BAŞKAN EKİCİ, “KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ HIZ KESMEDEN İLERLİYOR”

BAŞKAN EKİCİ, “KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ HIZ KESMEDEN İLERLİYOR”

DEVELİ KAYMAKAMI DURU ÇAY OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

DEVELİ KAYMAKAMI DURU ÇAY OCAĞINDA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

KAYSERİSPOR’DA MEDİPOL BAŞAKŞEHİR MESAİSİ DEVAM EDİYOR

KAYSERİSPOR’DA MEDİPOL BAŞAKŞEHİR MESAİSİ DEVAM EDİYOR

708278.İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI.24.11.2017

708278.İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI.24.11.2017

MELİKGAZİ İMAM HATİP ORTAOKULU’NDAN MÜFTÜLÜĞE ZİYARET

MELİKGAZİ İMAM HATİP ORTAOKULU’NDAN MÜFTÜLÜĞE ZİYARET

EVLİYANIN İŞİ
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 14 Eylül 2017 - 11:59:30

Bağdat hâkimlerinden Ebu Abdullah anlatıyor:

Zamanın yetiştirdiği ender evliyalardan (Allah dostlarından) Bişri Hafi (Allah ondan razı olsun) kerametini şöyle naklediyor.

Bağdat’ta bir tüccar arkadaşım vardı. Çok zengindi. Bir gün baktım bütün malını mülkünü fakirlere dağıtmış, iyi bir Müslüman olmuştu. Bunun sebebi ise, bir gün Bağdat’ın bir camisine Cuma namazı kılmaya gittim. Namazı kıldıktan sonra gördüm ki, Bişri Hafi camiden çıktı acele acele bir yere gidiyordu.

Bende kendi kendime zühüd ve takva sahibi dünyaya düşkün olmayan haramlardan sakınan bir zat acele acele böyle nereye gidiyor diye takip ettim.

Gördüm ki önce bir fırına girip ekmek aldı, sonra kebap yapan bir yere girip kebap aldı sonra da bir helvacı dükkânından helva aldı. Bende kendi kendime böyle bir zatın bunları alıp yiyeceğine kızdım. Fakat nasıl yiyeceğini merak edip takip etmeye devam ettim.

Bir süre sonra bir köye vardı. Köyün camisine girdi. Baktım ki camide yatalak bir hasta var. Bişri Hafi kebapçıdan ve helvacıdan aldıklarını lokma lokma edip yatan kişiye yedirmeye çalıştı.

Ben bu arada köyü merak ederek biraz dolaştım.

Ve sonra hastanın yanına gelerek durumdan haberdar olmak için hasta ile konuştum. Fakat Bişri Hafi’yi göremedim.

Bişri Hafi’yi sordum bana “O Bağdat’a gitti” , “ancak bir hafta sonra gelir” diye karşılık verdi. Tekrar ben hastaya “Burası Bağdat’a ne kadar mesafe” deyince, hasta bana,” 40 fersahtır (240km)” dedi. Ben bu yolu gidecek param yok, burada kimseyi tanımam ve bu yolu yürüyemem dedim. Hasta şahıs onu bekle dedi, ve beklemek mecburiyetinde kaldım. Ancak Bişri Hafi Cuma günü geldi. Hastayı aynı şekilde doyurdu. Giderken o şahıs Bişri Hafi’ye “Bu adam Bağdat’tan senin arkadaşın. Geçen hafta seninle beraber gelmiş. Bir hafta burada kaldı. Onu tekrar yerine götür.” dedi.

Bana, “Sen benimle buraya niye geldin?” dedi.

Ben özür dileyerek hatamı söyledim ve af dilem. “Haydi, kalk ve yürü” dedi.

Akşama kadar yürüdük, akşam olmak üzere iken bana “Sen Bağdat’ın hangi mahallesinde oturursun” dedi. Ben “falan mahallede otururum” deyince “O mahallenin yolu burasıdır. Git ve arkana bakma” dedi. Ben ondan sonra tövbe ettim bir daha böyle işlere karışmadım.

Görülüyor ki Allah dostları durumları ve davranışları ilk etapta halk nazarında hoş karşılanmamakla beraber nihayetinde müspet olarak sonuçlanır.

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz