Kayseri kültür ve sanat Dünyasından bir bir yıldız daha kaydı.
Adnan Büyükbaş, bugün vefat haberi ile sevenlerini yasa boğdu.
Sevenleri yaptıkları paylaşımlarda acı haberi duyurdu:
Kayseri Akşam lisesinde beraber okuduğumuz çok değerli Adnan Büyükbaş'ın vefat haberini duymanın üzüntüsü içerisindeyim merhuma ALLAHÜ teâlâ rahmet mağfiret eylesin sevenlerinin başı sağolsun sabırlar diliyorum.
ADNAN BÜYÜKBAŞ
Keskin, yuvarlak yüz hatlarını; gür kaşları, sarkık bıyıkları, klasik biçimli burnu tamamlar. Siyah saçları iki yandan ağarmaya ve alnından yukarıya doğru çekilmeye başladı. Yorgunluğunu, sevincini, kızgınlığını hafifçe çukurlarına kaçmış gözleri ele verir. Orta boylu olmasına rağmen geniş omuzları ve biraz artan kiloları ile heybetli bir görünüşe sahip. Seri adımları kendinden emin oluşunun göstergesi.
Sert ve tavizsiz bir mizaç ile hoşgörüyü karakterinde dengelemesini bilmiş. Doğru bildiğini yaşar ve başkalarını da inandırmak için diliyle ve kalemiyle mücadele eder. Sâkin anlarında hassas, nüktedan ve etkili bir hatip. Sinirlendiği zaman hiçbir şey görmez ve duymaz olur. Ancak kızgınlığı kısa sürede geçer. Hata yaptıysa düzeltmesini de bilir.
Edebiyat dünyasına lise yıllarında ileri bir adım atarak girdi. Peş peşe gelen kitapları ve pek çok gazete ile dergide yazdığı yazıları ile kendisine haklı bir şöhret sağladı.
Çok yönlü bir fikir ve sanat adamı olan Adnan Büyükbaş, sanatta “ilkeli bir misyon”un olduğuna inanır. Nazım ve nesir eserlerinde gayesi ile faydalı olmayı amaçlar. Türk insanının yapısındaki bütün özellikleri mazi-hâl-âti bütünlüğü çerçevesinde değerlendirerek özlenilen insan ve toplum tipine ulaşmayı hedefler. Milli ruhun ve dinamizmin korunması için gerekli olan mânâ yüklü mesajı; akıcı, etkileyici üslubuyla gönüllere fısıldar. “Er yaşa erce yaşa” düsturuna bağlı olarak; samimi, gerekçi ve mücadelecidir.
Şiirlerinde günlük olayları, şahsi duyguları klasik edebiyattan ve tarihten aldığı ilhamla yoğurarak mücerret mefhum ve mazmunlarla zenginleştirerek işler. Nazım birimi olarak temaya göre beyit dörtlük ve bentleri kullanır. Kafiye ve ahenge önem verir. Yaşayan Türkçe’yi dilin yapısını zorlamadan orjinal buluşlar ve zengin çağrışımlarla kullanır.
Düşünce sisteminin ve idealinin genel yapısı içindeki yol ayrımı yüzünden uzun süre suskunluğa büründü. Tiyatro çalışmaları ile tablo hazırlama çalışması da yazarlığını gölgeledi. Mesleği ve bu çalışma temposu içinde yazarlığı ikinci plana iterek adeta uyutmaya gayret etti. Fakat içindeki cevher, yılların birikimiyle gönlüne ve zihnine yol açarak ses getirecek eserlere yeniden zemin hazırladı.
Zamanın büyük kısmını o kadar dolu geçirir ki, her zaman yorgun görünür. Konuşurken sadede gelene kadar birbiriyle ilgisiz her şeyi anlatır. Sonra sorar: “Ne diyordum?” veya “Ben bunu niye anlattım?” Muhatabı da konuyu anlamamışsa, “Neyse!” diye geçiştirir.
Adnan Büyükbaş; eğitimciliği, şairliği, yazarlığı; her yönüyle değişik kişiliği, hayata bakışı, yazılı ve sözlü ifade tarzı, sıcak tavırları ve sert çıkışı ile bütünüyle insan olmayı başarmış bir değer. Sınırlı bir çevrede yaşaması, gereksiz ve yıpratıcı çalışmalara yönelmesi yüzünden dünya çapında bir sanat adamı kendi sınırları içinde kalmaya mahkûm oldu. Sanat adına kayıp yılların ardından ses vermeye başlayan eserleri gelecek için hâlâ umut veriyor.
Nurkal Kumsuz, Bu Şehrin Işıkları, Laçin Yayınları.2006






























