ERÜ İLAHIYAT FAKÜLTESINDE MEZUNIYET SEVINCI

ERÜ İLAHIYAT FAKÜLTESINDE MEZUNIYET SEVINCI

7 PARTİ TEMSİLCİSİ BİRLEŞTİ, PARTİ STANTLARINI GEZDİ

7 PARTİ TEMSİLCİSİ BİRLEŞTİ, PARTİ STANTLARINI GEZDİ

ÜNİVERSİTELER ŞEHİRLERİN DİNAMİKLERİNDEN

ÜNİVERSİTELER ŞEHİRLERİN DİNAMİKLERİNDEN

MELİKGAZİ’DEN 3 AYRI SEMTTE 3 ADET TAKSİ DURAĞI

MELİKGAZİ’DEN 3 AYRI SEMTTE 3 ADET TAKSİ DURAĞI

YAHYALI’DA YAZ SPOR OKULLARI TÖRENLE AÇILDI

YAHYALI’DA YAZ SPOR OKULLARI TÖRENLE AÇILDI

DİNİN ZARURETİ VE PEYGAMBERE İMAN MECBURİYETİ
DİNİN ZARURETİ VE PEYGAMBERE İMAN MECBURİYETİ

ALLAH c.c. KİTABI VE HİKMETİ SANA İNDİRMİŞ, BİLMEDİKLERİNİ ÖĞRETMİŞTİR. ALLAH’IN ÜZERİNDEKİ LÜTFÜ BÜYÜKTÜR… ( Nisa 113) Yüce kitabımız Kur’anı Kerimde nübüvvet ve risalet- Peygamber-müessesine “Hikmet”deniyor. Hikmetin din dilindeki manayı alisini geçen yazılarımızda belirtmiştik. Konuyla ilgili bazı ayetler şöyledir: İBRAHİM AİLESİNE HİKMET VERDİK…(Nisa 54) LOKMANA HİKMET VERDİK… ( Lokman 12 ) BU RABBİNİN SANA VAHYETTİĞİ HİKMETTENDİR… […]

ALLAH c.c. KİTABI VE HİKMETİ SANA İNDİRMİŞ, BİLMEDİKLERİNİ ÖĞRETMİŞTİR. ALLAH’IN ÜZERİNDEKİ LÜTFÜ BÜYÜKTÜR… ( Nisa 113)

Yüce kitabımız Kur’anı Kerimde nübüvvet ve risalet- Peygamber-müessesine “Hikmet”deniyor. Hikmetin din dilindeki manayı alisini geçen yazılarımızda belirtmiştik. Konuyla ilgili bazı ayetler şöyledir:

İBRAHİM AİLESİNE HİKMET VERDİK…(Nisa 54)

LOKMANA HİKMET VERDİK… ( Lokman 12 )

BU RABBİNİN SANA VAHYETTİĞİ HİKMETTENDİR… ( İsra 39 )

Benzer konuları işleyen diğer ayetler de dinin kendisine ve Peygamberliğe hikmet denilmiştir. Peygamberler bu hikmeti seven, ona aşina ve bağlı olan Allah tarafından atanmış ilahi hakimlerdir(Cümlesine salat selam ve saygı olsun). Öncelikle vurgulamak gerekir:

Dizginlenemeyen hırsların kabardığı, ihtiraslara fren vurulamadığı, kin, öfke ve ğayzların köpürdüğü, bencillik ve çıkarcı yaşm felsefesinin alıp yürüdüğü hatta devlet eliyle kapitalist zenginlerin sömürüsünün desteklendiği bencil duyguların zapt ü rapt altına alınamadığı, kargaşa ve keşmeşin, anarşi ile terörün, başsızlık ve nizam intizamın kalktığı keşmekeşin sürdüğü, doğru ile yanlışın karıştığı, isyan ve kıyamların çoğaldığı, maddi ve manevi kurumların kaosa sürüklenerek, HAK ve HUKUK’un çiğnendiği toplumun sallantı ve saplantı geçirdiği dönemlerde din müessesine, Allah ve ahiret inancına duyulan acil ve kati ihtiyaç dini hayatı zaruri kılıyor. Materyalizmin devlet doktrini kabul edildiği böyle dönemlerde bazı devletler çaresiz kalarak inanmadıkları halde halkı yatıştırmak ve kriminal vakaları önlemek için dinden istifade cihetine gitmişlerdir.

Allah C.C. emir ve nehiylerini seçtiği yani kendi tayin ettiği kulları Peygamberleri ile cahiliye toplumlarına ulaştırarak, bu emir ve yasakların toplamından oluşan din müessesini yeryüzünde inşa etti. ” Biz Peygamber göndermediğimiz bir topluma azap etmeyiz ayeti” celilesini okuyup iyi anlamak şart.Peygamber gönderme ve kulları arasında dinini ve nizamını tesis etme Hikmet i Hakimin gereğidir.

Yüce rabbimiz Hz. Ademin çocuklarını akıl ve fikirle donattığına göre ayrıca gönderdiği elçiler vasıtasıyla dini ahkamı insanlara tebliğ ettirmesine hacet var mıdır? Akıl ve fikir yeterli değil midir? İnsan, aklı ve iradesiyle kendi kaderini tayin edemez mi? Hayvanlar bile kendi kendine şu dünyada yaşarken insan neden kendini idare edemesin? Bu sorularda elbetteki haklılık payı vardır velakin tamı tamına doğru değildir. Şöyle ki:

Bizim cansız olarak bildiğimiz alem dahi bir kanuna tabidir -Fizik, kimya kanunları-Hayvanlarda toplu yaşama ve bir lidere bağlanma içgüdüsü genlerine zerk edilmiştir. Arılarda olduğu gibi-Arıya ilham ettik ayeti-. Allah hayvanatı gelişi güzel salmamış, hayatta kendilerine yol gösterecek bir his,içgüdü ve refleks vermiştir. İnsanlardaki ilham ve bunun en yüksek derecesi olan vahiy bu içgüdüye karşılıktır. Kainat ağacının verdiği en nazik ve güzel meyve olan insan , ihtimam ve hassasiyetle korunmazsa ya bozulur ya da yok olur. Bu nedenle başlangıçta onu vahy ile destekleyip Peygamberle desteklemek Hakimin Hikmetinin gereğidir diyor alimler.

İNSANLAR, BAŞIBOŞ BIRAKILACAKLARINI MI SANIYORLAR?…-Ehasibennasü en yütreküü en yekülüü amnna.. vehüm la yüftenün- ( Kıyamet 36)
ayetinden anlaşılan izah ettiğimiz manadır. Başsız, rehbersiz edememe insan için zaruridir. Bu nedenle; Allah seçtiği ve süzdüğü( Mustafa,mücteba)şahsiyetleri rehber olmak üzere insanlığa tayin etmiştir.. Son asırlarda bu risalet müessesinin kesilmiş olması, ilk zamanlarda gönderilmiş olan nebiyi zişanların talim ve tebligatının gelişmiş, yaygınlaşmış ve bu suretle insanlığa malolmuş bulunmasındandır kısaca ihtiyaç kalmadığındandır. Allah CC indireceğini indirmiş ve bildireceğini bildirip sıratı müstakimi göstermiştir. Ama peygamberin yolundan giden önder alimleri kıyamete kadar varolacaktır. Artık kitap rehberlik edecektir. Kur’anın ahkamı kıyamete kadar insanlığa doğruyu eğriyi öğretecek mutlak doğruları içermektedir.İnsan dünya işini kendi aklıyla bilebilir, sezgi ile Allahı da bilebilir ama Peygamberler olmazsa ona nasıl ibadet edileceğini nerden bilecektir? Ahiretle ilgili bilgiyi nebileri bildirmezse insan nasıl bilsin? Kısaca din müessesi ve Peygamberlik: Öncelikle dünyada çalışıp yükselmesini ve gelişmesini teşvik ve tasvip eder. Zaten aklen bilineni teyid eder onaylar. Peygamberler; Yüce Allah; onun sıfatları, islimleri ve fiilleri konusunda sağlıklı ve doğru bilgiler vererek yaratılıştan kendilerinde olan bilgiyi tamamlar, yanlış ve batıl inanışları yok eder. Son olarak ve esasen ibadet ve ahiret konularında hiç bilemedikleri ve bilemeyecekleri esas bilgiler vererek kulluğun ve mutlu huzurlu yaşamın şeklini ve miktarını, muhtevasını nelerin sevap nelerin günah olduğunu belletir ki, bunlar uygulanarak mutlu sona cennete girilir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz