ERÜ’DE “EVLİLİK OKULU SEMİNERLERİ” DEVAM EDİYOR

ERÜ’DE “EVLİLİK OKULU SEMİNERLERİ” DEVAM EDİYOR

11. CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’ÜN ACI GÜNÜ

11. CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’ÜN ACI GÜNÜ

KERKENES KAZISINDA DEMİR ÇAĞI’NA AİT KURT FİGÜRÜ BULUNDU

KERKENES KAZISINDA DEMİR ÇAĞI’NA AİT KURT FİGÜRÜ BULUNDU

HAKEMLERE ÇİRKİN SALDIRILARA AĞIR CEZALAR

HAKEMLERE ÇİRKİN SALDIRILARA AĞIR CEZALAR

TKB’DEN KOCASİNAN BELEDİYESİ’NE BAŞARI ÖDÜLÜ

TKB’DEN KOCASİNAN BELEDİYESİ’NE BAŞARI ÖDÜLÜ

CAHİT SITKI TARANCI VE ŞİİR
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 7 Eylül 2017 - 11:55:48

“Şiir, bu tatlı bela, bu ilk göz ağrımız, ilk ve son aşkımız, bu teneffüs saadetimiz, kalp çarpıntımız, ona vardığımız nispette çok yaşamış, tatmış, kam almış olacağız. Şiir! Şiir!…… Şiir, fikr-i sabitimiz olmalı… ….”, “Ne içtimai mevkide, ne servette gözüm var, tek ihtirasım güzel şiirler yazmaktır. Yeryüzünde türküler söylemekle iktifa edeceğim” İfadeleri ile şiir görüşünün yalnızca mükemmellik ve sanata dayandığını dile getiren Cahit Sıtkı Tarancı, şiirlerinde yer alan insan unsuru ve bu unsurun en samimi hislerinin yansımaları vasıtası ile, bize gerçeğe götüren yolun ipuçlarını verebilmiş şairlerimizdendir.

Mehmet Kaplan’ın ifadeleriyle , “O, her kelimenin kendine has bir çağrışım mekanizmasına bağlı olduğunun farkındadır. Cahit Sıtkı’ya göre şiir bir ‘evaciation’ sanatıdır. “Kelimeler uyandırdıkları çağrışım ile okuyucuya tesir ederler. Ölü ve uydurma kelimelerde bu oluş yoktur” Şeklindeki şiir ve sanat düşüncesi, Tarancı’yı bize anlatmaya yeter de artar bile.

Cahit Sıtkı şiirlerinde, fikir ve düşünceden önce, dile, Türk dilinin kullanılış ve şiir sanatına adapte ediş şekli ile kelime hassasiyetine önem vermiş, öz şiiri kurmaya çalışmış bir Türk Şairidir.

Dil ve üslup, şiirin dış tarafını, şiirin şekli ise düzenini teşkil eder. Bir de şiirin “özü” vardır. Dil ve şekil endişesi ne kadar fazla olursa olsun, özü bakımından tamamen boş, manasız ve mana bakımından tamamen boş, faydasız bir şiir bulmak mümkün değildir. Nitekim şiirin dili ve şekline bu kadar öncelik tanıyan Tarancı’nın şiirlerine kabataslak baktığımızda bile, onun ya kendisini ya doğayı, ya hayatını, ya düşüncelerini veya insanlığın ortak duygu ve endişelerini, şiir mükemmelliği içinde bizlere sunduğunu görürüz.

 “Robenson, akıllı Robenson’um,

Ne imreniyorum sana bilsen.

Göstersen adana giden yolu,

Başımı dinlemek istiyorum.

 

Ben gemi olurum, sen gemi ol,

Yelken açarız bir sabah vakti,

Güneşte gölgemiz olur deniz.

Yolculuk! Derken adamızdayız.

 

Robenson, halden bilir Robenson,

Adan hala batmadıysa eğer,

Alıp götürsen beni oraya.

Deniz yolu kapanmadan evvel.

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz