CANIMIZ VE MALIMIZ SİZE EMANET

CANIMIZ VE MALIMIZ SİZE EMANET

ERCİYESSPOR VE ŞEKERSPOR KAPANDI

ERCİYESSPOR VE ŞEKERSPOR KAPANDI

NURULLAH AYDIN YAZIYOR… KİŞİLİKLER VE YAŞAM ANLAYIŞLARI

NURULLAH AYDIN YAZIYOR… KİŞİLİKLER VE YAŞAM ANLAYIŞLARI

MUAMMER YILMAZ’IN KALEMİNDEN TAHTA AT

MUAMMER YILMAZ’IN KALEMİNDEN TAHTA AT

İŞKUR VE OSB “İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ” İMZALADI

İŞKUR VE OSB “İŞBAŞI EĞİTİM PROGRAMI İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ” İMZALADI

GEVHER NESİBE HATUN KİMDİR?
  • OSMANİKİNCİ
    • OSMAN İKİNCİ
    • osmanikinci@kayserihakimiyet2000.com
    • 13 Nisan 2018 - 11:30:45

Gevher Nesibe, Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev’in kız kardeşidir.
Rivayet edilmektedir ki,Gevher Nesibe evlilik çağına gelince Selçuklu Kumandanlarından birisi O’na talip olur ve evlenmek ister.Ancak ,abi Gıyaseddin , bu kumandandan Selçuklu geleneği icabı bir şart koşar.Bu şudur,emrindeki askerlerle bir bölgenin fethedilmesi ve Selçuklu sınırlarını ,topraklarını genişletilmesi talebidir.Ve öylede olur,kumandan sefere çıkar geniş bir bölgeyi Selçuklu topraklarına katar. Fakat muharebe çok çetin geçer ve bu kumandan yaralanır,kan kaybeder ve Kayseri’ye döner tedavi edilir, bir türlü çare bulunamaz, geç kalınmıştır ve evlenemeden vefat eder. Bu ölüm olayı Gevher Nesibe’yi çok üzer. O’nu sarsar ve yatağa düşürür. O dönemin hekimleri Gevher Nesibe’yi tedavi edebilmek için her çareye baş vurular,fakat bir çare bulamazlar.Ö lüm döşeğinde yatarken abisi Gıyaseddin Keyhüsrev ziyaretine gelir ve vasiyetini sorar.
“Sevgili kardeşim,iki gözüm ve bacım,görünen o ki sen rabbine yürüyorsun.Yarın Huzur-u İlahide sana karşı hizmetini yerine getirmemiş olmayayım. Bu hakkını nasıl ödeyeyim senin? Benden ne istersin? Bir vasiyetin var mı?
Yorgun ve bitkin Nesibe başını kardeşine doğru çevirir, tebessümle yüzüne bakar.İki eliyle O’nun elini tutar ve kısık bir sesle şunları söyler.
“Sevgili ağabeyim, takdire tedbir çare değildir.Bizi yaratan bize nasıl bir kader tayin etmişse,o tecelli edecektir.Bunu kabullenmemek Allah’ın iradesine isyan olur.Biz doğduğumuz andan itibaren beraberimizde taşıdığımız ölüm cevherini kendimize ziynet sayarız.Yine de ahirette benim ruhumun rahat etmesini istiyorsan bir şifahane(hastane) yaptır.Öyle bir şifahane olsun ki burada hem gönüller hemde beden acıları dindirilsin,hem ikisinin de tedavisi yapılsın.Babamdan düşen miras ile nekadarına yetiyorsa sen o kadarını harca ve ceddimizin şanına yakışır bir eser meydana getir”
Gevher Nesibe hanım bu vasiyetinden bir süre sonra ruhunu rabbine teslim eder ve daha önceden hazırlanan kabrine konur.Kardeş Gıyaseddin hemen inşaata başlar,Nesibe hanımında türbesini içine alacak biçimde bu günkü Şifaiye Gıyasiye Medresesini 1205 yılında tamamlar.Hemen hizmete açılır ve hem tıp eğitimini, hemde sağlık teşkilatımıza 700 sene hizmet verir.Medrese iki bölümden oluşur.Birinci bölüme Gıyasiye adı verilmektedir.Burası okul kısmıdır.Burada dünyanın ilk tıp tahsili başlatılmıştır.Burada eğitim gören öğrenciler “Şifahane” denilen ikinci kısımda pratik yapmışlardır.
Bu şah eserin dünya çapında bir diğer ünü de ruh hastaları için yapılmış olan “Tımarhane”dir. 18 ayrı odalardan oluşan bölümleri ile hastalarına şifalar sunmasıdır.Dünyada ilk defa musiki,su sesi ve güzel koku ile hastalar tedavi edilmiştir.Aynı dönemde Avrupa’da ruh hastası olan hastalar papazların kararı ile ya yakılır ya da öldürülürdü.Gerekçe ise bu hastaları “şeytan çarpmış”,topluma zararlı görülmesi gösterilmiştir.
Günümüz de bu medrese Gevher Nesibe Tıp Müzesi olarak hizmet vermektedir.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz