GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

GENÇLERBİRLİĞİ SOYUNMA ODASINDA KAVGA ÇIKTI

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

SUMUDİCA: “BUGÜN KAZANMAYI HAK ETTİK”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

MESUT BAKKAL: “BATACAKSAK İKİMİZ DE BATACAĞIZ”

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

JULİEN HASTALIĞINA FRANSIZ KALMADI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

OKULLARARASI HENTBOL GENÇ KIZLAR MÜSABAKALARI TAMAMLANDI

GÜZEL AHLAK VE AFFEDİCİ OLMAK
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 1 Ocak 2015 - 16:07:34

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed Allah’ın rahmeti üzerine olsun. Ashabı ile birlikte otururlarken, Yahudilerden SENE BİN ZEEYİT isimli biri gelir.

Oldukça âlim olan bu kişi, Hz. Peygamberin yanına ulaşmak için bütün sahabeyi yararak ilerler, elbisesini şiddetinden, öfkesinden dolayı toparlayarak Hz. Peygambere, sizdeki olan alacağım parayı, acele öde diye çıkışmaya başlar. Daha sonra devam ederek sizler, Haşim oğulları bizlere olan borçlarınıza karşı çok tutarsızsınız diyerek Hz. Peygamber Efendimizin kalbini incitir.

Hz. Peygamber Efendimiz ise bu Yahudi’den biraz borç almış idi, ancak ödeme günü henüz tamam olmamıştı. Sonra mecliste bulunanlardan Hz. Ömer yerinden fırlayarak kılıcını çekip müsaade et Ya Resullallah kafasını uçurayım şu Yahudi’nin dedi. Hz. Peygamber, Ömer’e seni bu hale iten nedir, ben ve sen adama borçlu durumda olduğumuz halde, iyi bir karşılık vereceğimiz yerine, boynunu vurmak nerden çıktı der. Bu hali Cihan Peygamberinden işiten Yahudi şöyle karşılıkta bulundu, Sen hak Peygamber olarak gönderen Allaha yemin ederim ki, ben buraya borcumu almak için değil de, sizin ahlakı durumunuzu denemek için geldim, diye karşılık verdi. Çünkü alacağım borcumun henüz zamanı gelmemiş idi. Ancak bizim kitabımız Tevrat’ta seninle ilgili bütün konuları okudum, şimdi bilakis gözümle gördüm ve şahit oldum ki hepsi gerçekmiş.

Tek bir vasfını bilmiyordum oda ahlakı durumun idi, gördüm ki cahile karşı cahilane değil de, bilakis karşıdakini incitmeyecek bir şekilde karşılık verişin beni her yönü ile memnun etti. Şimdi ise sizin gerçek Peygamberliğinizden şüphem kalmayarak (EŞHEDÜENLAİLAHEİLLALLAH VE EŞHEDÜENNE MUHAMMEDEN ABDUHU VE RASÜLÜHÜ) diyerek gerçek imanın tadını alır ve İslam’la şereflenir. Daha sonra Hz. Muhammed’e şöyle der, Ey Muhammed senden alacağımı istemiyorum, sen onları Müslümanların fakirlerine sadaka olarak dağıt diye beyanda bulundu.

Burada alınacak husus, doğruluğun, hoşgörülüğün, samimiyetim halledemeyeceği hiç bir husus yoktur. Allah bizleri gerçek doğrulardan eylesin.

 

PEYGAMBER KABRİNİ ZİYARET EDEN BİR EMEVİ HALİFESİ

Yine Medine şehrinin yıldızlarından büyük âlim Said Bin Müseyyeb bir gün Peygamber mescidinde ders okuturken, mescidi ziyaret niyeti ile, yanında Medine valisi Ömer bin Abdülaziz oluğu halde mescide teşrif eden Emevi halifelerinden (ABDÜL MELİK OLU VELİD) ders okutan âlime yaklaşarak “Esselamü aleyküm” diye selam verir. Bunun üzerine Büyük âlim Halifeye karşı “Ve aleykümüsselam” diye karşılıkta bulunur. Ancak Halifenin yanında bulunan, Ömer bin Abdülaziz Halifen salamına hafifçe selamla karşılıkta bulunan büyük âlim Said bin Müseyyeb’i, Halife bir tehditte bulunur korkusu ile, münasip bir şekilde halifeye, “Ey müminlerin Emiri belki sesinizi Said bin Müseyyeb duymamıştır.” Bunun üzerine Halife biraz daha âlime yaklaşarak ve sesini yükseltmek sureti ile “ESSELAMÜ ALEYKUM” der. Bunun üzerine yine Âlim celil (baid bin müseyyeb) sakin bir eda ile karşılıkta bulunur. Yine Ömer bin Abdülaziz, Halifeye, belki âlimin görüşü zayıf olabilir diye söyleyince, nihayet Halife ilerleyerek dersle meşgul olan âlimin elini tutarak musafaha eder ve önüne oturur. Halife yanındaki bulunan Medine valisi Ömer bin Abdulazize dönerek, “Ey Ömer, anladığım kadarı ile Üstad’ın görmesi de, duyması da gayet güzel. Ancak büyük âlim (Said bin Müseyyeb) Allah korkusundan dolayı sesini daha fazla çıkarmadığı ve bu durumu ile herkesi Allah korkusuna davet etmesinden dolayı örnek olmuştur. Nihayet kul olarak nerede olursanız, olun daima Allah korkusunu hatırlayarak, kendisini kontrol altında tutması gerekmektedir. Birde cihan Sultanı Hz. Muhammed S.A.V. Efendimizin huzurunda olursanız daha başka olmanız gerekmektedir.

Bu konuda Yüce Allah kişiyi (Yani kulunu) nerede ve ne zaman olursa olsun davranışlarının ölçülü olmasını buyurarak, bir ayeti celilesinde mealen der ki “EY İNANANLAR, SESLERİNİZİ, PEYGAMBERİN SESİNİN ÜZERİNE ÇIKARMAYIN. BİRİ BİRİMİZLE KONUŞTUĞUNUZ GİSİ ONUNLA (PEYGAMBERLE) ÖYLE YÜKSEK KONUŞMAYIN. SÎZ FARKINDA OLMADAN AMELLERİNİZ B0ŞAGİDEBÎLİR” (Hucurat-2 )Kişinin hareketi hususunda gereken ifade edilmektedir.  Allah cümlemizi dünyada tutumlu yaşamayı nasip eylesin.         

 

 

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz