MÜKREMİN  ÇUHADAR, EĞİTİM SİSTEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

MÜKREMİN ÇUHADAR, EĞİTİM SİSTEMİNİ DEĞERLENDİRDİ

CHP İL BAŞKANLIĞI’NDA İLÇE BAŞKANLARI TOPLANTISI YAPILDI

CHP İL BAŞKANLIĞI’NDA İLÇE BAŞKANLARI TOPLANTISI YAPILDI

TOMARZA DA COŞKULU İLKÖĞRETİM HAFTASI

TOMARZA DA COŞKULU İLKÖĞRETİM HAFTASI

TDP EKİPLERİ OKULLARI ZİYARET ETTİ, ÖĞRENCİLERİ BİLGİLENDİRDİ

TDP EKİPLERİ OKULLARI ZİYARET ETTİ, ÖĞRENCİLERİ BİLGİLENDİRDİ

SÜMERBANK KAYSERİ BEZ FABRİKASI ÇALIŞANLARI BULUŞTU

SÜMERBANK KAYSERİ BEZ FABRİKASI ÇALIŞANLARI BULUŞTU

ALİ ASLIM YAZIYOR…..KAPIYA HOROZ ÇAKTIK
ALİ ASLIM YAZIYOR…..KAPIYA HOROZ ÇAKTIK

 Horoz çakılır mı kapıya? Çakılır, çakılır tevatür çakılır. Açıklığı önler. Kışın soğuk az girer. Bu horoz neyin nesi, kimin fesidir? Neden çakılıyor? Bildiğiniz horoz değildir bu nesne. Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğüne bakalım ne yazıyor? Horoz= “Kapı zembereğinin mandalı” Bu mandalla horozun ilgisi nedir? Esselati minel sandal Bandırmalı koca mandalı Gelelim artık sadede. Bu mandal […]

 Horoz çakılır mı kapıya? Çakılır, çakılır tevatür çakılır. Açıklığı önler. Kışın soğuk az girer. Bu horoz neyin nesi, kimin fesidir? Neden çakılıyor? Bildiğiniz horoz değildir bu nesne. Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğüne bakalım ne yazıyor?

Horoz= “Kapı zembereğinin mandalı”

Bu mandalla horozun ilgisi nedir?

Esselati minel sandal

Bandırmalı koca mandalı

Gelelim artık sadede.

Bu mandal horoz, hindi ve benzerlerinin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısına yani ibiğe benzediği için horoz adını almıştır. Günümüzde bu horoz kullanılmıyor. Yapan, satın alan yoktur. Yaşlılar bile bilmiyorlar. Çok eski evlerin, ahırların kapılarında ender olarak vardır. Sene 1954. On yaşındayım. Gariban ve fakir ama manen yüksek olan Erciyes İlkokulu’nda dördüncü sınıftayım. Hayli çalışkan ve başarılı bir öğrenci idim.  Öğretmenim merhum Osman Saccıoğlu beni çok severdi. Bazen dersi benim anlatmamı isterdi. Severek, heyecanla tahtanın başına geçer coşkunla anlatır, anlatırdım. Sınıfın muhasebeciliğini de ben yapıyordum. Kır iki kişi idik. Her ay yirmi beşer kuruş topluyor, sınıfın ufak tefek ihtiyaçlarını gideriyorduk. Bunun için ucuz, küçük bir defter satın aldım. Sayfaların sol tarafını gelir, sağ tarafını gider kısmı olarak kullanıyordum.

Beş altı arkadaş bütün çabalarıma rağmen doğru dürüst para vermezdi. Oysa maddi durumları iyi idi. Öğrenci idim. Sabahtan öğleye kadar da tabla omzumda simit satıyordum.  Öğretmenimin isteği üzerine sınıfa her gün yerel gazete alırdım. Bu gazetenin sahibi gazeteyi bana tanıdığı için ücretsiz verirdi. Çünkü gazetesini sattığım ve Ramazan’da bastığı imsakiyeleri sattığım için. Win Win (Türkçesi: kazan kazan)

Sonbaharın ortaları idi. Soğuklar başlamıştı. Okulumuzda soba ile ısınıyorduk. Hademe sınıfların sobaları kurdu.  Bir gün baktık ki sınıfımızın kapısını arkadan kapatan zembereğin mandalı yani horoz kırılıp sökülmüş.

Hangi yaramaz öğrenci yaptı bilinmez. Kapı aralık duruyordu. Soba yandığı halde koridordan gelen soğuk hava ile üşüyorduk. Kapıya horoz çakılması gerekirdi.

Öğretmenim: “Yarın horoz al Ali” dedi.

Ertesi günü simit satarken sanayiye vardım. Esnaf yeni yapılan sanayideki dükkânlara birkaç ay önce taşınmıştı. Demircilerin birinin dükkânına vardım. Horoz satın aldım.

-“Yetmiş beş kuruş” dedi. Parayı verirken sordu, “Nereye alıyorsun” diye.

-“Sınıfın kapısı için alıyorum” deyince para almadı.

Öğleden sonra okula horozu götürdüm. Para vermediğimi söyledim. İstesem defterin gider kısmına yetmiş beş kuruş yazardım. Günahtır. Doğruluktan büyük servet yoktur.

Teneffüste öğretmenimle horozu yerine çekişle ve çivi de kullanarak güzelce çaktık. Zembereğin parmak eninde olan 3 milimetre kadar kalınlıktaki demirini horozun ibiğinin girintisine girdirince kapı güzelce kapandı. Dışarıdan gelen soğuk kesildi.

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz