Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
GÜNER KARABULUT

BİLİRKİŞİ HEYETLERİ

Bu haber 19 Kasım 2018 - 12:09 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.
BİLİRKİŞİ HEYETLERİ

Yaklaşık 16 yıl önce Yüce Milletimizin teveccühü ile gömlek değiştirdiğini iddia eden, yeni bir siyasi oluşum ile idare edilmeye başladı memleketimiz.

İlk başlarda biraz yadırgandı ama sonrasında alışıldı. Amacım geçmişi irdeleyip “Şu vakitte bunu niye yaptınız, hiç olacak şey mi? ” diye ahkâm kesmek falan değil. Önce çuvaldızı kendimize batırmamız gerektiğini düşünen tayfa içindeyim.
Papazın biri sebep gösterilerek başladığı iddia edilen ekonomik sorunlar (Kriz demiyorum, çünkü kriz mıriz yok, papaz var ) yatışmış gibi görünsede, pusu da beklediğini bilmekteyiz. Papaz meselesi gündemi işgal ettiğinde, Televizyona çıkan bilir kişi heyetleri, yorumları ile bizleri aydınlatıcı bilgiler veriyordu. Yorumlar genel olarak Papaz ve Trump üzerine oluyordu. Papaz her haltı yemiş onda hemfikir oldular ama Trump hakkında fikir ayrılığı yaşandı. Trump “Siz daha göreceksiniz” diye konuşurken gözleri kısılmış olsaydı “Şu” anlama gelirdi diyen oldu, aynı sözü bakışlarını bir noktaya dikerek yapsaydı “Diğer” anlama gelirdi diyen oldu, Allah’tan otururken söyledi, ya ayakta konuşurken demiş olsaydı “Halimiz nice olurdu” diye teselli bulan da oldu. Parmak kaldırıp teknik konularda konuşmak için  söz isteyenleri gürültüleri ile susturdular.

Sonunda Papaz şanımıza yakışır bir şekilde bağımsız yargı tarafından sınır dışı edildi. (Serbest bırakılmadı) Konuşma sırası tam da teknik meselelere geldi derken bağımsız yargı, “Andımız” konusunda bağımsızlığını sorgulatacak bir karara imza attı. E tabi hak ettiği azarı da yedi. TV bilir kişi heyetleri dört elle sarıldı yine  bu konuya. Neymiş efendim “Bunca zaman niye beklemiş” Bekleme süresi “Şu art niyetten sebeptir” diyen de oldu “Bu iyi niyetten sebeptir” diyen de oldu. “Beklemeye devam etmeli” diyenler ile “MEB’in temyiz hakkı var” diyenler berabere kaldı, yenişemediler. Danıştay ile yattık, Andımız ile kalktık bir müddet. Baktılar iş kötüye gidiyor ve olan emir kulu memur ile Avukatlara oldu.
Tam “Üretime ve tasarrufa dayalı ekonomi…” denilecek oldu bu defa araya Diyanet girdi. Mübarek makam tabii icraatlarını takip edip yorum yapmanın sevap ve kariyer getirme ihtimali var. TV bilirkişi heyetleri bu konuda üç ana gruba bölündü. Birinci grup “Hasta ziyareti yapmak ilgili ayet ve hadislerde belirtildiği üzere dinen caizdir” kurgusu üzerine oldu.

İkinci grup çekingen bir tavır ile “Haklısınız ama üzerinde cübbesi olmasaydı daha iyi olurdu sanki.. kem..küm.. yani” şeklinde cevap verdi. Üçüncü grup ise “Her iki düşünceye saygı duyuyorum. Hasta ziyaretinin  sevabı var ve cübbe, Sayın Başkan’a çok yakışıyor ama başka bir tarih tercih edilseydi daha iyi olurmuş gibi gelmekte bendenize, affınıza sığınarak belirtmek isterim ki naçizane..yani..” şeklinde gece yarılarına kadar müzakere edildi.
Bu durumu fırsat bilen başka bilir kişi, aday adayı bir açıklama yaptı. “Atatürk benim ilahım ve ben ona tapıyorum” Hadi buradan yak şimdi. Kafası mı kırık, kanadı mı kırık, karar veremediğim Mine hanım böyle bir açıklama yapmış. Aslında hafızası ile beraber başka uzuv zayıflığı da çektiğini düşündüğüm Engin Bey ile karşı karşıya getireceksin, yesinler birbirlerini. İkisi birbirine uslup ve mizaç olarak pek yakışıyorlar.
“Ahanda bitti, valla ekonomi konuşacaklar” dediğimiz anda bu defa da Amerikan balonu geldi “Fetö iade edilebilir” diye ve Çakıcı bağlantılı bir suç örgütüne yapılan operasyon da çabası. Bir ay da bunları konuşuruz artık ve ekonomiye sıra gelmez yine. Elçilik binasında öldürülen gazeteciyi unutmadım, ancak ortada bir cinayet ve kirli ilişkiler var. Amerika her zaman yaptığını yaptı ve “Tavşana kaç yazıya tut” dedi. Amaç hem şımarık Suudi Prensi terbiye etmek hem de çok bilen gazetecinin ölümünü uluslar arası malzeme yapmak. Hiçbir geri zekalı elçilik içinde adam öldürecek kadar deli olamaz.
Sevgili medya mensupları. Ben Televizyonlarda sanayici, çiftçi, esnaf, besici, süt ve ürünleri işleyen, et ve et ürünleri pazarlayan, toprağa mahsulü ekip biçen ve onu pazarlayan insanların bugün konuşması gerekir diyorum. İş, aş geçim diyorum.
Bırakın havan da su dövmeyi..

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA