AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYMAKAM DURU, ÖĞRENCİLERE BAŞARININ SIRRINI ANLATTI

KAYMAKAM DURU, ÖĞRENCİLERE BAŞARININ SIRRINI ANLATTI

UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 GÖZALTI

UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 GÖZALTI

BİLİNÇ, İDRAK VE FARKINDALIK
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 29 Haziran 2015 - 17:07:23

İnsanı hayvandan ayıran temel unsurlardan biri de idrak etmek, farkında olmak veya içgörü sahibi olmak şeklinde ifade edilmektedir. İnsanoğlunun idrakini, farkındalığını ya da iç görüsünü bütüncül perspektiften inceleyecek olursak onun, zihinsel yapının gelişimiyle ilgili birçok aşamalar içerdiğini görürüz. İdrakin oluşabilmesi için bireyin zekâ seviyesinin, idraki oluşturabilecek kapasitede olması gerekir. Bunun da kaynağı biyolojik ve genetik yapımızla ilintilidir.
Doğuştan getirdiğimiz materyalde zekâ seviyemizin yeterli olmaması durumunda, idrak ve farkındalığımız da o oranda düşük olacaktır. Farkındalığın ve idrakin oluşabilmesi için zekânın yanında dikkat edebilme, irade edebilme, düşünebilme, hafızaya kaydedebilme, hafızadan geri çağırabilme, mantık yürütebilme, kıyas yapabilme gibi beynimizin zihinsel-entelektüel fonksiyonlarının bir bütün olarak ahenkli bir şekilde çalışması gerekmektedir. Bunlardan biri veya birkaçının çalışmaması, eksik çalışması, ters çalışması ya da ahenkli bir şekilde çalışmaması sonucunda idrak etmenin ve farkında olmanın yani bilinçlenmenin mümkün olmadığını veya çarpık bir tablonun oluştuğunu görmekteyiz. Ruhsal gelişim evrelerinde zihinsel yapımız bir gergefin işlenmesi gibi lif lif, adım adım işlenerek bir mantıksal örgü beynimize, zihnimize hâkim kılınmaya çalışılmaktadır. Hayatımızda somut düşünceden soyut düşünceye ve modelleme ve şablonsal algılamadan iradî tercihe dayalı algılama ve seçiciliğe giden bir süreç yer almaktadır.
Tüm bunların normal bir seyir içerisinde geliştiğini, ruhsal gelişim evrelerinin sağlıklı bir şekilde geçirildiğini kabul edersek konumuz olan idrak, farkındalık ve iç görünün ne demek olduğunu daha farklı bir bağlamda ele almış oluruz. İdrakin, farkındalığın ve iç görünün varlığından bahsedebilmek için nesne ilişkilerinde bireyin belirli bir olgunluk derecesine ulaşması, bazı olayları tecrübe etmesi, bazı olayları gözlemlemesi, bazı olaylardan da kıyas yoluyla akletmek suretiyle sonuçlar çıkarabilecek bir seviyede olması gerekir. Bunların oluşabilmesi için de kişinin yaygın ve/veya örgün bir eğitimden geçmesi ve yaşadığı ortamın, eğitim düzeyine uygun olması öncül şart gibi gözükmektedir.
Bir aile içerisinde yetiştirilen bir çocuğun, belirli nesne ilişkileri gösterilmeden, tecrübe ettirilmeden, soyut olarak onların varlığını algılayabilecek bir zihinsel kapasiteye ulaşmadan o konularla ilgili idrak ve farkındalığını artırabilmesi veya iç görüde bulunabilmesi mümkün değildir. Ancak toplum içine girmiş, soyut düşünceyi geliştirebilmiş ve olaylar arasındaki bağlantıları kurabilecek bir kapasitedeki bir bireyin kendi zihinsel seviyesi ve yaşam alanına uygun bir şekilde idrak etmesi, farkındalığının oluşması veya iç görüsünün bulunması gerekli görülmektedir.
Kişinin farkındalığını ölçebilmek için onun zekâsı, eğitim düzeyi, yaşadığı sosyal çevre çok iyi bilinmeli ve o bağlamda kişiye yaklaşılmalıdır. Kişi burada büyük oranda düşüncesi üzerindeki farkındalığını artırarak onu değiştirebilme yetisini kazanır. Farkındalık arttıkça kendini tanıma ve anlama konusundaki içgörüsü de genişlemiş olmaktadır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz