TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

EĞİTİM FELSEFESİNİ ANLAMAK
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 30 Ekim 2015 - 18:04:16

Eğitim felsefesini bazıları tanıyıp, tanımlamışlar, bazıları tanımdan kaçınmayı yeğ tutmuşlardır. Eğitim felsefesi denilebildiği gibi, Eğitimde felsefe, eğitim için felsefe, eğitim ile ilgili felsefe gibi yaklaşımlar da söz konusudur.
Fakat her hal ve karda, üzerinde durulan eğitimdir; ona yönelik olan ise felsefedir. Kuşkusuz hem felsefenin hem eğitimin neliği üzerinde durmak ve tutarlı tanımlara varmak gerekirse de, önce “Eğitim Felsefesi” tanımı ile başlamak yerinde olacaktır. Hem ürün, hem sürece dikkatle bakıldığında denilebilir ki, eğitim felsefesi, ürün olarak “eğitim edegenliklerini kılavuzlamada ve uygulamaları değerlendirmede temel alınan değerler bütünü ve sayıltılar dizgesi; süreç olarak ise, bu değerler ve sayıltıların eleştirel bir biçimde sürekli inceleyerek eğitimde “tüme” ulaşma uğraşıdır. Eğitim felsefesini böyle bir anlayışla yansıttıktan sonra, şimdi felsefe ve eğitim kavramları üzerinde durabiliriz: Bu kavramların, özellikle felsefenin, tanımlanmasında ortaya çıkan zorluklardan ötürü denilebilir ki, her felsefeci kendi anlayış ve tanımının geçerliliğini varsaymış ve bu çerçeve içinde çalışmalarını sürdürmüştür. Ancak bireysel yaklaşımlar yerini toplumsal çabalara bıraktığı ölçüde temel kavramların tanımında ortak bir anlayışın gerekliliği artmış ve artmaktadır.
Gene süreç ve ürün olarak felsefe için şöyle bir tanımı önerebiliriz: Süreç olarak, derleyebildiği bütün bilgileri yorumlayarak ve yeniden örgütleyerek, yöneldiği gerçeği veya görüngüsünü bütünlüğü içinde kavrama girişimi; bir yandan da bilgi yöntem ve değerlerin kaynaklarını, “ne” liklerini ve önemlerini inceleme çabası olarak anlaşılabilir. Kavrama ve inceleme çabalarının sürekli ve eleştirel bir biçimde gözden geçirilmesi de gene süreç olarak felsefenin kapsamı içindedir. Ürün olarak ise, süreç olarak felsefenin biçimlendirebildiği ve kişinin bir karar dayanağı gibi kullandığı dirik bir değerler, “genel inançlar, ilkeler ve tutumlar bütünü” gibi anlaşılabilir. Bir türlü tamamlanma ve duruklaşma bilmeyen bu bütün; kişinin dünya görüşünün esasını oluşturur. Felsefenin yeni olgular keşfetme peşinde olmadığı ve belli bir felsefi “hakikatler bütünü” bulunmadığı hatırda tutulursa, felsefi sürecin biçimlendirdiği felsefi üründeki içeriğin, kültürün diğer alanlarından ayıklanmış, yani “arınmış”, malzemeye dayalılığı anlaşılır. Bu ürün, felsefi sürecin daha sonraki analizci ve eleştirel el atmalarına açık kalır: Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, ürün olarak felsefenin içeriği, bir yandan da, süreç olarak felsefenin analizci ve eleştirel etkileriyle sürekli bir yenileşme süreci içerisindedir. Böylece felsefi süreç, insan yaşantısının tümüne dönük, fakat kişinin güç ve olanakları ile sınırlı olduğu ve bütün bunlar da değişim içinde bulunduğu için felsefe (ürün olarak), sürekli bir oluşum ve gelişim içinde değişikliğe uğrayıp durmak zorundadır. Bu yüzden de felsefenin dayanıklı yanı Russel’ın da belirttiği gibi, yanıtlarında değil sorularındadır. Eğitim kavramına geldiğimizde, “Eğitim nedir?” sorusunu yanıtlamanın oldukça güç ve tartışmaya açık olduğunu görmekteyiz. Eğitim sözcüğünün sürekli olarak çok farklı anlamlarda kullanılıyor olması yaygın iletişim aksamalarına ve anlaşmazlıklara yol açınıştır. Çeşitli çevrelerin, şimdiye dek ortaya konulabilen değişik tanımlardan sadece birini benimseyerek diğerlerini yadsır ya da yok farz eder tutumları sorunu daha da büyütmüştür. Gene de, Türkiye’de son yıllarda ortak bir tanıma ulaşmak üzere sarf edilen çabalar tamamen etkisiz olmamıştır. Bu girişimin ürünü, daha önce var olan, özellikle idealizm, realizm, ve pragmatizme dayalı tanımlar ve bunlar arasındaki farklara ilişkin tartışmalara dayalıdır. Bu çaba, bir kez daha “eğitim” sözcüğünün ne kadar farklı anlamlarda kullanıldığını göstermesi bakımından ortak bir tanım geliştirmenin zorunluluğunu vurgulamıştır.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz