AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

AMATÖR SPOR HAFTASI HENTBOL MÜSABAKALARI SONA ERDİ

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KOCASİNAN’DA ULUSLARARASI FUTBOL TURNUVASI

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYSERİSPOR, KONYA MAÇI İLE YARALARINI SARACAK

KAYMAKAM DURU, ÖĞRENCİLERE BAŞARININ SIRRINI ANLATTI

KAYMAKAM DURU, ÖĞRENCİLERE BAŞARININ SIRRINI ANLATTI

UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 GÖZALTI

UYUŞTURUCU OPERASYONU: 5 GÖZALTI

DİL VE SANAT ARASINDAKİ BAĞ
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 19 Kasım 2015 - 17:26:21

Dil, insanın tarihsel bir varlık, özne olarak kendini ve bilincini oluşturmasını sağlayan, düşünce biçimini somutlaştırarak dışa vurmasına imkân veren bir iletişim aracıdır. Düşünen ve eyleyen bir varlık olarak insan dilden bağımsız hareket edemez. Bu nedenle dil insanın var olma koşuludur. Yaşama ilişkin her tür anlamlandırma ve eylem dil içinde meydana gelir.
Dil aracılığıyla ifade edilir, dışa vurulur. Bu nedenle dilin yapısı, olanakları insanın, düşünme anlama ve kendini ifade edebilme yetilerini sınırlandırmış olur. İletişimde kullanılan her dil bir gösterge olarak bir şeyi temsil eder. Temsil edilenlerin neliği de dilin türünü belirler. Buna göre gündelik dilden, bilim dilinden, felsefe ve sanat dilinden söz edebiliriz. Bilimin dilinde yasa, nedensel bağıntı, düzenlilikler gibi belirli türden tümeller konu edinilerek doğa hakkında genel yargılara ulaşılmaya çalışılır. Formel bilimlerde ise hemen hemen durum aynıdır. Bilimin ve felsefenin dilinin konusunun görünen ardındaki şey olduğu da söylenebilir. Sanat dili ise öznel deneyim dünyasını resmederken, mevcut dil kalıplarını ve iletişim kodlarını değiştiren bir yapıdadır.
Sanat dili var olan materyali yeniden biçimlendirirken, olguları metaforlar yoluyla kendine nesne yapan, yeni kalıplar içinde sunan öznel bir yapıdadır. Temsil ettikleri şeyin neliğine göre değişen farklı yapıda olan ve farklı şekillerde göstergeleşerek duyumsanan dillerin tümü temelde doğal dille (gündelik dille) bağlantılıdır. Çünkü doğal dil ve düşüncenin ontik bakımdan birbirlerinden yoksun olmaları mümkün değildir. Bilincin oluşmasıyla birlikte dilin oluşumu başlar. Bilinçle dilin ayrılmaz bir bütün ortaya koyduğunu görürüz. Gerçekte gören, dille (doğal dille) oluşmuş olan bilinçtir. Göz bilincin görebildiğini görür. ‘Görme sadece biyolojik bir süreç değil daha çok zihin ve düşünce süreçleriyle ilgili bir meseledir. Düşünmeye başladığım anda görmenin karmaşıklığı artar. Çünkü bu noktada denklemin içine dili de dâhil etmiş olurum.

Her şeyi bilincimizden giderek, bilincimizin koşulları çerçevesinde ve bilincimizin gözleriyle görüp, anlamlandırabiliriz. ‘Tüm varlık bilincin algılama koşullarında kendini ortaya koyar. İşte bu noktada görsel sanatlarda sanat yapıtı ve dil (doğal dil) arasındaki bağlantı ortaya çıkar. İmgelerden, nesnelerden oluşan sanat yapıtları anlam üretme ve iletme özellikleriyle bir gösterge olarak dünyaya ait belli bir bilincin görsel dönüşümleri, görsel iletenleridir. Bir taraftan sanat yapıtları, ulusal dillerin iletişimsel sınırlarını aşarlar.
Anlama, algılama, anlamlandırma ve düzenleme açılarından diğer dillerden ayrılırlar. Her sanat alanı kendi diliyle, her sanatçı, her yapıt kendi diliyle konuşsa da bütün insanlığa açık bir dil ortaya koyarlar. Sanat, sanat yapıtları, dil ve gerçeklik arasındaki bağlantı antik dönem Yunan filozoflarından günümüze değin tartışılan bir konu olmuştur. Sanat ve dil arasındaki bağlantı estetikte özellikle 18. yüzyıldan itibaren yoğun bir biçimde tartışılmıştır. Günümüzde ise sanat ve dil arasındaki bağlantı dilbilim ve göstergebilim alanlarında yapılmakta olan araştırmalarla daha sağlam, mantık temelli kanıtlara dayandırılmaktadır. Sanat yapıtlarının, doğal dille bağlantısı, yapıları ve malzemeleri farklı olsa da her ikisinin de temelinde göstergeler dizgesi olmasından ileri gelmektedir. Doğal dillerin göstergeler dizgesi olduğu düşünülürse, iletişimsel özellikleriyle dile benzeyen, göstergelerden oluşan, anlam ileten sanat yapıtlarının da bir göstergeler dizgesi olduğu anlaşılır. Sanat yapıtları biçimsel özellikleriyle birbiriyle bağlantılı iki özelliği ortaya koyar. Sanatsal bir içeriğe cisim verirler ve bu içeriği iletirler. Sanat yapıtının iletişimsel işlevi sanat yapıtının yalnızca estetik özellikte bir nesne değil aynı zamanda bir gösterge özelliği taşıdığını da ortaya koyar.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz