Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
AHMET CENGİZ

‘ZEYTİN DALI HAREKÂTI’ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!..

Bu haber 08 Ağustos 2018 - 14:26 'de eklendi ve 32 kez görüntülendi.
‘ZEYTİN DALI HAREKÂTI’ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ!..

Cumartesi günü Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Afrin’e yönelik ‘Zeytin Dalı Harekâtı’nın başladığını açıkladı. Ülkemizin bekası için TSK’nin kahraman evlatları başlangıçta havadan ve topçu atışları ile bölgede bulunan hain PKK, PYD, YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı ‘Zeytin Dalı’ operasyonuna başlamıştır. Allah bu terör yuvalarının bulunduğu bölgelere de görev yapan ‘Kahraman Mehmetçiklerimizin’ yar ve yardımcısı olsun. İnşAllah en az zayiatla görevlerini başarı ile yapıp dönmeyi nasip eylesin. Ülkemiz insanları olarak burada görev yapan komutanları başta olmak üzere askerlerimizden dualarımızı eksik etmeyelim.
Gün; içeride ve dışarıda birlik ve beraber olma günüdür…
Yarabbi kahraman TSK’lerini muzaffer eyle. Bizlerin birlik ve bütünlüğünü böyle bir günde bozmak isteyenlere de içeride ve dışarıda fırsat verme. (Amin.)
Bu açıklamayı ilk duyduğum anda; bundan tam 44 yıl önce ‘Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yaşanmış olduğu günler aklıma geldi… Daha o tarihte 10 yaşında idim. Ne olduğunu, ne yapılmak istendiğini anlamıyordum. Olup bitenlerden bihaber olayları anlamaya çalışıyordum… O günlerden ilk aklıma gelen şey ise bana ismini bahşettikleri dedemin (!) elindeki transistörlü radyoyu kulağına dayayıp her saat başı verilen ajans haberlerini dinledikçe sürekli ağladığı aklıma geldi… O yaşta erkek adam ağlar mıydı?.. Her saat başı aynı şeyler oluyordu… Evde kimsede ses çıkmıyor, dedem radyoyu elinden düşürmeden devamlı dinliyordu…
Rahmetli dedem; 1938 yılında babam rahmetlinin doğduğu ‘Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal ettiği yılda, ‘Başgedikli’ olarak görev yaptığı TSK’ya ait İstanbul Anadolu Kavağındaki görevinden istifa edip, Kayseri’ye yerleşmiş… Sürekli olarak ağlamasının nedeni, kendiside eski bir askermiş… Aynı zamanda o yıl Kara Harp Okulundan mezun olan baldızının oğlunun ‘Kıbrıs Barış Harekâtı’nda ‘Teğmen’ rütbesinde ilk görev yeri olarak bu harekâtta görev yapmasıymış… Her gün saatlerce aynı durum tekrar etti. Dedemle birlikte ailecek devamlı olarak, bu harekâtta görev yapan ordumuza dualar ettik durduk. Bizlerin o günler için yapabileceğimizde başka bir şey yoktu… Çok şükür bu harekâtta amaç hâsıl olmuş, o günkü şartlarda yapılmak istenen onca verilen ‘Şehit’ ve çekilen çileye değmişti…
20 Temmuz 1974 yılında yapılan ‘Kıbrıs Barış Harekâtı’ sonunda tarafların kayıpları da şöyleydi: Türk Silahlı Kuvvetleri’nden 415 Kara, 65 Deniz, 5 Hava, 13 Jandarma olmak üzere toplam: 498 şehit ve 1.200 yaralı. Kıbrıs Türk tarafında ise, 70 mücahit ölü, 270 sivil ölü, 1,000 yaralı. Kıbrıs Türkleri genel olarak 1672 şehit ve binlerce yaralı vermiştir. Rumlar ve Yunanlılar ise 4 bin ölü, 12.000 yaralı vermişti.
Burada yeri gelmişken bu harekât için mücadele eden başta merhumlar; Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, büyük mücahit Rauf Denktaş, o gün iktidarda olan hükümet ve devlet yetkilileri, TSK’nın emir komutasında olan Generalinden en ast biriminde görev yapan erlerine kadar hepsinden Allah razı olsun. Hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin. Bu çıkartmada görev alan yukarıda rakamlarını verdiğimiz ve şahadet mertebesine eren askerlerimize de Allah rahmet eylesin, mekânları cennet olsun inşAllah… Hayatta olan Kıbrıs gazilerimize de minnet ve şükranlarımı sunuyorum…
Bu harekâttan yıllar sonra;
Yıl 2000; Kayseri Sanayi Odası Başkan, üyeleri ve işadamları Kıbrıslı Türk iş adamları ile ticari görüşmeler yapmak üzere adaya gidiyorlar. Kayseri yerel basınından da gazeteci arkadaşlarımızı davet etmişler. Bende gazetemizi temsil etmek üzere onlarla birlikte adaya gittim… Ziyaretin ikinci gününde Kıbrıs Sanayi ve Ticaret Odası başkanı önderliğinde, Kıbrıslı iş adamlarına ait iş yerlerine heyet olarak ziyaretler yapıyoruz… Akşamüzeri Kıbrıs Sanayi ve Ticaret Odası ziyaretindeyiz… O saate kadar Kıbrıs’ta ilk dikkatimi çeken şey konuşmalarında ki şive farklılığı ve araçların devamlı olarak gidişlerde sol şeridi kullanması olmuştu… Oda başkanına neden hala araç trafiğinde Türkiye’deki sisteme geçmediklerini sorduğumda almış olduğu cevap beni şok etmişti… Bizler (!) Rum’larla ‘Federasyon’ olarak birleşmeyi düşünüyoruz, onun içinde böyle bir düşüncemiz yok demişti…
Şimdi düşünebiliyor musunuz, 26 yıl önce aynı adada sizlerin ‘namusuna-canına’ kast edelerle hala bir arada ve beraber yaşamayı hayal edenleri…
26 yıldır; Kıbrıs Türklerinin Dünya’ya açıldıkları tek bir kapı var oda Türkiye Cumhuriyeti Devleti, o gün için 26 yıldır; A’dan-Z’ye her şeyleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerinden karşılanıyor, dünyaya açılıyorlar… Adadaki bütün resmi kuruluşların maaşları Türkiye’den gönderilen paralarla ödeniyor… Tek geçim kaynakları T.C. Devleti… Güvenliklerini hala adada bulunan TSK askerleri sağlıyor… Adamlar hala (!) Rum’larla federasyon peşindeler… Dahası adada bulunan Türk askerlerini işgalci gibi gören örümcek kafalılarda o günler için mevcuttu… Barış harekâtından sonra Türkiye’den adaya gidip yerleşen vatandaşlarımızda adada istenmeyen insanlar durumundaydılar… Kıbrıs Barış Harekâtından yıllar sonrada başta yukarıda ifade ettiğim ‘Teğmen’imiz olmak üzere birçok yakınım ve arkadaşlarım sonraki yıllarda adada TSK emrinde olmak üzere görev yaptılar…
Sonra ki yıllarda gördük ki; üzerinde ot yetişen keçilerin yayıldığı, T.C. için sadece Akdeniz’de stratejik öneme sahip bir ada… Birde sözde turizm cenneti mavalları ile; kumar-karı düşkünlerine, kara para aklayıcılarına kendileri gibi şuursuz sözde ‘Türk’ ve yabancı turistlere her türlü imkanı sağlayan turizm cenneti… Neredeyse tamamına yakını devlet dairlerine kapak atmış, maaşları T.C.’den ödenen zavallı biçareler topluluğu… Her zaman üzerinde yaşayan ‘Türk’ soydaşlarımız dediğimiz insanlar (!) kendi benliği ve şuurundan yoksun zavallılar… Bu gün bile hala şuursuzca gününü gün eden zavallılar… Ecdadından ve onca yaşananlardan ders almamış, ‘milli-manevi’ davadan habersiz bir avuç şuursuzlar… Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak yıllarca adaya yapılan çıkartmanın bedelini ambargolar ile ödedik… Dünyanın önde gelen emperyalist devletleri yılarca bu konuyu her ortamda önümüze getirip, bizlere bedel ödetmeye çalıştılar ve halada aynı şeyin peşindeler… Bu günden geriye dönüp bakınca; üzerinde bir avuç şuursuzlar topluluğunun yaşadığı sözde soydaşlarımız için, T.C.’nin yaptıklarına, o günde-bugünde ödemiş olduğu bedellere değer miydi diye insan kendi kendine sormadan edemiyor…
Şimdi yukarıda yazdıklarımızla ağır sözler sarf ettiğimizi düşünenleriniz olacaktır elbette, alın daha birkaç gün önce Kıbrıs’ta yayın yapan bir yerel gazetenin ‘sahibi-yazarı alçağın’ Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve siyasi partileri hakkındaki ifadeleri;
Afrika gazetesi sahibi Şener Levent: ‘Ben bu Türkiye’yi Kıbrıs’ta istemiyorum… Türkiye demek kan demek… İşkence demek… Ölüm demek… Barbarlık demek barbarlık…”
“BARBARLAR Lafı döndürüp dolandırmadan açık söyleyeyim. Ben bu Türkiye’yi Kıbrıs’ta istemiyorum… Türkiye demek kan demek… İşkence demek… Ölüm demek… Barbarlık demek barbarlık… Barbarları içimizde istemiyorum… Bir barbardan garantör olmasını istemeye utanmıyor musunuz? Parasını da istemiyorum… Paketini de… Memurlarını da… Suyunu da…
Kendi halkını bombalayan… Topluca katleden… Ölüleri bile yerlerde sürükleyen ve tekmeleyen bir devletten garantör mü olur? Düşsün yakamızdan… Düşmezse biz düşürelim… Uygarlık sıfır… İnsanlık sıfır… Adalet sıfır… Zulüm gırtlağa kadar… (!) Kendi halkına yaptıklarına baktıkça, 1974’te burada Rumlara neler yaptıklarını hayal edebiliyorum…
Türkiye’nin garantörlüğünü yeniden kabul edecek Rum varsa, aklından zoru var demektir onun da… Ankara’da patlayan bombalar sizi hiç ürkütmüyor mu? Bakın nasıl bir kan deryası… Ve nasıl bir pişkinlik iktidarda… “Kendi kendilerini bombaladılar” diyen bir şeytan…
Bu şeytanı çok iyi tanırız biz… Burada da gördük… Bize de “kendi kendinizi bombaladınız” dedi… Ve tayfası da onun ardından öttü hemen… Sağcısı solcusu… Kıbrıs’taki acentesi Mehmet Ali’ye sorun… Ki o bu tayfanın en başında… Terörizm mi dediniz? Hangi terörizm? Kör müsünüz siz? Bu teröristin devletin ta kendisi olduğunun farkında değil misiniz hala?..
Gücünüz ve cesaretiniz ona terörist demeye yetmiyorsa hiç demeyin… Başka terörist aramayın! Asıl teröristin onun olduğunu söylemeden sadece terörizmi lanetleyeceksen eksik olsun… Lanetleme… Hem bu lanet ne? Hem ateistsiniz, hem de beddua mı?
İktidarı barbar… Ama muhalefetinde de hiç iş yok! Onlar da ırkçı… Faşist! Selahattin Demirtaş’ı ayırın içinden, gerisini çöpe atın! Gerisinde kafa asker kafası… “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” havası… En aklı başında zannettiklerimiz bile Mehmetçik der de başka bir şey demez… Öldürülen askerlere ağlar… Öldürülen Kürtlerin ölüsüne küfreder… Kürt halkının başına bomba yağdıran asker kahraman!.. Buna karşı direnenler ise terörist! İktidarını da istemiyorum, muhalefetini de… Bize hala “yavru vatan” diyen gafiller… İçimizde ona “anavatan” diyen yavşaklar ise asap bozmaktan başka bir işe yaramıyor… Ankara’da patlayan bombalar yeni bir milattır hayatımızda… Biz bu canavarlığı yapanlarla iç içe mi yaşayacağız? Eğer bir kere olsun bir iyilik yapmak isterse bize, çekip gitsin bu adadan… Yetti be yetti!
Uygar bir devlet olsan, ona da amenna… Katlanırdık belki… Ama bu cellât halinle değil garantör, sen ancak bir canavar olursun! Bu katliama yayın yasağı getirdin diye kimse duymayacak sanma… Suyunu da al git, borunu da… Umarım Kıbrıslı Rum liderlerin senin garantörlüğünü kabul etmeyecek kadar aklı başındadır… Bizim çözüm ve barışımızı desteklermiş… Sen kim, barış kim… Sen barışı havaya uçurdun Ankara’da… Da Kıbrıs’ta barış meleği misin?”

Şimdi gördünüz mü (!) bu alçak-şeref yoksunu bugün hala Kıbrıs’ta ve düşünceleri de işte bunlar… Bunun gibi de düzinelerce hain hala mevcut, bilmem anlatabildik mi?..
Ne diyor Dede (m) Korkut?
“Kahpe içerden olunca, kapı kilit tutmaz oğul!
Halk içinde bozgunluk yapan, Haindir oğul!”

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA