CİLT BAKIMI VE TEMEL MAKYAJ KURSUNA BÜYÜK İLGİ

CİLT BAKIMI VE TEMEL MAKYAJ KURSUNA BÜYÜK İLGİ

KAYMOS’TA TUNCAY SABUNCU BAŞKAN SEÇİLDİ

KAYMOS’TA TUNCAY SABUNCU BAŞKAN SEÇİLDİ

ÖZHASEKİ: KAYSERİ-ANKARA ARASI 1 SAAT 15 DAKİKA OLACAK

ÖZHASEKİ: KAYSERİ-ANKARA ARASI 1 SAAT 15 DAKİKA OLACAK

MÜSİADDA, ORAN KALKINMA AJANSI MALİ DESTEK PROGRAMI TANITILDI

MÜSİADDA, ORAN KALKINMA AJANSI MALİ DESTEK PROGRAMI TANITILDI

KAR HAVUZUNA ATLAYARAK, SOĞUĞA MEYDAN OKUDULAR…

KAR HAVUZUNA ATLAYARAK, SOĞUĞA MEYDAN OKUDULAR…

CHP KURULTAYI ve SONRASI…
  • İBRAHİMPEKBAY
    • İBRAHİM PEKBAY
    • ibrahimpekbay@kayserihakimiyet2000.com
    • 4 Şubat 2018 - 13:55:22

Kuvâ-yi Milliye, Hasan Fehmi Güneş’in de ifade ettiği gibi, Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk’ün liderliğindeki sivil güç idi.

Savaş bittikten sonra da yine Atatürk liderliğinde, ülkeyi ileri medeniyetler seviyesine ulaştırmak, devrimler yapmak, demokrasiyi ülke insanın içine sindirmek üzere siyasi partiye dönüşmüş idi.

CHP Kurultayına getireceğim sözü ama araya kısa bir laf sokuşturayım…

Eğer Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, tarih bilgisine sahip olup bu gerçeği bilseydi, hayatta ÖSO’yu Kuvâ-yi Milliye’ye benzetmezdi. Hoş bu gerçeği öğrendiğinde bugün benzettiği Kuvâ-yi Milliye’yi yarın bir gün vatana ihanetle de suçlayabilir. Görmediğimiz bir tavrı değil çünkü…

Dönelim Kurultayın sürecine…

Türkiye’deki siyasi tarihe baktığımızda, gördüğümüz şu… Seçimle gelip, rakibine karşı kaybederek seçimle giden tek bir lider vardır, o da rahmetli Bülent Ecevit’e karşında rahmetli İsmet İnönü oldu. Ama İsmet İnönü, kaybetmesine rağmen CHP ve CHP’linin kalbinden hiç çıkmadı, saygınlığını da hiç yitirmedi. Çünkü İsmet İnönü, kurtuluş savaşının İsmet Paşa’sı, Türk Milleti’nin kahir ekseriyeti için Atatürk’ün silah arkadaşlarından, 1946 yılında ülkeyi çok partili sisteme geçirerek demokrasi yolunda büyük adımın birini daha tamamlayan tarihi kişiliğe sahip birisidir.

İşte böyle bir partinin 36. Olağan Kurultayını izledik Cumartesi ve Pazar günün…

Açılış konuşmasından sonra, saygın bir kişiliğe sahip Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, yapılan oylama sonucu “Oybirliği” ile kurultayın divan başkanlığına getirildi.

Kemal Kılıçdaroğlu, gündem gereği “Genel Başkan” sıfatıyla bir konuma yaptı…

Konuşmasından ben tatmin oldum mu?

Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, yüzde 100 tatmin olduğumu söylemek mümkün değil. Kendisinden ülkenin gündemi ve AKP hakkında söylemesi gereken birçok konuya değindiğini göremedik.

Burada bir konuyu da araya sıkıştırayım…

Siyasi tarihimizde her hangi bir partinin kurultay yaptığı gün, diğer partilerden hiç biri, iktidar dahi olsa, nezaketen her hangi bir faaliyette bugüne kadar bulunmadılar. Aksine, bütün partilerin temsilcileri kurultaya katıldı. AKP dışında hiçbir partinin kurultayında ise terör örgütü temsilcileri bulunmamıştı. Cumartesi gün AKP, illerdeki kongrelerinde konuşma üstüne konuşma yaparak, nezaketlerinin derecesini göstermiş oldular.

Kurultaya dönelim tekrar…

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan sora “Genel Başkanı Adayı” sıfatıyla Muharrem İnce’ye söz verildi. İnce, heyecanlı bir konuşmada neden aday olduğunu detaylı bir şekilde anlattı, parti yönetimini eleştirdi, değişim gerektiğini vurguladı. Ayrıca ülkenin sorunları konusunda da düşüncelerini ortaya koydu.

Buraya kadar her şey normal gitti.

Hatta şunu eklemem gerekir, Kemal Kılçdaroğlu, İnce’nin konuşmasının tamamını tebessümle dinlerken, İnce de kendisinin kişiliğine karşı olumsuz sözlere ve sloganlara izin vermedi. Hatta “Bizim başkanımız yanlış yapabilir ama asla haram yemez” dedi.

Partililerden konuşmak isteyenlere de söz verildi, isteyen, düşüncelerini kürsüden ayan beyan ifade ettiler.

Ne güzel…

CHP kurultayına yakışan da bu değil mi zaten…

Ama bu arada bazı parti içi fitneler, Muharrem İnce’nin önergesinde mükerrer imza olduğunu ortaya attı, ortalık karıştı.

İşte tam burada, saygınlığından en ufak bir kuşkumuz olmayan Büyükerşen, deneyimsizliğinin kurbanı oldu.

Böylesi durumlarda, önergelerde mükerrer imzası bulunan kişiler divana çağrılır, son kararı sorulur, işlem ona göre yapılır.

Yapılmadı, Kemal Kılıçdaroğlu da hangi niyetle bilmem, mükerrer oyların İnce tarafına kaydını, yazılı ama usule aykırı uygulama olarak yaptı.

Tam burada ortalık karıştı ve CHP içindeki fitnelerin marifetlerine divan alet oldu.

Sonuçta Kemal Kılıçdaroğlu, tekrar “Genel Başkan” seçildi. Aslında partilerin siyasi tarihlerine baktığınızda çok normal ve olağan bir durumdur bu…

Ne Kemal Kılıçdaroğlu İsmet İnönü, ne de Muharrem ince Bülent Ecevit…

Ancak…

CHP Genel Başkanlığına “Yenden” seçilen Kemal Kılıçdaroğlu’na, gelecek süreçte büyük bir görev düşüyor.

Konuşmasında “Şimdi” diye sıraladığı konuların en başına eklemesi gereken önemli bir şey var. Parti içindeki safraları, fitneleri ve CHP’ye zarar veren her türlü faaliyetleri sonlandırmak ve partiyi arındırmak…

İkincisi, partin deneyimli kişilerine değer vermek, onları, etrafında oluşan duvarın dışında bırakmamak.

Üçüncüsü ise…

Milletin beklentisine cevap vermek üzere, iktidar partisinin kendisi ve partisi hakkındaki hakarete varan sözlerine, aynı ölçüde cevap vermesi…

Dördüncüsü, çok ama çok daha önemli…

CHP’ye gerçek bir lider olmayı başarmak…

Çünkü şu anda “Liderlikten” daha çok “Seçilmiş Genel Başkan” sıfatında duruyor. Bu durum CHP’ye yetmez.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz