Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
ALİ ÖZKANLI

ZEKÂYI GELİŞTİRMEK, HAFIZAYI KORUMAK İÇİN NELER YAPALIM?

Bu haber 17 Eylül 2018 - 10:59 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.
ZEKÂYI GELİŞTİRMEK, HAFIZAYI KORUMAK İÇİN NELER YAPALIM?

Zekâ ne kadar çok çalıştırılırsa o oranda güçlenir. Şemsiye gibi, ne kadar çok açarsanız o oranda geniş bir alan elde edersiniz. Zekâya egzersiz yaptırmanın yollarını şöyle sıralayabiliriz: Dinlediğini ve okuduğunu yorumlama, kelime ezberleme, kelime ezberlemenin en kolay yolu da kitap okumaktan geçer. Problem çözme, bolca kitap okumamız gerekir.

Öğrendiğimiz bilgilerin hafızamızda kalması için neler yapalım. Öğrenilen bilgilerin önemine inanmalı, bilgileri karşılaştırarak ilgi kurmalı, bilgileri sürekli tekrar etmeli, bilgileri şekil, şema, resim ve grafiklerle süslemeli, bilgileri yerinde ve zamanında uygulamalıdır. Artık günümüzde bilgileri öğretmek yeterli olmuyor, öğrenmeyi öğretmek gerekiyor. Hafızayı güçlü kılmak için gözü kötü ve çirkin şeylerden korumak gerekir

Değerli fikir adamlarımızdan Mahir İZ’e öğrencileri, “Efendim nasıl oluyor da kırk-elli yıl önceki olayları daha dün olmuş gibi hatırlayabiliyorsunuz? dediklerinde

“Bize eğitim verenler gözümüzü kötü ve çirkin şeylerden korumamızı öğretti. Yürürken biz sadece önünüze bakarız. Şimdiki nesil, yürürken gözünü sakınmıyor. Göz korunmaz, kötülüğe bakarsa o zaman hafıza zayıflar.” diyor. Atalarımız kıssadan hisse almamızı öğütlemiyor mu? Okuduğumuz, dinlediğimiz, gördüğümüz her şeyden bir ders çıkarmalıyız. Ders çıkarmak yetmiyor, onu hayatımıza uygulamamız gerekiyor. Rabbimizin bize verdiği akıl, zekâ, hafıza hepsi birer emanettir. Akıllı insan emanete hıyanet etmez.

BEN BU ŞİİRİ BİLİYORUM

* Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in hafızası çok kuvvetli imiş. Bir dinlediğini anında ezberlermiş. Şairin biri yeni yazdığı bir şiiri padişahın yanında okur. Padişah şaire:

“Okuduğunuz şiiri ben biliyorum. İsterseniz bir de ben okuyayım.” der ve şiiri okur. Şair şaşkınlık içindedir.

“Efendim, nasıl olur! Bu şiiri yeni yazdım. Benden başka birinin bilmesi mümkün değil.” der. Padişah yanındaki vezire bakar. Vezir de:

“Efendim, bu şiiri ben de biliyorum.” der ve o da okur. Şair ne olduğunu anlayamaz bir halde büyük bir şaşkınlık içindeyken, padişahın yanındakilerde sırayla şiiri okurlar. Şair şaşkınlıktan konuşamaz hale gelir. Şairi daha fazla şaşkınlık içinde bırakmamak için işin gerçeği anlatılır.

Padişah kendisine okunanı bir kez dinlemeyle ezberleyebilmektedir. Yanındaki vezir iki kez okunanı ezberlemekte, diğerleri de artan sayılarda ezberleyebilmektedirler. Şair bunu öğrenince rahat bir nefes alır.

Ebu Hureyre (ra) duyduğu bir şeyi ikinci defa tekrar etmeye lüzum kalmadan ezberlermiş. İmam-ı Şafi hazretleri, “Duyup da unuttuğum bir şeyi hatırlamıyorum.” dermiş. Hadis üstatlarından büyük imam hafıza dâhisi biriymiş.

Bir milyon hadisin ezberinde olduğu söylenmektedir. Peygamberimizin vahiy kâtibi olan Zeyd bin Sabit 15 günde İbraniceyi mektup yazıp tercüme edecek kadar öğrenmiştir.

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA