Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
GÜNER KARABULUT

CANIM, CİCİM ALAMANYA….

Bu haber 01 Ekim 2018 - 11:43 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.
CANIM, CİCİM ALAMANYA….

Amerika ile bir papaz yüzünden papaz olmadan önce zaten Almanya ile çoktan papaz olmuştuk.

Ancak Almanya, ortada bir papaz olmamasına rağmen  Truamp vergileri artırıp papazlık yapınca, Almanya da Amerika ile papaz oldu. Düşmanımın düşmanı en kadim dostum olur felsefesi ile yedi yıl aradan sonra ilk resmi ziyaret gerçekleşti. Nede olsa eski kankamız ve bir savaş da kader birliği yaptık. 1800 lerin başlarındaki Fransız hayranlığı, aynı yüzyıl sonunda Alman hayranlığı olarak şekil değiştirmiş ve 1948 de Amerikan hayranlığına bırakmıştı yerini. Gelişimin dışında kalınca, kendimizden başka herkese hayran olduk kısacası. Bu günlerin modası ise Arap hayranlığı. Hayranlığımız, hayırlara vesile olur inşaallah. 
Almanya Büyük Cermen imparatorluğu dağılınca bir müddet derebeyliklerle yönetildi. Fransız ihtilali gerçekleşip bu derebeylikler Fransa tarafından işgal edilince, birleşip savaşı da kazanarak Almanya imparatorluğu adı altında devlet kurup tahta 1.Wilhelm’i geçirdiler. Kısa zamanda Almanya’yı Almanya yapan Bismarck ve 2.Wilhelm dir. (1888-1916) 2.Wilhelm yayılmacı bir politika izlemenin kapısı olarak Osmanlı imparatorluğunu gördü ve1889 yılında Abdülhamit’i ziyaret etti. Bununla yetinmeyip imparatorluğun Türkiye coğrafyasında Alman okulları, hastaneler ve Askeri eğitim konusunda birçok işbirliği yapıldı. Hatta Sultan Ahmet Meydanında bir çeşme yaptırıp hediye ettiler Sultan Hamit’e.  Bir tarafta kısa zamanda parlayan Almanlar diğer tarafta çöken bir Osmanlı Devleti. Bütün okullu askerler de bir Alman hayranlığı başladı ve işbirliği yapılacak tek devlet olarak algılandı. Sonuç bilindiği üzere elimizde kalan Türkiye coğrafyasında yeni bir devlet oldu. Ikinci dünya savaşından sonra Alman ekonomisi hızla iyiye giderken biz yerimizde saydık ve bu ülkeye işçi gönderdik. Her zaman dostane bir ilişkimiz oldu.
Bu dostane ilişki ilk ciddi yarayı onların terör örgütü Pkk ya destek vermesi ile aldı. Sanırım1990 yılı idi. Peki neden destek verdi Almanya bu terör örgütüne? Dağılma sürecinde olan SSCB eski üye devletlerine bir atlama tahtası gerekiyor ve bu tahtanın kendi güdümü altında bağımsız bir Kürt devleti olmasını arzu ediyordu. Özellikle de bu devlet sayesinde Orta Doğu enerji kaynaklarına yakın olmak istiyordu. Orada bir taksimat olacak ve Almanya orda olmalı diyerek gardını alıyordu. Silah ve para yardımı görünmese de görünen bir tavır koydu Almanya. Şöyle ki ölen terörist altına bubi tuzağı yerleştiren diğer teröristler askerimizin şehit olmasına sebep veriyordu. Bunu engellemek için bir araca bağlı ip ile ölen terörist  biraz yerinden çekilip bubi tuzağı varsa patlaması sağlanıyordu. Bu çekme işlemi Alman yapımı bir panzer ile olup birde fotoğraf çekilince Almanya ayağa kalktı. Neymiş efendim “Onların yaptıkları aracı o şekilde kullanmak insan hakları ihlali olurmuş ve izin vermezlermiş.” İşte o gün şapka düştü kel göründü.
Daha sonraki yıllarda ise Almanya bize Avrupa birliği konusunda hep sorun çıkardı. Terör örgütünü devamlı destekledi. Onlara yataklık yaptı. Bizimle bir işi olduğunda göstermelik birkaç tutuklama yapıp işi bittikten sonra da kaldığı yerden devam etti. Bu günlerdeki olumlu tavrı ise sadece ve sadece bizdeki var olup olmadığına henüz karar verilemeyen kriz yüzündendir. Çünkü ülkemizi zorda görüyor ve kendi istediği şartlar üzerinden bizimle temas kurmaya çalışıyor. Bizlere insan hakları konusunda iki yüz yıldır vaaz vererek, her türlü herzeyi yiyenler yine aynı taktik üzerinden gidiyor. Birinci dünya savaşından önce Ermeni çeteleri destekleyip zayıf düşmemiz sebep olanlar Cumhuriyet kurulduktan sonra Kürtler üzerinden gelmeye başladılar. Üstelik kalleş bir şekilde. Birinci dünya savaşında yanyana olduğumuz Almanlar aynı savaşta Kudüs İngilizlerin eline geçti diye bayram yaptı.
Elbette devletler arasında çıkar çatışması olacak bu durum kaçınılmaz. Ancak bu günü kurtarmak amacı ile yarınları riske edecek anlaşma veya vaad verilmeden gerçekçi bir politika ile hareket etmek şartı ile. Yoksa durum vahim. Sizde biliyorsunuz…

 

 

 

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA