Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
İBRAHİM PEKBAY

BEN SENİ…

Bu haber 13 Ocak 2019 - 13:55 'de eklendi ve 65 kez görüntülendi.
BEN SENİ…

Hazine ve Maliye Bakanı Damat Berat Albayrak diyor ki…

“Bakınız özellikle ilk günden beri bütçe disiplininden taviz vermeyeceğimizi ifade ettik. Bunda da sonuna kadar kararlı olacağız. 2019 yılı hedefleri ortada. Dezenformasyon şu bu konuşuluyor. İki konuda Türkiye’de herkes konuşuyor bir futbol iki ekonomi. 81 milyon teknik direktör ve ekonomist.”

Devam ediyor damat bey…

“Rasyonel gerçekçi ayakları yere basan. Bu bakan çok gülüyor niye çok gülüyor. Gerçekleri biliyor. Türkiye’nin mevcut yapabileceklerini biliyor. Her daim pozitif. Türkiye sağlam bir şekilde ayağa kalktıysa 81 milyon milleti ile olmuştur bu. Kobi değer kredisi 13 bankanın inisiyatifi ile olmuştur. Hazinemize etkisi yoktur. KGF’nin tahsis edilmiş limitleri içinde yapılan bir uygulamadır. Bankalarımızın pozisyonuyla ilgili süreçler, BDDK başkanlığında bankalara ilişkin detaylı bir çalışma yaptı. Bunu sonunda genel rapor ortaya kondu.”

Önce birincisinden başlayayım…

Damat bey evet, dört kişi biraya geldi mi mahalle kahvesinde, konu futbol ise teknik direktör de olurlar, kaleci de, santrafor da… Hatta yetmez hakem de olurlar, hem oynarlar ham yönetirler.

İkincisi ekonomi ise, vatandaşın konuştuğu ekonomi, kendi ekonomisidir. Yani, aylık geliri ile aylık giderini denk getirmeye çalışır. Eğer fazlası olursa ki imkansız, tasarrufa yönelir. Altın alır, Dolar alır Euro alır, bankaya yatırır eğer güvenirse. Bazen de yanılır, çiftlik banka yatırır.

Ama aleyhinde bir bütçesi olursa, sizin gibi vergi koyamaz denkleştirmek için. Bor bulur, borç da aradaki açığın büyümesine neden olur, hiç altından kalkamaz.

Güçlü bir iradenin sahibi ise, çabalar durur. Yoksa siz onu köprüden kendini atarken görürsünüz, ya da bir yerde kendini bitirmiş…

Ama damat bey, kendinizi ekonomi alimi sanıp, geriye kalanlara “Bilmez” muamelesi çekmeniz yakışmadı.

Bir başkasını bilmem ama, kıt bilgilerimle sizin uygulamalara bakınca, ekonomi konusunda siz toplar, çıkarır, 10 ile çarpar, 75’e bölerim, bilesiniz…

Aklımızla alay etme yetkisini size kim verdi?

Açıklamanızın ikinci bölümüne değindikten sonra bu bölüme tekrar döneceğim…

Diyorsunuz ya “Bu bakan çok gülüyor niye çok gülüyor.”

Sizin o gülüşünüzün nedeni, sizin ifadenizdeki gibi “Gerçekleri biliyor. Türkiye’nin mevcut yapabileceklerini biliyor. Her daim pozitif.” değil…

Biliyor musunuz o gülüşünüzün ifade ettiği duygu nedir?

Siz bilmezsiniz, çünkü naturanızda o var. İnsanın kendisinde var olan şeyden, insanın kendisi farkında olmaz…

O gülüşünüz ile kibrinizi, insanlara yüksekten bakışınızdaki büyüklenmeyi ve kayınpederinizin kanatları altında uçarken, yukarıdan bakıp, aşağıda kalanları pire gibi görmenizin işaretidir.

Dönelim ekonomi tarafına…

İki karar aldınız…

Birincisi, KOBİ işletmelerine destek kredisi en fazla 500 bin lira ki ilk 6 ay ödemesiz, aylık % 1,54 faizli…

İkincisi ise kredi kartı borcu olanların borçlarını TC Ziraat bankasından ödemek yoluyla taksitlendireceksiniz…

Seçim sathı mahalline girdiğimiz bu günlerde, gerek KOBİ’lere gerekse vatandaşa bir kaşık bal…

Bu uygulamaların bundan başka tarifi yok. Eğer damat beyin bildiği ekonomi bu ise, zaten batmışız. Çünkü bu, suyun içine batmış boğulmakta olan birinin, can havliyle suyun yüzüne bir an çıkıp nefes almasına ama bir daha asla çıkamayıp can vermesi ile sonuçlanacak yola girmesi demektir.

Verdikleri kredinin aylık faizini seslendiriyorlar.

Bir de ödeme süresine göre borç bitiminde aldıkları kredi için ödedikleri faiz miktarını seslendirsenize…

Ayrıca bu krediyi bir şekilde kullanma düşüncesinde olanlar şunu çok iyi bilsinler ki, şu anda bulundukları zor durum, kredi aldıklarında düşecekleri durum karşısında, Havai’de kendilerini tatilde gibidir. O kadar yani…

İnsanları kandırarak felaketlerine neden olmanın alemi yok elbette ama…

İşte bizim milletimizin “Ama” kelimesinden sonraki hali çok vahim olmuştur her zaman.

İnsanımızı “Para” diyerek aldatmak o kadar kolay ki, verirsiniz ve cebindekilerle birlikte geri alır, yolunmuş tavuk gibi ortada bırakırsınız…

Durumun farkına vardıklarında da ellerinde pankartlarla sokağa dökülürler, hiç görmediniz mi?

Hadi bakalım damat bey, sen aldatacak başkalarını bul, çünkü aldatılmaya müsait çok kişi var bu memlekette…

Senin bildiğin ekonomiyi bize ortaokul birinci sınıfta öğrettiler…

Ekonomiyi bilmek için yüksek matematiğe ihtiyaç yok, dört işlem bil, yeter…

Bir de şu var damat bey…

Aldatmak için dört işlem gerekmez. Şatafatlı laflar yeter, sizin yaptığınız ve gerçekten de başarılı olduğunuz gibi…

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA