Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
İBRAHİM PEKBAY

CAMİ DUVARI…

Bu haber 04 Ocak 2019 - 12:09 'de eklendi ve 71 kez görüntülendi.
CAMİ DUVARI…

Aslında “Cami”, Arapça bir kelime olup “Cem etmekten” yani toplanmak, toplamaktan gelir.

Kelimenin TDK sözlüğündeki karşılıklarından birisi de “Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran” olarak verilmektedir.

“Toplanma” olarak baktığımızda da elbette, Müslüman aleminin topluca ibadet etti mekan olarak görür ve toplanma yerinde de “Cami” deriz.

İnanç açısından baktığımızda Cami, elbette kutsal bir mekandır, korunmalıdır, kollanmalıdır, temiz tutulmalıdır.

Mekana karşı yapılacak aykırı hareketler de toplum içerisinde asla hoşgörü ile karşılanmaz ve bağışlanmaz.

Anadolu’nun güzel bir  özdeyişi vardır, “Eceli gelen it, cami duvarına işer” denir.

Sözün açıklamasını şöyle ifade edebiliriz. Eğer “Son”a yaklaşıyorsa bir insan, yaptıkları sona yaklaşmasını çabuklaştırır.

Lafı getireceğim yer şurası…

Samsun’da “Cumhur ittifakının” iki partisinin il başkanları ve bir milletvekili, ilçelerin adaylarının paylaşımı konusunda karşı söylemlerde bulunmuşlar.

Sonuçta, acilen il başkanları görevden alındılar (azledildiler), milletvekili de partisince derhal disipline sevk edildi.

Neden?

Gayet basit bir nedeni var, işedikleri yerin cami duvarı olduğunun farkına varamadılar.

Tanımlama, il başkanları ve milletvekili için geçerli.

Ancak bir de bunun tersini düşünmek gerekmez mi?

Partilerin kararı açısından baktığımızda da, parti yöneticileri için aynı özdeyişi düşünmek mümkün…

Eğer parti üyeleri, yöneticileri, düşüncelerini özgürce ifade edemiyorlarsa, ettiklerinde de  cezalandırılıyorlarsa!…

Durumu bir de tersinden düşünelim mi?

O zaman göreceğimiz şudur…

Yöneticiler, uyguladıkları yöntemler, uğrayacakları sonu çabuklaştırır. Özdeyişe göre onlar da cami duvarına pislemiş olurlar.

Çünkü…

Siyasi partiler, asla “Liderin partisi” değildir, olmamalıdır. Lideri o noktaya getirenler, özgür düşüncelerini ifade ettikleri için cezalandırırsanız, onlar da sıra kendilerine geldiklerinde lideri cezalandırmaktan kaçınmazlar.

Şimdi buna “Efendim, parti disiplinine uymamış” diyebilirsiniz.

Elbette parti disiplini denilen şey de önemli. Ancak o disiplin, insanların özgür düşüncelerini açıklamalarına engel olmamalı.

AKP ve MHP’nin Samsun’daki uygulamalarını bu çerçevede değerlendirmekte demokrasi açısından bakarak fayda var.

Partilerde liderler, kendi düşüncelerine arşı çıktıkları için tabanı cezalandırmaya kalkmalar kabul edilir bir uygulama değildir, olmamalıdır.

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA