TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

TEMAD, DÜNYA ASTSUBAYLAR GÜNÜNÜ KUTLADI

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

AGÜ İNŞAAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİLERİNE SAHADA UYGULAMALI DERS

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

SANAL GERÇEKLİK TIRI KAYSERİ’DE

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

681197.2’NCİ ANA BKM. FB.MD.LÜĞÜ MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI.18.10.2017

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

ERÜ’DE GELENEKSEL EL SANATLARI SERGİSİ İLGİ GÖRÜYOR

EĞİTİM VE FELSEFE
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 1 Aralık 2015 - 16:27:38

Eğitim, yetişkinlerle çocuklar ve gençler arasında, bilenle bilmeyen arasında insanın var olduğu günden beri devam edip gelmektedir. Bu olgu, eğitimbilimciler ve komşu bilim dalları tarafından farklı farklı ele alınmaktadır. Sosyologlar ve sosyal yöne ağırlık veren eğitimciler, eğitimi, bireyin içinde yaşadığı topluma göre sosyalleşmesi, toplumun kültürünü kazanması, toplumu tam olarak benimsemesi, ona katılması ve toplumun kültürünü geliştirmesi olarak tanımlıyorlar. Çocuğu psikolojik bir organizma olarak ele alan psikolog ve eğitimcilere göre eğitim, bireyin içindeki yetenekleri, arzuları ve ilgileri ulaşabileceği en üst düzeye kadar çıkarmak, kişinin içindeki “potans”ı tam olarak geliştirebilmek için gerekli çevre imkânlarını düzenlemektir.
Ekonomiyi düşünen kişiler açısından eğitim bir yatırım, bir üretim işidir. Ekonominin en önemli unsurlarından biri olan emeği kalifiye etmek, bilgisiz ve yetişmemiş çocukları bir “ham madde” olarak koyduğumuz, sonunda bilgili ve becerili, kalifiye bir işgücü olarak çıkardığımız bir sistem olarak görmektedirler. Bu anlayış içinde eğitim, kişiye meslek kazandıran bir süreç olarak görülmektedir. Eğitimi ele alış bakımından farklı şekillerde yorumlamalar ve tanımlamalar çoğaltılabilir. Sadece eğitim olgusunu tanımlaması açısından, şu şekilde bir tanım da çok kullanılmaktadır: Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve amaçlı olarak istenilen değişiklikleri meydana getirme sürecidir. Felsefe, bilgelik sevgisi demektir. İnsan daima gerçeği anlamak özlemi içindedir. Onun kafasını yüzyıllardan beri meşgul eden sorular vardır: evrenin bir bütün olarak gerçek durumu, insanın ne olduğu ve ne olması gerektiği vs. İnsan her şeyin gerçeğini bilmek için yüzyıllardır çeşitli metotlarla sistematik olarak çalışır. Felsefe, gerçeği bir bütün olarak her yönü ile araştırmaktadır. Diğer bilimler ise toplu gerçeğin bazı kısımlarını ve yönlerini araştırmaktadır. Felsefe, evrensel bir “bilim”dir; gerçeğin bütününü, en son ve aslî temellerini araştırır. Felsefe, insanî bir faaliyettir; insan aklının bir eseridir. İnsanın, aklı vasıtasıyla dünyayı ve evreni anlamaya ve aydınlatmaya çalışması, felsefedir. Felsefe, insan tecrübeleri üzerine kurulur. İnsanın, evrenin işleyişi sırasında anlayamadığı, açıklayamadığı ve engel olamadığı durumlarda duyduğu hayret ve şaşkınlık onu düşünmeye, aklî izahlar yapmaya, araştırmaya, bilmeye zorlamıştır. Şüphe, insanı düşünmeye ve araştırmaya sevk etmiştir.
Felsefe, “ilk bilim”dir. Önceleri bütün bilimler felsefe içinde idi. Daha sonra her bilim kendi konusunu ve metodunu sınırlayarak felsefeden ayrıldı. Matematik, Astronomi, Fizik, Kimya, Biyoloji, Sosyoloji, Psikoloji, Eğitim vs. teker teker “bağımsızlıklarını” kazandılar. Hatta Matematik bütün birimlerce öylesine yaygın bir kullanım alanı buldu ki, bir ara Felsefeye de metod açısından etki etti. Ancak daha sonra Matematik ve Mantık, Felsefeye hâkim olamadı. Çünkü Felsefe, Matematiğin ve Mantığın da felsefesini yapıyordu. Felsefe yeni bir anlayışla gene bütün bilimlerin üzerinde duruyor, onların en son verilerini alıp o bilimlerin köklerinden amaçlarına kadar felsefesini yapar. Her devirde ve her insan toplumunda var olan eğitimin konusu, mükemmel olmayan, mükemmelleştirilmek için eğitilen insandır. İnsan, eğitime muhtaçtır, eğitilmeye yeteneklidir ve bunun için çabalar.Yâni insan gelişime açıktır. Eğitim, insanın içinde var olan yatkınlıkları büyüme ve olgunlaşma sırasında uyarmak ve olumlu yönde desteklemektir. Bunun için yetişkinlerin çok yönlü yardımlarının yanı sıra, kişinin gelişimine uygun bir de “çevre” veya öğrenme ortamı gerekmektedir. Eğer bu çevre iyi düzenlenirse, öğrenci, fazla bir yabancı yardıma ihtiyaç duymadan kendi biyolojik ve sosyal varlığını ortaya koyabilir. Bir kişinin kendini şekillendirmesinde, kendi şahsiyetini ortaya koymasında içinde yaşadığı toplum ve kültür çok önemlidir. Bugün dünyanın çeşitli toplumlarında ve farklı bilim alanlarında değişik insan anlayışları vardır. Antropolojinin, Felsefenin, İlahiyatın insan anlayışları farklı olduğu gibi, gerek tarih içinde derinlemesine gerek dünya üzerinde genişlemesine, farklı çağlarda ve toplumlarda değişik insan anlayışları ve dünya görüşleri, değişik eğitim amaçları ve sistemleri ortaya çıkarmışlardır. İnsan, oluş halinde olan, gelişen, değişen bir varlık olduğu için eğitim insanın etkilenebilirliğinden yararlanmakta; onun davranışlarını istediği gibi düzenlemekte ve değiştirmektedir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz