OLMADI, HİÇ, OLMADI
Durup beni dinleyen
Olmadı, hiç, olmadı
Benim için inleyen
Olmadı, hiç, olmadı
Yakından ilgilenen
Hakkımda bilgilenen
Çıkarsız sevgilenen
Olmadı, hiç olmadı
Bana kalbini açan
Hasbî duygular saçan
Benimçin gökte uçan
Olmadı, hiç, olmadı
Gece-gündüz düşünen
Mahremime taşınan
Kafa yoran, aşınan
Olmadı, hiç, olmadı
Leyl ü nehâr bir olan
Kaygılarımla dolan
Hep sararıp hep solan
Olmadı, hiç, olmadı
Tenhâlığı gideren
Aynı hizâda giden
Dâimâ eşlik eden
Olmadı, hiç, olmadı
Gönülden anne gibi
Dede ve nine gibi
Sağlam sefîne gibi
Olmadı, hiç, olmadı
Çok bekledim gelmedi
Adresimi bilmedi
Dertlerimi silmedi
Olmadı, hiç, olmadı
Bundan sonra olur mu?
Arayıp da bulur mu?
Beni kendi bilir mi?
Olmadı, hiç, olmadı
Neysem kabul edecek
Hep benimle gidecek
Gel deyince gelecek
Olmadı, hiç, olmadı
Oğuz, bu bir hayâl mi?
Ayrılık mı, visâl mi?
Kafdağı'nda masal mı?
Olmadı, hiç, olmadı...
Kayseri, 24 Haziran 2026 Çarşamba
Bekir Oğuzbaşaran