GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

AHLAKIN ÜSTÜNLÜĞÜ
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 4 Haziran 2015 - 17:52:29

Rivayet olunur ki: Yemen’in Yamame kabilesine mensup (Esal oğlu Semam isminde) biri memleketinden Hz. Peygamberi öldürmek için keskin bir kılıç alarak Hz. Muhammed’in bulunduğu Medine’ye gelir.
Ancak Medine şehrine geldiğinde ilk karşılaştığı kişi Hz. Ömer olur. Gelen kişinin niyetinin ne olduğunu anlayan Hz. Ömer, adama Medine’ye niçin geldiğini? Sen müşrik değil misin? Gelen (Semam) isimli kişi Hz. Ömer’e geliş sebebinin Hz. Muhammed’i öldürmek için deyince, hiddetinden bir anda öfkelenen Hz. Ömer gelen kişinin elbisesinin altında gizlemiş olduğu hançerini elinden alır ve kendisine de Mescidi Nebeviyye’nin direklerine bağlar. Hemen Hz. Muhammed’e giderek meseleyi anlatır. Hatta Hz. Ömer Hz. Peygamberden “Ya Ömer hemen o kişinin kafasını vücudundan ayır ve işi böylece bitir “demesini bekler. Ancak Hz. Muhammed “Allah’ın selamı ve rahmeti üzerine olsun) evinden çıkarak kendisini Yemame’den gelerek öldürmek isteyen bağlı adamı ve ona öldürmek emrini bekleyen Hz. Ömer’e uzun uzun bakar, yine Hz. Ömer hemen bunun işini bitir ya Ömer demesini bekliyor ve yine Hz. Resulullah etrafındaki ashabına bakarak, bu adama yemek için bir şeyler verdiniz mi? Karnı aç mı surdunuz mu? Hazır bulunanlar içinde Hz. Ömer’in nutku durur gibi oldu, bir anda Hz. Peygamber Efendimize hangi yemek verelim yemek yemeye değer mi? O ise seni öldürmek için kılıcını kuşanarak ta Yemen’den gelmiş ve hatta Müslüman olmadığı gibi o bir müşriktir.
Senin canını almaya kast ediyor siz ise ona yemek verilmesini emrediyorsunuz. Yine rahmet Peygamberi Hz. Muhammed Efendimiz (SAV) benim eve geldiniz biraz evvel koyunumu sağmıştım, biraz süt vardı onu getirin buyurdular. Yalnız bu arada Hz. Ömer bir ateş fıçısı halinde yerinde duramaz bir vaziyette sağa, sola gider gelir.
Gelen sütü müşrik olan kişi içinde Hz. Peygamber adama “Laillahe İllallah” de diye telkinde bulunur. Müşrik olan adam ise hayır demem diye cevap verir. Hz. Peygamber adama “Eşhedüenlailahe illallah ve eşhedü ennemuhammeden resulullah” de der, adam ise Hz. Peygamber’e hayır söylemeyeceğim deyince. Hz. Peygamber Efendimiz elerinin çözülmesini, hemen memleketine gitmesini emreder. Daha sonra çözülen adam hemen memleketine doğru yola çıkar, birkaç adım ayrıldıktan sonra tekrar Hz. Muhammed’e dönerek kelime-i şahadet getirir.
Hz. Peygamber adama niçin ben sana önceden teklif ettiğimde söylemedin sebebi nedir deyince adam ise, Hz. Muhammed’e şöyle cevap verir, o zaman ellerim bağlı ve senin emrin altında hür değildim. Eğer o zaman şahadet getirmiş olsaydım beklide korkudan, yada Salı verilmem söz konusu olurdu.
Şimdi ise İslam olmam sırf kendi isteğimle Allah’ın rızası için İslami kabul etmiş bulunuyorum diyerek cevap verdi. Sonra sözlerine şunu ilave etti. Medine’ye ilk geldiğim sırada Muhammed’den daha fazla hoşlanmadığım kimse yoktu şimdi ise kalbimdeki zuhur eden sevgi yeryüzünde Hz. Muhammed’den daha fazla sevdiğim kimse bulunmuyor.

İMAM’I AZAM’IN (EBU HANEFİ’NİN) İNKARCIYA VERDİĞİ CEVAP
İnkârcının biri, İmamı Azam’a bir gün şöyle bir takım sorular sorarak kendisinin ilmini ortaya koymak ister:
S.-1 Sen rabbini görüyor musun?
C.-1 İmamı Aza ise cevaben ben rabbimi tenzih ederim onu görerek mümkün değil.
S.-2 Yine inkârcı İmamı Azam’a Rab’ine dokundun mu? Rabbini kokladın mı? Rabbini duydun mu? Rabbinin tadını adın mı?
C.-2 İmamı Azam inkârcıya Rabbimi yine tenzih ederim, dedikten sonra şu mealdeki ayet “Onun benzeri yoktur. O işiten ve görendir” ile cevabını verdi.
Bunun üzerine inkârcı ise İmamı Azama mademki Onu görmüyorsun, onu duymuyorsun, koklamıyorsun, onu nasıl tespit ediyorsun?
Bu durumda İmamı Azam inkârcıya yönelerek sen aklını gördün mü?
İnkârcı hayır diye cevap verdi.
İmamı Azam inkârcıya sen aklını kokladın mı?
İnkârcı hayır der.
İmamı Azam inkârcıya aklını hissettin mi?
İnkârcı yine hayır der.
İmamı Azam inkârcıya sen deli misin?
İnkârcı tabiî ki akıllıyım diye cevap verdi.
Bunun üzerine madem akıllısın, peki aklın nerededir. İnkârcı bunun üzerine benim aklım vardır ve mevcuttur. İmamı Azam da benim de Rabbim vardır ve mevcuttur.
Son olarak İmamı Azam inkârcıya sen ölümüsün, dirimisin der?
İnkârcı ise elbette diriyim, çünkü yiyorum, içiyorum, hava alıp yaşıyorum, deyince İmam Azam, hülasa sen ey inkârcı, aklını göremiyorum, tadamıyorsun, işitemiyorsun ruhunun olduğunu söylüyorsun fakat göremiyorsun. İşte böyle benim Rabbim var ve mevcut diye cevap vermek sureti ile inkârcı acziyetini bu şekilde itiraf ettirdi.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz