SEMERKANT
- Burhanettin Kapusuzoğlu'na
Adını duyar duymaz kalbimde bir ısınma
İstanbul'um bunu duyunca sakın alınma
İpek Yolu ortasında yükselen bir cennet
Zenginliği rızkın onda dokuzu ticāret
Devâsâ eserleri, İslâm Mîmârîsi'nin
Hayranlıkla dolarak medhallerinden girin
Eski Roma kadar kadîm bir şehir Semerkant
Orta Asya'da sahrâ ortasında vâhâ kent
Gezip görenler orda, zaman durmuş sanıyor
İki bin yedi yüz yıllık târîhe kanıyor
İslâm Medeniyeti'nin on şehrinden biri
Emîr Timur tarafından yapılmış taht şehri
Târîh boyunca cezbetmiş nice cihangîri
Yakılıp yıkılsa da külünden kaknüs gibi...
Türbeler, medreseler, câmiler ihtişamlı
Nice saltanatlar sönüp gitmiş, gün akşamlı
Mâverâünnehir'den doğan İslâm Güneşi
Buhârâ ile birlikte bulunmaz bir eşi
Uluğ Bey'in orada kurduğu rasathâne
Kendi çağı içinde yeryüzünde yegâne
Çağları aşarak bugüne gelen yapılar
Girildiğinde cennete götüren kapılar
Semerkant, bir ilim, irfan, hikmet, sanat şehri
Medâr-ı iftihârımız, mâneviyât şehri
Çağ, İslâm'ın yeniden dirilişine gebe
Nur topu bir doğum olacak, hani ya ebe?
Bekir Oğuzbaşaran