KAYSERİ’DE AKP 6, MHP 2, CHP VE İYİ PARTİ 1’E VEKİL ÇIKARTIYOR

KAYSERİ’DE AKP 6, MHP 2, CHP VE İYİ PARTİ 1’E VEKİL ÇIKARTIYOR

KAYSERİ’DE SANDIKLARIN YÜZDE 50’YE YAKINI AÇILDI

KAYSERİ’DE SANDIKLARIN YÜZDE 50’YE YAKINI AÇILDI

SANDIĞA GİDEMEYEN HASTALARI SANDIĞA GÖTÜRDÜLER

SANDIĞA GİDEMEYEN HASTALARI SANDIĞA GÖTÜRDÜLER

YSK YASAĞI KALDIRDI… İŞTE İLK SEÇİM SONUÇLARI…

YSK YASAĞI KALDIRDI… İŞTE İLK SEÇİM SONUÇLARI…

ÖNCE SANDIĞA SONRA DÜĞÜNE GİTTİLER

ÖNCE SANDIĞA SONRA DÜĞÜNE GİTTİLER

ATATÜRK VE EĞİTİM
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 16 Nisan 2018 - 11:36:03

Atatürk’ün Millî Eğitim konusuna gösterdiği ilgi ve bu konuda dile getirdiği görüşler incelendiği zaman, bu konuya bir eğitim düşünürü gibi baktığı, konunun tüm yönüyle yakından ilgilendiği, çevresine Millî Eğitimin önemini anlatmak amacıyla her fırsatı değerlendirdiği, Millî Eğitimde amaç ve ilkeleri açıklığa kavuşturduğu görülmüştür. Atatürk eğitim alanındaki gelişmenin lideri olmuştur.
Atatürk’ün gözünde, Türk Millî Mücadelesi, sırf askerî nitelikte, düşmanı vatan topraklarından çıkartmayı amaçlayan bir hareket değildir. Askerî alanda kazanılacak zafer, millî kurtuluşun ilk şartıdır. Ancak zaferden sonra yapılacak işler, bağımsızlık savaşı kadar önemlidir. Savaş sürerken bile, Atatürk, savaş sonrasının sorunlarına hazırlanmış, bu arada Millî Eğitim konusuyla ilgilenmiştir.
Bağımsızlık Savaşı’nın en bunalımlı günleri, düşman kuvvetlerinin kesin sonuca ulaşmak hayaliyle baskılarını arttırdıkları günlerde, 16 Temmuz 1921’de, Ankara’da “Maarif Kongresi” (Millî Eğitim Kongresi) toplanmıştır. Atatürk cephedeki koşulların zorluğuna rağmen, bu Kongrenin ertelenmesine göz yummamış, hatta kongrenin açılış konuşmasını kendisi yapmıştır.
Bu açılış konuşmasında, düşmanı vatanımızdan kovmak için kullanılması zorunluluğuna rağmen “millî” ve “çağdaş” bir eğitimin temellerinin atılmasını, yapılacak işlerin sağlam bir programa göre yapılmasını istemiştir. Ayrıntıları eğitim uzmanlarına bırakmak istediğini belirterek, bazı genel ilkelere değinen Atatürk, eski devrin hurafelerinden, boş inançlarından, doğudan ve batıdan gelebilecek zararlı etkilerden uzak, millî karakter ve tarihimize uygun bir kültüre ihtiyaç duyduğumuzu söylemiştir. Bu yolda “Gelecekteki kurtuluşumuzun büyük önderleri” olarak selâmladığı öğretmenlere duyduğu derin saygıyı da dile getirmiştir. Çevresine inanç aşılayarak:
“Silahıyla olduğu gibi, aklıyla da mücadele zorunda olan milletimizin, birincisinde gösterdiği başarıyı ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktu” demiştir bir sözünde.
Atatürk’ün, seneler sonra, “Cumhurbaşkanı olmasaydınız, ne olmak isterdiniz?” sorusuna, “Millî Eğitim Bakanı olarak eğitim davasına hizmet etmek isterdim” diye yanıt vermesi bile, eğitimin millet hayatında ne kadar önemli bir etken olarak gördüğünün işaretidir.
9 Mayıs 1920’de mecliste okunan ilk programda eğitim alanındaki istekler açıklanırken, eğitim kurumlarının bilimsel ve modern esaslara göre yeniden düzenleneceği, milli özelliğimize, tarihi, coğrafi ve sosyal özelliklerimize uygun yeni bilimsel ders kitapları hazırlanacağı belirtilmektedir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz