Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
MUSTAFA GÖÇER

ÇAM FİDANI İLE SOHBET:1. BÖLÜM.

Bu haber 06 Kasım 2018 - 11:40 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.
ÇAM FİDANI İLE SOHBET:1. BÖLÜM.

SİS EKO TREKKİNG (YEŞİL YÜKSELİŞ)

ÇAM FİDANI İLE SOHBET:1. BÖLÜM

Sabah sırtımda su dolu bidonlarla ve elimde çapa ile tepeye çıktığımda fidanların hepsi birden ve hep bir ağızdan bana “HOŞ GELDİN” diye bağırdılar.

O kadar sıcak bir hoş gel dindi ki şaşırdım ve en yakınımda olan fidanın yanına oturarak sordum.

Neden çok heyecanlandınız?

Çam fidanı hemen cevap verdi.

Bir hafta daha gecikseydin susuzluktan ölecektik.

-Ben unutur muyum hiç?

-Yok. Öyle değil. Hastalık gibi bir mazeretin var sandık.

-Hasta da olsam gelirdim.

-Biliyorum. Sen yine de hasta olma. Daha sık ziyaret et bizi. Bizim havamız insanlara iyi gelir.

***

Sonra ben fidana sordum.

Siz nasılsınız ve görüşmeyeli neler yaptınız?

Ara, sıra yaz yağmurları yağdı ve çevremizde binlerce yeni arkadaşımız oldu.

Ne arkadaşı?

Fidan “etrafına bak” dedi.

Hemen anladım ve cevap verdim. “Doğru binlerce çeşit ot ve çiçek yetişmiş”.

Fidan tekrar lafa girdi.

Sadece onlar değil. Onlarla birlikte hiç gelmeyen canlılarda geldi.

***

“Otlarla aranız?” nasıl dedim.

Güneşin kurutucu etkilerini yok ediyorlar, havayı yumuşatıyorlar ve onların sayesinde daha az su kaybediyoruz. Bir de gübre oluyorlar tabii. Bizim için.

Ancak, arkadaşlıkları çok kısa süreli oluyor, bu üzüntü verici.

Ayrıca kurudukları zaman hem üzülüyoruz, hem korkuyoruz!

“KORKUYORUZ” lafı beni endişelendirmişti.

Hemen sordum.

Neden?

Fidan hemen cevap verdi. “Yangın sebebi”.

Bir cam kırığı, bir parlak metal ya da bir sigara izmariti onları hemen yakabiliyor.

Tabii. Onlarla birlikte biz de yanıyoruz.

Fidanın bu lafı beni üzmüştü.

Çünkü otların tutuşması insan kaynaklı nedenlere dayanıyordu.

 

***

Utandım ve “Olsun. Kalıcı arkadaşlarınız da var” diyerek konuyu değiştirdim.

Fidan bana dikkatle bakarak sordu. “Kimleri kastediyorsun?”

Hemen lafa girdim.

Mesela Meşe ağaçları, onlarla aranız nasıl?

Fidanın yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi.

Onlar bizim can dostlarımız.

Hemen sordum. “Neden?”

Onlar rüzgârlarla yapraklarını bizim köklerimizin dibine gönderiyorlar ve kök topraklarımızın rutubet kaybetmesini engelliyorlar.

“Bunu bilmiyordum”. Dedim ve tekrar sordum. “Sadece bu kadar mı?”

Fidan hemen cevap verdi. “Hayır!”

Aynı zamanda o yapraklar bizim daha iyi kök yapabilmemiz için bizlere gübre oluyorlar.

Bundan daha önemlisi yangın çıktığında meşe ağaçları yangının hızını kesiyorlar ve kurtulma şansımız oluyor.

Ayrıca, onların sayesinde çok çeşitli kuşlar geliyor ve o kuşlar bitkilere zarar veren böcekleri tüketiyorlar.

Tabii. Bir de gölgeleri var ya. O gölgeler bizim için hayati önem taşıyor.

Fidanın lafını keserek araya girdim ve “sadece gölgemi?” Diye sordum.

Sessizlik oldu ve “atladığın bir şey var mı?” şeklinde sorar gibi yapraklarına baktım.

Fidan hemen anladı ve yapraklarını hışırdatarak cevap verdi.

Var tabii.  Atladığım çok şey var. Dedi ve ekledi.

“Çok susadık. Sen sulamaya başla ben aralarda anlatırım”.

DEVAMI VAR

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA