AGÜSPOR AVRUPA’DA “DALYA” DEDİĞİ MAÇTA KAYBETTİ…

AGÜSPOR AVRUPA’DA “DALYA” DEDİĞİ MAÇTA KAYBETTİ…

KAYMOK’TAN VALİ KAMÇI’YA ZİYARET

KAYMOK’TAN VALİ KAMÇI’YA ZİYARET

KAYSERİ VE ZHENGZHOU’DAN İYİ NİYET

KAYSERİ VE ZHENGZHOU’DAN İYİ NİYET

MELİKGAZİ İLDEM BÖLGESİNE BİR PARK DAHA KAZANDIRDI

MELİKGAZİ İLDEM BÖLGESİNE BİR PARK DAHA KAZANDIRDI

PAŞAYEVA:MUSUL VE KERKÜK BİZİMDİ.SENARYOLARLA ELİMİZDEN ALDILAR

PAŞAYEVA:MUSUL VE KERKÜK BİZİMDİ.SENARYOLARLA ELİMİZDEN ALDILAR

EVLİYANIN İŞİNE KARIŞILMAZ
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 10 Aralık 2015 - 17:20:04

Bağdat hâkimlerinden Ebu Abdullah anlatıyor:
Zamanın yetiştirdiği ender evliyalardan (Allah dostlarından) Bişri Hafi (Allah ondan razı olsun) kerametini şöyle naklediyor.
Bağdat’ta bir tüccar arkadaşım vardı. Çok zengindi. Bir gün baktım bütün malını mülkünü fakirlere dağıtmış, iyi bir Müslüman olmuştu. Bunun sebebi ise, bir gün Bağdat’ın bir camisine Cuma namazı kılmaya gittim. Namazı kıldıktan sonra gördüm ki, Bişri Hafi camiden çıktı acele acele bir yere gidiyordu. Bende kendi kendime zühüd ve takva sahibi dünyaya düşkün olmayan haramlardan sakınan bir zat acele acele böyle nereye gidiyor diye takip ettim. Gördüm ki önce bir fırına girip ekmek aldı, sonra kebap yapan bir yere girip kebap aldı sonra da bir helvacı dükkânından helva aldı. Bende kendi kendime böyle bir zatın bunları alıp yiyeceğine kızdım. Fakat nasıl yiyeceğini merak edip takip etmeye devam ettim.
Bir süre sonra bir köye vardı. Köyün camisine girdi. Baktım ki camide yatalak bir hasta var. Bişri Hafi kebapçıdan ve helvacıdan aldıklarını lokma lokma edip yatan kişiye yedirmeye çalıştı.
Ben bu arada köyü merak ederek biraz dolaştım. Ve sonra hastanın yanına gelerek durumdan haberdar olmak için hasta ile konuştum. Fakat Bişri Hafi’yi göremedim. Bişri Hafi’yi sordum bana “O Bağdat’a gitti” , “ancak bir hafta sonra gelir” diye karşılık verdi. Tekrar ben hastaya “Burası Bağdat’a ne kadar mesafe” deyince, hasta bana,” 40 fersahtır (240km)” dedi. Ben bu yolu gidecek param yok, burada kimseyi tanımam ve bu yolu yürüyemem dedim. Hasta şahıs onu bekle dedi, ve beklemek mecburiyetinde kaldım. Ancak Bişri Hafi Cuma günü geldi. Hastayı aynı şekilde doyurdu. Giderken o şahıs Bişri Hafi’ye “Bu adam Bağdat’tan senin arkadaşın. Geçen hafta seninle beraber gelmiş. Bir hafta burada kaldı. Onu tekrar yerine götür.” dedi.
Bana, “Sen benimle buraya niye geldin?” dedi. Ben özür dileyerek hatamı söyledim ve af dilem. “Haydi, kalk ve yürü” dedi. Akşama kadar yürüdük, akşam olmak üzere iken bana “Sen Bağdat’ın hangi mahallesinde oturursun” dedi. Ben “falan mahallede otururum” deyince “O mahallenin yolu burasıdır. Git ve arkana bakma” dedi. Ben ondan sonra tövbe ettim bir daha böyle işlere karışmadım.
Görülüyor ki Allah dostları durumları ve davranışları ilk etapta halk nazarında hoş karşılanmamakla beraber nihayetinde müspet olarak sonuçlanır.
**
UZUN SECDE Günlerden bir gün Hz. Peygamberimizin değerli sahabelerimden olan Abdurrahman Bin Avf Peygamberimize uğradığında ne görsün Hz. Peygamber Efendimiz namaz kılar, yalnız secdesini öyle uzun yapar ki (yani )secdede çok kalır. Abdurrahman bin Avf durup Hz. Peygamberi bekler ve secde uzun sürdüğü için oluşu onu korkutur. Hz. Peygamberimiz secdeden başını kaldırıp da selamı verdikten sonra, ya Resulallah senin secdede fazla kalışın beni oldukça kor kuttu, niçin secdede fazla kaldın. Hatta nerede ise dünyanı değiştirdin zannet tim. Hz. Peygamber efendimiz: Ey Abdurahman, Cebrail bana geldi, senin üzeri ne salâtı selam getirene selam olsun dedi ve ilave etti, kim senin üzerine salâtı selam getirir ise bende onun üzerine selam getiririm dediğinde bende Allaha şükür olsun diye secdemi uzattım. Demek ki Hz. Peygamberin ümmetinden her kim peygamber üzerine salâtı selam etse, Meleklerin medhu senasına ve Peygamberin yüce şefaatine namzet olur.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz