AY YILDIZLI RENKLERLE MİLLİ İRADE BİSİKLET TURU

AY YILDIZLI RENKLERLE MİLLİ İRADE BİSİKLET TURU

KAYSERİ YAKIŞANI YAPTI

KAYSERİ YAKIŞANI YAPTI

UNUTMADIK!  UNUTTURMAYACAĞIZ!

UNUTMADIK! UNUTTURMAYACAĞIZ!

15 TEMMUZ’A EN GÜZEL ARMAĞAN

15 TEMMUZ’A EN GÜZEL ARMAĞAN

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ KUTLAMALARI

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ KUTLAMALARI

ASIL ENGELLİ KİM?
  • ALİÖZKANLI
    • ALİ ÖZKANLI
    • aliozkanl@kayserihakimiyet2000.com
    • 18 Haziran 2018 - 11:27:44

* Yolu ilk defa bu kasabaya uğrayan adam, adres sormak için gözleriyle birilerini arıyordu. Adamın gözleri, yol kenarına park edilmiş otomobile takıldı. Arka koltukta oturan 10 yaşlarındaki çocuğa yaklaştı:

“Kasabanın fırınını arıyorum, parkın yanında olduğunu söylemişlerdi.” Çocuk otomobilin penceresini iyice indirip, etrafı kokladıktan sonra:

“Aslına bakarsanız ben buralarda yeniyim.” dedi. “Ama sağa gitmeniz gerekir.” Adam azarlar gibi sordu çocuğa:

“Sen de buralara ilk defa geldiğine göre nasıl sağa gitmem gerektiği söyleyebiliyorsun?” Çocuk cevap verdi:

“Çünkü ıhlamurun kokusunu alıyorum. Ayrıca bakın, kuş cıvıltıları da o taraftan geliyor.” Adam itiraz etti:

“İyi ama bu kuş cıvıltıları ve koku oralarda bir park olduğunu göstermez ki! Pekâlâ, bir ağaçtan da gelebilir.” Çocuk gülümsedi:

“Bir kere tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez. Kaldı ki iyice koklarsanız, taze ekmek kokusunu da alabilirsiniz.” Adam hafifçe gözlerini kısarak, sağ tarafı derin derin kokladı. Yoğun ıhlamur çiçeği kokusuna taze ekmek kokusunun karıştığını hissetti.

“Evet, doğru söylüyorsun galiba.” diye söylenerek çocuğa döndü. Teşekkür etmek için elini uzattı. Fakat çocuk kıpırdamadı bile, boşluğa bakmayı sürdürdü. Adam o zaman çocuğun görme engelli olduğunu anladı.

“ Af edersin yavrucuğum.” dedi. “Ne dediğinin farkında olamadım, galiba görmüyorsun!”

“Evet.” dedi çocuk.

“Üç yıl önce geçirdiğim trafik kazasında gözlerimi kaybettim. Siz herhalde görüyorsunuz efendim?” Adam gözyaşları içerisinde mırıldandı. “Artık emin değilim. Emin olduğum tek şey, senin benden daha iyi gördüğündür.”

Asıl engel bedende değil, yürekte olan özürdür. Bakıp da göremeyen, görse de görmezden gelen duyup da anlamayan veya anlamazdan gelen, yürüse de ayaklarıyla hayırlı yere gitmeyen, eli kolu olsa da eliyle hayırlı işler yapmayanlar…

İşte asıl engelliler bunlardır. Ne mutlu dünyanın güzelliklerini, Allah’ın nimetlerini gönül gözüyle görebilen görmezlere. Asıl engelli kim acaba? Beden engelliler mi? Yoksa gönül engelliler mi? Önemli olan yürek engelli olmamaktır.

Mark TWAİN, “Sevgi, şefkat öyle bir dildir ki âmâ da görür, sağır da işitir!” diyor. Aşağıdaki şiirde duygularımı şöyle dile getirdim:

Sevgiye susamış yaralı öze,

Gönlünüzden kapı açın ne olur!

İnsandan utanıp sakınan yüze,

Gülümseyip sevgi saçın ne olur!

 

Işığı kalmayıp kapanan göze,

Dünyasına ışık olun ne olur!

Kazada felç olup tutmayan dize,

El vererek derman bulun ne olur!

 

Sesleri çıkmayan bağlanan dile,

Kalplerine sevgi koyun ne olur!

Neler yaptığını bilmeyenlere,

Yaklaşarak hizmet sunun ne olur!

 

Bahar aylarında rengârenk gülü,

Narin dallarında tutun ne olur!

Dışlanırsa insan o zaman ölü,

Sessiz çığlıkları duyun ne olur!

 

Hayatın çarkları arasında ezilip gidiyoruz. Yaptıklarımızın hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu anlamadan ömrümüz geçip gidiyor. Dağdan gelen sel kütükleri gibi bocalayıp duruyoruz. Arkamızda pek çok soru işaretiyle koskoca bir ömrü boşu boşuna harcıyoruz.

 

Dünyayı yaşanır hale getirmek kendi elimizdedir. İnsan kendini değiştirmediği sürece yaşamını da değiştiremez. Duyacağımız huzur ve mutluluk yaşamımızdaki doğruluk, dürüstlük ve adaletle olur. İnsanlara aramızdaki farklılıklarla değil benzerliklerle yaklaşmalıyız. Güzellikleri görerek yaşamı güzelleştirmeliyiz. Yaşanılan her gün özeldir. İnsan hayatına renk katacak hiçbir şeyi ertelememeli, yaşanılan her günün bize verilen bir armağan olduğu unutulmamalıdır.

Zaman bize verilen bir hazinedir. Sevgi paylaşılan duygudur. Yaşam insanın kendini keşfetmesinin, bizi kuşatan fırsatların ve seçimlerimizin toplamı değil mi? Yaşamdaki güzellikleri ertelemek insanın özünden uzaklaşmasıdır. Özel yaşamak isteyen hayatı doya doya yaşamalıdır. Sıradan bir yaşantı bize pek fazla bir şey kazandırmaz.

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz