Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
AHMET KARAASLAN

BİR BABANIN OĞLU İÇİN SÖYLEDİĞİ AĞIT

Bu haber 26 Ekim 2018 - 11:30 'de eklendi ve 39 kez görüntülendi.
BİR BABANIN OĞLU İÇİN SÖYLEDİĞİ AĞIT

OĞLUNU SULTAN MURAT’A ESİR VEREN BİR BABANIN OĞLU İÇİN SÖYLEDİĞİ AĞIT

Kaynak kişi: Mustafa KARAASLAN

Gömürgen Türkmenlerinin ağıt, hikâye ve türkülerinde “Sultan Murat” ismi çok sık geçmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nda bu isimde beş tane sultan vardır.

Ağıt ve türkülerimizde ismi geçen sultan, III. Murat Han olsa gerektir.

  1. Selim’in oğlu Murat Han, 1574 – 1595 tarihleri arasında saltanat sürmüştür.

Bu tarihler arasında Gömürgen Türkmenleri, Yeni-İl’de bulunmaktadırlar. Yukarıda geçen tarihler arasında Yeni-İl Türkmenleri’ne “Halep Türkmenleri” deniliyordu.

Sultan Murat zamanında İranlılarla birçok savaşlar yapılmıştır.

Bu savaşlarda Tiflis, Şirvan, Gori, Gence, Tebriz şehirleri alınmıştır.

Sultana esir düşen şahsın, bu şehirlerin birisinin yöneticisinin oğlu olma ihtimali vardır.

Ağıttan da anlaşılacağı üzere esir gelen kişinin Müslüman olmadığı bellidir.

 

Birikin grallar içelim bade,

Yıhalım köşgünü galmasın yad’a.

Oğlum yesir gitti Sultan Murat’a

Gorharım oğlumu İslâm edeler.

 

Birikin grallar edelim sözü,

Sultan Murat duyar incidir bizi.

İsterse veririm yüz bin gırmızı[1]

Veririm oğlumu goyverirlerse.

 

Dolanayım Garadeniz yalısın,

Donadayım gemilerin ulusun.

Adana’dan, İslahya’dan berisin,

Veririm oğlumu goyverirlerse

 

Zaptıyaya[2] bağlatmayın atını,

Abdalına kestirmeyin etini[3]

İsterse veririm yüz bin altını

Veririm oğlumu goyverirlerse

 

Zaptıyaya bağlatmayın golunu,

Fakısıne[4] dinetmeyin dilini,

İsterse veririm dünya malını,

Veririm oğlumu goyverirlerse

 

 

 

 

 

[1] Eski para birimi

[2] Asayiş görevlisi (zaptiye)

[3] Sünnet ettirmeyin.

[4] Anadolu’da okumamış kimselere, yani köy imamlarına, sıbyan mektebi hocaları gibi kimselere denirdi. Osmanlıların ilk zamanlarında âlimlere “fakih” denirdi.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA