Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
AHMET KARAASLAN

ÂŞIK MAHRÛM-Î’NİN AĞITLARI-4

Bu haber 04 Ocak 2019 - 12:11 'de eklendi ve 24 kez görüntülendi.
ÂŞIK MAHRÛM-Î’NİN AĞITLARI-4

GARA’NIN AĞITI

Karadaş’ta Maasır ölüp kalıyo,

Yavruları saçın, başın yoluyo

Cenazeye çevre köyler geliyo

Yemin olsun gitmem ganlı Kavak’a.

 

Delik, deşik olmuş küllükte yatar.

Çocukları geldi, guş gibi öter.

Hanımı Fatma da yüzünü yırtar

Yemin olsun gitmem ganlı Kavak’a.

 

Kara’nın döşünde çohtur yarası

Gömürgen neredir, Kavak neresi!

Zindan oldu şu Cehennem Deresi

Yemin olsun gitmem ganlı Kavak’a.

 

Kalk hele gidelim kendi köyüne

Salınarah gez enine, boyuna.

Gurşun doldurmuşlar kalbe, boyuna

Yemin olsun gitmem ganlı Kavak’a.

 

Vah gardaşım açık goymuş gözünü,

Bacın Fatma gelmiş, yalar yüzünü.

Gözüm Ahmet yere goymuş dizini

Yemin olsun gitmem ganlı Kavak’a.

 

Âşık Mahrûm-î der: Ben niye vardım?

Yaralı olanı doktora savdım.

Zalim Kör Hacı’ ya pek çoh yalvardım,

Yemin olsun gitmem ganlı Kavak’a.

10/09 /1980 Âşık Mahrûm-î

 

 

PEMBE’NİN AĞITI

Eğilmiş, kalhmıyor babanın başı

Yaslı goyup gittin sekiz gardaşı!

Nehir oldu Gömürgen’in gözyaşı

Sel oldu dereden çağlıyor Pembe.

 

Düşmanın var mıdır, sürek sürelim

Sevdiğin var ise söyle, verelim.

Neden böyle yaptın bağrı yaralım?

Eller, dedi-kodu ediyor Pembe.

 

Yemiş saçmayı da kalhmıyor golu

Al gana boyanmış saçını teli.

N’olur ölme pembe, dayangıl solu

Sana dünürcüler geliyor Pembe.

 

Ne var pembe ne var buna gızacah

Arada ne vardı bizi üzecek?

Savcı garar vermiş, seni yüzecek

Doktor, bıçağını biliyor Pembe.

 

Kimse çekmez pembem gayrı nazını,

Guruttun da aşiretin özünü.

Âşık mahrûm-î  de çaldı sazını

Bozuldu perdeler, bağlıyor Pembe.

 

11/29/1985 Âşık Mahrûm-î

 

 

 

 

FAYIK’IN AĞITI

Aman Azrail de düşmüş peşime,

Acımıyor gözlerimin yaşına.

Zalim şoför, tampon vurdu döşüme

Yavrular arada galdı ağlarım.

 

Sultanhanı, Tuzhisar’ın arası

İyi olmaz BMC’nin yarası.

Yetimler ağlaşır, öldü babası,

Yavrular, yuvada galdı ağlarım.

 

Sultanhan’a geldik, yolumuz bitti.

Yüklendi cenazem köyüme gitti.

Ağlayın dostlarım ocağım battı!

Kitli galdı gapılarım ağlarım.

 

Ailem cahildir, köyüme gider

Öğsüz yavruları acep kim güder?

Ölenler dünyada borcunu öder,

Yavrular yuvada galdı ağlarım.

 

Deyin gardaşıma, ışığım yahsın,

Sönmesin ocağım, yuvama bahsın.

Yusuf’um yanına cesedim dıhsın

Yavrular yuvada galdı ağlarım.

 

Âşık Zeki der ki: N’olur hâlimiz?

Azrail çevirdi, kesti yolumuz.

Gurbet elde galır garip ölümüz

Yavrular yuvada galdı ağlarım.

20/01/1980 Âşık Mahrûm-î

 

 

 

1993 YILI HAZİRAN AYI KURBAN BAYRAMI GÜNÜNDE YIKANMAK İÇİN GİRDİKLERİ GIZÖLEN DERESİ’NDEKİ GÖLETTE BOĞULAN İKİ GENCİN AĞITI:

 

İki tane gurban verdik bu sene,

İkisi de tam on sekiz yaşında.

Zâlim felek nasıl gıydın gençlere?

Daha gıl yoh yavruların döşünde!

 

Menderes’le Bülent pikniğe gitmiş.

Gızölen Dere’ye bir ocah çatmış.

İki yavruyu da bir gölet yutmuş,

Azrâil de dolaşırmış peşinde.

 

Kayseri’de duyup taksiye bindik.

Yandıh Gadir Mevlâ’m ciğerden yandıh!

İkisini birden toprağa gömdük,

Yer ıslandı, göz yağmuru yaşında.

 

Ağlar Ali Dayı, yanında Memet

Birisi Menderes öteki Bülent

Şaşmış Şaben Hoca, edemez gamet,

Köylüler meleşir, mezar başında.

 

Gel Âşık Mahrûm-i feleğe çatma,

Gendini öldürdü Güssün’le Fatma…

Gençler, bayram günü pikniğe gitme,

Duman gördüm Hınzırı’yı düşümde!

01/06/1993 Âşık Mahrûm-î

 

 

 

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA