Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

ALLAH KERİM VE…

Bu haber 02 Aralık 2018 - 14:24 'de eklendi ve 39 kez görüntülendi.
ALLAH KERİM VE…

Geçenlerde bir dost, “Estonya Feribotu Sendromu” olarak bilinen ve bugüne kadar ilim adamlarının nedenini çözemedikleri olayın hikâyesini göndermiş…

Hikâyenin özü, bir kısım insanların, söylenen sözlere inanıp, ne olacağını kestirmelerine rağmen sona kadar bekleyerek, zarar görmelerini doğuran olaydır.

Her ne kadar “Bilim adamları” işin sırrını çözemeseler de, “Türk Halkı” olarak bu iş “Sır” niteliğinde değildir. Olayı çözmüştür.

Enfâl Suresi, 2. Ayetin meali şöyle: “Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.”

Ancak…

Al-i İmran Suresi, 159. Ayet meali de şöyle: “Allah’tan bir rahmet sayesindedir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba-saba, katı yürekli olsaydın senin çevrenden kesinlikle dağılır giderlerdi. O halde bağışla onları, af dile onlar için; iş ve yönetim konusunda da onlarla şûraya git. Bir kez azmettin mi de artık Allah’a güvenip dayan. Allah, tevekkül edenleri sever.”

Her iki ayet ile inananların, Rabbine tevekkül etmeleri gerektiğini ve yaradanın da “Tevekkül edenleri” seveceği açıkça ifade edilmiştir.

Bir şartla…

Sorgusuz-sualsiz, aklı kullanmadan, olayları irdelemeden tevekkül edilmemesi gerektiği de açıkça ortadadır. Çünkü Allah (c.c.) Kuran’daki birçok ayette insanı aklına yönlendirir. Siz her şeyi yaptıktan sonra, sonucunu tevekkül ile bekleyebilirsiniz. Ayrıca sonucunu da akıl süzgecinden geçirseniz, iyi olur…

Ancak “Şart’a” kulak asan şimdiye kadar görülmemiştir.

Diğer bir “Çözümü” de, daha çok kullandığı çözüm desem daha doğru olur, “Dur bakalım n’olacak” anlayışıdır.

 

Olayın gidişinin çok hayırlı olmadığı açıkça ortadadır. Veriler, sonunda bir olumsuzluk, daha da ötesi felaket geleceğini gösterir.

Ne var ki vatandaş, olanca merakı ile bekler ve “Dur bakalım n’olacak” der…

Başından sonuna kadar bütün aşamaları izler, gidişatın olumsuzluklarını görür, hatta yaşamaya da aşama aşama başlar.

En sonunda iş ceketin eteğinde bitince aklı başına gelir amaaaa…

Ne yazık ki iş işten geçmiş olur…

Şimdi “Ceketin eteği ne alaka” diyenlerinizi görür gibiyim. Fıkrasını burada yazmam, edep bakımından mümkün değil…

Bilenler, bilmeyenlere anlatsın demekle geçiştireceğim burasını…

Ekonominin gidişatını izliyoruz “Millet” olarak.

Parça parça her gün bir bölümünü iliklerimize kadar etkilenerek yaşıyoruz.

Milletimize her gün şunu yap, bunu yap diye emir vererek istediklerini istedikleri gibi yapmaya çalıştıklarını, bir başka deyişle “Olgu operasyonu” yaptıklarını da pek ala anlıyoruz.

Elbette sonucun nereye varacağını da kestiriyor kadar aklımız olduğunu düşünüyorum…

Da…

İlla ki işin “Cekette” bitmesini görmek istiyor gibi bir halimiz var…

Yüce yaratana her gün dua ediyorum…

“Rabbim” diyorum, “Benim aklım üstümde, emirlere de kulak asmıyor, denilenin hiç birini de yapmıyor, aklımı kullanıyorum. Benim ceketimin eteğini koru” diye dua ediyorum…

Hatta ceketimi çıkartıp koltuğumun altına sıkı sıkıya korumaya aldım bile.

Çünkü yönetimin hedefi, işi sonlandırıp ceketin eteğinde bitirmek…

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA