Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
ALİ RIZA NAVRUZ

BİR EFSANE COĞRAFYASI ‘ŞİREMENLİ’ VE AYDEMİR DOĞAN

Bu haber 13 Ocak 2019 - 13:56 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.
BİR EFSANE COĞRAFYASI ‘ŞİREMENLİ’ VE AYDEMİR DOĞAN

“Dört tarafı hüzünle çevrili yara parçasına

aşk denirmiş.

Yüreğimin coğrafyasına düşünce anladım.”

Aşkın coğrafyası yürekse, yüreğinde bir coğrafyası bulunmalı diye düşünüyorum. Öyle ya bu aşkı taşıyan yürek âşık’ın yaşadığı çevre ile kesin ilişkilidir. Aydemir Doğan ile Şiremenli de bir doğuşun, bir yaşanmışlığın coğrafyası olarak böyledir. Bu nedenle de bu günkü yazıma konu etmeden geçemedim. Etmesem ne mi olurdu?

Bir şiirinde; “elinden bir dirhemini alsan olur hâtırı derhem” diyor ya Bağdatlı Rûhi; o hesap, ben de Aydemir Doğan’ı çekip alsam Şiremenli semtinin elinden, hem Şiremenli incinir, hem Aydemir Doğan incinirdi. Bundan eminim!..

Şiremenli; bu günkü Nazım Bey Mahallesi içerisinde bulunmaktadır. Büyükkürkçü ve Hüseyin Cömert Hocamızın verdiği bilgiye göre; geçmişte Kayseri Lisesinin hemen arka tarafları Ermeni vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı bir bölge imiş. Eski ismi İsmet Paşa Mahallesi olan Atpazarı tarafında pastırma ve sucuk yapılır, Şiremenli denilen bölgede de ekşi pekmez imâl edilirmiş. Bölgesel dilde “pekmez imal edildi ya da pekmez kaynatıldı” denmez, bunun yerine “şire kaynatıldı” sözcüğü tercih edilirmiş. İşte Şiremenli sözcüğü, edinmiş bulunduğum kaynağa göre buradan gelmektedir. Bu konuda birkaç değişik iddia da var ama bence bu tespit daha geçerli gibi geldi bana…

Yazıma başlık olarak “Bir Efsane Coğrafyası” dedim Şiremenli için. Şiremenli’nin efsane coğrafyası oluşu bir efsaneye dayanıyor da onun için öyle dedim. Bilindiği gibi Anadolu halk hikâyelerimizden en çok bilineni Kerem ile Aslıdır. İsfahan Şahının oğlu olan Kerem, haznedar Keşişin kızı Aslı’ya âşık olur. İki âşık’ın dinleri farklı olunca Keşiş, kızı Aslı’yı Kerem’e vermek istemez. Ama aşk bu ferman dinler mi hiç! İsfahandan başlayan kaçış, değişik coğrafyalarda yıllarca sürer. Kerem, Aslı’sının ve Keşişin peşindedir hep. Uğradıkları her yerden ve herkesten, sazıyla sözüyle Aslı’sını sorar.

Keşiş ve ailesi kona göçe sonunda Kayseriye ulaşırlar. Tabi ki Kerem de peşlerinde. İşte Kayseri ve Şiremenlinin efsaneliği burada başlar. Keşiş Kayseri’mize ulaştığında gelir ve Şiremenli semtine yerleşir. Kerem de Kayseri’ye gelerek bulur izlerini. Keşişin karısının diş çekiminde mahir birisi olduğunu öğrenir çevreden. Dişi ağrıyan birisiymiş gibi çalar kapılarını. Aslının annesi Keremin başını kızının dizine koyar dişi çekmek için. Kerem tabi ki Aslı’sının dizinden bir an önce kalkmamak için 32 dişinin tamamını çektirir  Bu aşk hikâyesinin geçtiği yerlerle ilgili farklı çalışmalar varsa da, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı 1000 temel Eserde hikâyenin bu bölümünün Kayseri’de geçmiş olduğu belirtilmektedir. Bu eser, -bizim açımızdan tabii ki- Şiremenli’nin bu konuda bir tescili mahiyetindedir.

Bu efsane coğrafyanın bazı bölümleri korunmaya alınmış. Bu arada isim değişikliğine de gidilmemiştir belediyemizce. Hatta orada bulunan bir meydana Kerem’in Aslı dizinde diş çektirme figürünü içeren bir heykelin yapımı çalışmalarına da başlanılmış

Şiremenli, şairimiz Aydemir Doğan’ın doğup büyüdüğü, bembeyaz sevdasının siyah hasretlere dönüştüğü bir semt… O semtte ki; bahtına karlar yağdı, o semtte ki; şairimiz bir iz aradı. Yine bu semtte sabahları beklerken, nice akşamlar geldi dikildi yüreğine. “Üç mevsim üstüne güz’ü yaşadım” feryadı bu semtte şiirleşti ve ulaştı muhatabına. Aydemir Doğan belli ki Şiremenli caddesinin kaldırımlarına güller döktü. Neden mi? Olur ya “gelir de geçer diye” o yar! Bir şair için yeter miydi bu kadarı? Yetmeyeceğini o da biliyordu ki; bu mekânın ebedileşmesi konusunda oturup “Şiremenli Caddesi” isimli bir de şiir yazdı. O da yetmedi sonra da şairimiz bu şiirini, dördüncü şiir kitabına isim olarak verdi. Şimdi dönüp de Şiremenli için Aydemir Doğan Hocamızın şu iki dizesini söylesek yakışmaz mı ki bu semte: “Bir kürdilihicazkar şarkıya düştü adın/ Sazımın tellerinde, mızrabında hep yâdın…”

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA