HACILAR’DA10’UNCU BİLİM ATÖLYESİ AÇILDI

HACILAR’DA10’UNCU BİLİM ATÖLYESİ AÇILDI

ÇAĞAN AİLESİNİN EN ACI  GÜNÜ

ÇAĞAN AİLESİNİN EN ACI GÜNÜ

YİĞİT ASLAN’DAN YENİ TÜRKİYE REKORU

YİĞİT ASLAN’DAN YENİ TÜRKİYE REKORU

FURKAN AKÇAM, BALKAN 2.Sİ OLDU

FURKAN AKÇAM, BALKAN 2.Sİ OLDU

KOCASİNAN’DA MİNİK AŞÇILAR YETİŞİYOR

KOCASİNAN’DA MİNİK AŞÇILAR YETİŞİYOR

30 AĞUSTOS’U BİLMEYEN GENÇLİK!
  • ALİÖZKANLI
    • ALİ ÖZKANLI
    • aliozkanl@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Ocak 2018 - 12:13:12

30 AĞUSTOS’UN NİÇİN BAYRAM OLARAK KUTLANDIĞINI BİLEMEYEN GENÇLİK!
Gençlerimize tarihini, değerlerini öğretelim, iş işten geçmeden onlara sahip çıkalım, milli şuur verelim. 30 Ağustos öncesinde televizyondaki bir programı izlerken bir öğretmen olarak çok üzüldüğümü belirtmeliyim. Programcı, yoldan geçenlere soru soruyor ve cevabını istiyordu. Sorular öyle zor, içinden çıkılmayacak cinsten değil, her Türk insanının cevaplayacağı şu soruları soruyorlardı:
30 Ağustos, size neyi hatırlatıyor? Niçin 30 Ağustos’u bayram olarak kutluyoruz? Bu zafer hangi tarihte kazanılmıştır?
Bu sorulara cevap verme oranının utanılacak durumda olduğunu söylemeliyim. 26 Ağustos’ta başlayan Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın 30 Ağustos 1922 tarihinde zaferle sonuçlandığını, bu önemli zaferin kurtuluş mücadelemizdeki yerinin ve öneminin insanlarımız tarafından bilinmemesi çok acı. Suçun sadece bilemeyenlerde değil, biz öğretmenlerde, eğitim sisteminde de olduğunu söylemenin daha doğru olacağını düşünüyorum. Öğrencileri okullarda o kadar fazla bilgilerle boğuyoruz ki bilinmesi gerekenleri de yeterince öğretemediğimiz ortaya çıkıyor. Bu anlattıklarımdan herkesin kendine bir pay çıkarması gerektiğine inanıyorum.
ÖĞRENCİLER ÖĞRETMENLERİNE NE SÖYLEMEK İSTER?
Hiç durmadan öğrencilerimize emirler yağdırıp nasıl olmaları, davranmaları, nasıl çalışmaları ve nasıl yaşamaları gerektiğini söylüyoruz. Onlar, karşılık veremiyorlar, çünkü buna izin vermiyoruz. Çocuklarımıza bizi eleştirme, hatta bırakın eleştirmeyi, yeterince konuşma hakkı tanımıyoruz. Çeşitli yöntemlerle onları susturuyor, bastırıyoruz. Zaman zaman küçültüp büyültüyoruz. “Küçüksün, aklın ermez. Şimdi olmaz” vb. sözlerle düşüncelerini engelliyoruz. Acaba çocuklar fırsat bulsaydı biz öğretmenlere ne söylemek isterlerdi? Yapılan araştırmalarda öğrenciler öğretmenlerine şunları söylemek istiyor:
* Bizi sevin, hoşgörülü olun, bizimle konuşun, bize değer verin, kendinizi eğitin, baskı ve şiddeti değil, sevgi ve saygıyı ön plana alın, sorunlarımızı birlikte çözmeye çalışın.
* Bize ismimizle hitap edin, ders anlatırken seviyemize inin, arkadaşımız olun, dersi güzel bir Türkçe ile anlatın. Çok ve ağır ödevler vermeyin, ödevlerini yapmayan arkadaşlarımızı uyarın, ancak kötü söz söyleyerek onları aşağılamayın.
* Kaba kuvvet kullanmayın, öğütlerinizden daha çok davranışlarınızla bize örnek olun. Bizler coşkuluyuz, çünkü kanımız kaynıyor, yerimizde duramıyoruz. Bizim neşe ve sevincimizi kırmayın. İlgi ve sevgi ile bizi yönlendirin.
İDARECİDE HANGİ ÖZELLİKLER BULUNMALIDIR?
İyi bir idareci, harekete geçmeden önce danışır, yargılamadan önce tereddüt eder. Zamanı gelince hareket eder, görüşmeyi hükmetmeden başlatır. İsteyerek cevap alır, eleştirisi ılımlıdır. Yeni fikirleri, ön yargısız kabul eder, personel adına iş yaparken durumu bildirir. Okulda yönetimin sağlıklı ve verimli olabilmesi için kararların öğretmenler kurulunda alınması gereklidir. İdareci, toplantı yönetiminin kurallarını çok iyi bilmesi gerekir. Görüş birliği ile alınan kararların uygulanma başarısı çok yüksektir.
İdareci kendisini çalışma arkadaşlarının yerine koyabilmeli, onlara örnek olmalı, idareci bulunduğu yerin sorumluluğunu bilmeli, titiz ve hassas olmalıdır. Asla hukuksuzluk yapmamalı, yapanlara da fırsat tanımamalıdır. Çalışanlarıyla iyi bir diyalog içinde olmalı, onlarla konuşup onları dinlemelidir. İdareci empati yapmalı, samimi ve yapıcı ilişkilere girmelidir. Bu yapıldığı zaman kaprisler, keyfi hareketler ve kuralsızlık azalır. İdarecinin görevinde hassas olması, çalıştığı kurum ve arkadaşları için fedakârlık yapması, çalışanların da hassas olup fedakârlıkları paylaşmasında katkısı olur.
İdarecinin ortak akla değer verip kararları çalışanlarıyla konuşarak almasının önemi büyüktür. İdareci yeri geldiğinde birliği korumak için kendi doğrularından vazgeçebilirse erdemli davranmış olur. Kendince ısrar ettiği şeyde birlik bozulursa doğruda ısrarın hiçbir anlamı yoktur. Farklı düşüncelere söz hakkı veren, problemleri sorgulayıp cesaretle konuşabilen, dinlemesini, tahammül etmesini bilen, eleştirilere hoşgörü ile bakabilen bir yöneticinin en yüksek başarılara imza atacağından hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.
Bazı insanlar akılcı, bazıları ise duygusal olarak yaratılmışlardır. Bundan dolayı insanlar bir konuyu birden farklı algılar, hisseder ve düşünürler; bu farklılıklar bir zenginlik olarak görülmelidir. Bu farklı yaratılış gereği kişiler birbirine saygılı olmak zorundadır. İnsanların aldıkları eğitim ve kültür farklı olduğundan birbirinden farklı düşünüp farklı algılamaktadır. Aynı zamanda farklı karakter ve kişilikler oluşmaktadır. Herkesin aynı şeyleri düşünüp aynı davranması da beklenemez.
İdarecide ideal ve heyecan başarıyı artıran en önemli özelliktir. İdarecilik ufuk ister, büyük amaç sahibi olamayanlar gerçek idareci olamaz. Okuduğum güzel bir sözü paylaşmak istiyorum. “Yüksek düşünceleri, yüce gayeleri, büyük projeleri ancak yüksek uçabilen, hız kesmeden yürüyebilen, yerinde kararlı durabilen, ulvi zevkleri edinmiş gerçek sevdalılar gerçekleştirebilir.”

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz