Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

ANLAT, ANLAT, HELECANLI OLUYOR…

Bu haber 07 Ekim 2018 - 14:15 'de eklendi ve 24 kez görüntülendi.
ANLAT, ANLAT, HELECANLI OLUYOR…

Heyecanlı kelimesini, karikatürize ederek “Helecanlı” diye yazdım…

Bize “Heyecanlı” olurken, kendi tabanına muhtemelen “Hele canlı” oluyor ki, “Canlı” tutmaya çalışıyor…

Hemen bütün partiler, devletten aldıkları “Siyasi parti yardımı” parasını, ekonominin bu kadar sıkışık olduğu ortamlarda, oralarda buralarda ve adına “Kamp” dedikleri kısa süreli de olsa tatil ve laf ebeliği yapmak için harcıyorlar…

Cumartesi günü de Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam’da gerçekleştirilen “27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı” adı altında aynı şeyi gerçekleştirdi…

“Ülkemizi kendi reçetelerimizle, kendi çözümlerimizle hedeflerimize ulaştıracağız. Her türlü yatırıma, desteğe açığız. Yeter ki bunun bedelini bize, egemenliğimize ve geleceğimize göz dikerek ödetmeye çalışmasınlar. İşte o zaman külahları değişiriz.

Son günlerde finansal danışmanlık şirketi alınan bir şirket üzerinden yapılan tartışmalar ülkemizi aynı cendereye sokma gayretidir. Hiç kimse Türkiye’yi yeniden uluslararası kuruluşların boyunduruğu altına sokamaz. Ana muhalefetin başındaki zat şunu iyi bilsin, bayrağımızın dalgalanması, ezanımızın susmaması konusunda ne kadar kararlıysak bu konuda da o kadar kararlıyız.”

Devamla… Burası da oldukça enteresan…

“Elbette her türlü yatırıma, her türlü desteğe, her türlü katkıya açığız. Yeter ki bunun bedelini bize, egemenliğimize ve geleceğimize göz dikerek ödetmeye çalışmasınlar. Ülkemizi kendi reçetelerimizle, kendi çözümlerimizle, kendi programlarımızla hedeflerimize ulaştıracağız. Bakan arkadaşların tamamına söyledim. ‘Bu kuruluştan fikri danışmanlık hizmeti almayacaksınız. Biz bize yeteriz’ dedim.”

Söylemlerin tamamının, bugün için bir kıymeti harbiyesi yok. Çünkü ateş bacayı sarmak üzere ve kimileri gerçekten bunlar çoğunlukta, kimileri fırsattan istifade borç batağından çıkmak, canlarını kurtarmak derdinde iken, iktidar, eylemden çok söyleme yönelmiş durumda.

Hemen herkes, hemen her konuda söz söyleme gayreti içinde…

 

Bunun amiyane açıklaması, laf ebeliği yapıyor olmaktır.

Oysa ülkenin laf ebeliğine değil, biran önce ekonomik dengelerinin yerli yerine oturtulmasından geçmektedir.

Bakın şu söze: demiş ki bakanlarına, “…Bu kuruluştan fikri danışmanlık hizmeti almayacaksınız. Biz bize yeteriz…”

ABD menşeli bir kuruluş, adı McKinsey…

Damadınız, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, gerçekçi bir ekonomi programı oluşturduklarını belirterek yeni program bünyesinde kurulan Maliyet ve Dönüşüm Ofisi için uluslararası yönetim şirketi McKinsey ile çalışmaya karar verdiklerini beyan etti mi?

Etti…

Ayrıca, 16 bakanlıktan temsilcilerin bulunduğu Maliyet ve Dönüşüm Ofisinin hükümetin tüm hedeflerini ve sonuçlarını her çeyrekte kontrol edeceğini dile getirdi mi?…

Getirdi…

Bu olaylar günlerden beri ülke gündemini oluştururken, siz ağzınızı açıp da tek kelime ettiniz mi?

Etmediniz…

Dahası, damadınız, bu firma ile anlaşırken, sözleşme imzalarken sizden habersiz mi iş görmüş?

Bu, balığın kavağa çıkması gibi bir iş, olması mümkün değil.

Bakın…

Özellikle uluslararası firmalar, böylesi bir çalışmanın görüşmelerini yaptıktan ve karşılıklı mutabakata vardıktan sonra konunun sözleşmesini imzalamadan açıklama yapmazlar ya da “Görüşmelerimiz sürüyor” dan öteye gitmezler…

Daha da önemlisi, bu türden sözleşmelerde, sözleşmenin “Tek taraflı feshi” oldukça açık ve ağır şartlara bağlanır…

Neden bilir misiniz?

Çünkü uluslararası görüşmeler ve sonunda imzalanan sözleşmeler, firmalarının kişiliklerinin, ciddiyetlerinin aynasıdır, kimse yüzünde falçata yarası istemez…

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan diyorsa ki “Kimse danışmasın” o zaman bu firma kime danışmalık verecek?

Her şeyi bilir gibi davranan damadınıza mı, size mi ya da kime?

Eğer kimse danışmayacak ve bir faaliyeti olmayacaksa ki olmasın istemiyoruz, o zaman sözleşmesindeki “Fesih” şartındaki tazminat miktarı kaç USD ve kim ödeyecek?

Damat mı?

Millet olarak ne durumdayız biliyor musunuz?

3 Kasım 2002 tarihinde iktidara gelen ve o günden beri iktidarını(!) sürdüren tek adamın karşısında millet olarak neye benziyoruz biliyor musunuz?

Sanmıyorum, onu da yarın yazacağım, okuyun…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA