara da okutsanız, onlar da anlamaz. Zaten “Kuşdili” de yazılı değildir, üfürmeli dillerdendir.
Sorarsanız ki “Üfürmeli dil ne demek” diye, vallahi orasını ben de bilmem.
Konu nerden çıktı sorusuna cevap verelim.
Bildiğiniz ve günlerdir tartışılan Adalet Bakanlığı’nın hâkim ve savcılara, yani mahkemelere gönderdiği ve “Fetö ile yargılanan hâkim ve savcıların tahliyesine karar vermeden, HSYK’dan görüş alınmasını” istenmişti.
Ortalık karıştı, hükümet burnundan kıl aldırmıyor. Tam bu arada Yargıtay’ın 150 nci kuruluş yıldönümünde konuşan Yargıtay başkanı, sorulan soruya “Muhatabı ben değilim” dedi, geçti.
Demek ki bu konuda “Hukuk dilince” yazılan talimatı anlamamış.
Ancak anlayan da var, mesela HSYK’nın Başkan yardımcısı.
O şöyle anlamış: “Bizde suçların deposu var, eğer siz bir suç bulamadıysanız, bize sorun, biz o depodan onlara bir suç buluruz…”
Anlayışına ve hukuk dilini bu kadar güzel çözüşüne hayranım…
XXX
OLMADI BACANAK TEK BAS…
Aşağıda haberi duyunca önce şaşırdım. Aynı anda beynimde bir söz çaktı ama nereden ve nasıl geldiğini, hatta doğru mu onu bile bilemiyorum…
“Olmadı bacanak, tek bas…”
Bi türkü sözü müydü, aradım, bulamadım…
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Tüzük Kurultayında şöyle diyor…
“Ben milletvekili seçildim, istediğim kanala çıkarım, istediğim gibi konuşurum diyenler, izin almadan çıkıyorsa, bu partide yeri yoktur. Eski hastalıkları hala bir şekilde gündeme getirenleri de uzaklaştıracağım. Söylediği sözün ne anlama geldiğini bilen örgüt ve parti militanı üyeler istiyorum.”
Dese ki “Partide özgürlüğün uygulandığı ama disiplinin de olması gerektiğini ifade ediyorum. Üyelerimiz ve milletvekillerimiz, bu noktayı dikkate alsınlar” anlarım.
Ayrıca sözünde haklı mı?
Televizyonlarda izlediğimiz bazı CHP milletvekillerinin bu sözü hak ettiklerine tanık oluyoruz. Zaten o milletvekilleri de bu konuşmadan sonra, yine televizyon kanallarına muhalefetlerini ifade ettiler. Ve sanıyorum ki bundan sonra da CHP’nin kurumsal içyapısının altına dinamit koymak için etmeye de devam edecekler.
Kim mi onlar? Televizyon izleyin görürsünüz. Mesela Erdal Eren, Gürsel Tekin, Sezgin Tanrıkulu, bunlardan birkaçı…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz