Konya’dan Selamlar…
#İhsanDüşünmedenEdemiyor
İnsan olmak, çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Nefes almakla başlar her şey ama orada bitmez.
Yaşamak, sadece kalbin atması değildir; asıl mesele, o kalbin kimlere dokunduğudur.
Bugün sokaklarda yürüyen binlerce insan var.
Hepsi yaşıyor gibi…
Ama kaç tanesi gerçekten “insan” olmanın ağırlığını taşıyor?
Kimse seni görünce mutlu olmuyorsa,
bir düşün…
Sorun dünyada mı, sende mi?
Çünkü insan, aynaya baktığında gördüğü suret değildir.
İnsan; bir başkasının gözünde beliren ışıktır.
Seni gördüğünde içi ısınan, yüzü yumuşayan, kalbi hafifleyen birileri varsa…
İşte orada başlar gerçek varlığın.
Dünya katılaştı.
İlişkiler yüzeyselleşti.
İnsanlar birbirine selam vermekten bile uzaklaştı.
Böyle bir çağda birilerinin seni görünce gülümsemesi, sıradan bir detay değil;
bir karakter meselesidir.
Çünkü herkes konuşur, herkes görünür, herkes yaşar…
Ama herkes iz bırakmaz.
İz bırakmak; büyük sözlerle, yüksek makamlarla, kalabalıklarla olmaz.
Bazen bir selamla olur, bazen bir hâl hatır sormayla…
Bazen de sadece varlığınla, kimseye yük olmadan ama birilerine umut olarak.
Ve insan, aslında en çok burada sınanır:
Arkasından ne konuşulduğuyla değil,
göründüğünde ne hissedildiğiyle.
Eğer bir gün yokluğunda eksikliğin hissedilecekse, eğer adın geçtiğinde bir tebessüm oluşacaksa, eğer birileri seni hatırlayınca içten bir “iyi ki” diyecekse…
İşte o zaman yaşamışsın demektir.
Aksi hâlde, sadece zaman tüketmiş olursun.
Unutma: Bu dünyada herkes yer kaplar,
ama çok az insan yer eder.
#İhsanDüşünmedenEdemiyor