PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

FERİDE GERDELMAN YAZIYOR…BEN SİZİ YARIN ARARIM
FERİDE GERDELMAN YAZIYOR…BEN SİZİ YARIN ARARIM

Acil bir telefon görüşmesi için istasyonun piknik bölümünde durdum. Elimdeki belgelerde telefon numarayı telaş ile aramaya çalışırken, yanımda bir araba durdu. Önce bir kadın mutsuz bir şekilde çıktı. Sonrada bir erkek. “Bu duygusuzluk, bu soğukluk nefesimi kesiyor. Duygusuz bir yaşam ölümmüş. Anlıyor musun beni Alp? Anlıyor musun? Ben Ölüyorum.. Sanki ruhum çıkmış ve bedenimi hareket […]

Acil bir telefon görüşmesi için istasyonun piknik bölümünde durdum.
Elimdeki belgelerde telefon numarayı telaş ile aramaya çalışırken, yanımda bir araba durdu.
Önce bir kadın mutsuz bir şekilde çıktı.
Sonrada bir erkek.
“Bu duygusuzluk, bu soğukluk nefesimi kesiyor. Duygusuz bir yaşam ölümmüş. Anlıyor musun beni Alp? Anlıyor musun? Ben Ölüyorum.. Sanki ruhum çıkmış ve bedenimi hareket etmeye zorluyorum.” dedi kadın. Adam kadına suskun suskun baktı. Duygusallıktan çok uzakta olan bir insan olduğu belli idi. Sonra bir anda konuşmaya başladı.
“Biliyorum…” dedi. Ben arabada otururken duyduğumun etkisi altında çırpınırken, kadın kimbilir ne kadar yıkılmış idi.
“Biliyor musun?” diye sordu kadın.
“Evet biliyorum…” dedi adam.
Kadın başını sağ tarafına çevirdi ve adama bakmak istemedi. Usulca gözlerinden yaşlar aktı. Sonrada ağlayarak koştu ve bir bankta hıçkırarak kendini bıraktı. Adamda olduğu yerde öyle kadının koşusunu izledi. Artık dayanamamıştım… Arabanın kapısını açtım.
“Gitsene kadının peşinden? Ne duruyorsun? Neyin oluyor hem o bayan?” dedim.
“Eşim oluyor. Belki yalnız kalmak istiyor. Gideyim mi? Bir gideyim o zaman.” dedi. Sanki üzerime bir insan kaynar su dökmüş gibi bakakaldım. Evet, söz bulmakta zorluk çekmiştim. Adam gitti… Bende gökyüzüne biraz baktım. Uzaktan o bayanı görmek, beni de yıkmıştı. İçimden bütün güzel dilekleri ona gönderdim.
Sonrada… Tam o anda telefonum çaldı. Acil olan telefon görüşmem birden hafif olmuştu.
“Ben sizi yarın ararım…” dedim ve kapattım.

İKİ GÖZÜM
Ben konuşmayı bilmem iki gözüm
“Can’ım” diyemem öyle herkese
Sonra ne bileyim milletin içinde
öyle kendimi anlatamam
Dilim dönmez
Ürkerim
Çekinirim
Öyle ön sıralarda oturmayı
kendime yakıştırmam
Buz tutmuş gibi otururum bir köşede
Buz tutmuş gibi seyrederim insanları
Bazen çocukça gülerim
Bazen yalnız gülümserim
Bazende öyle durgun durgun bakarım
Kendim düşünce gülerim kendime
Ama düşüren olursa yıkılır ve
paramparça olurum
Kaçarım kalabalıktan
Yürürken ağaçlara dokunurum
Sonra eğilir toprağı koklarım
Rüzgar tenime dokunur
Kuşlar ve kelebekler etrafımda uçar
Sonrada severim mesela
Severim ve düşünürüm
Düşündükçe özlerim
Özledikçe ararım
Ben konuşmayı bilmem iki gözüm
Ne desem boş olur zaten
Yüreğinden anlayan
Gözlerime bakan az olur iki gözüm
FERİDE GERDELMAN

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz