GÜNCEL
Giriş Tarihi : 22-01-2026 13:52

SUNGUR: TARİHİ HATADAN DÖNÜLDÜ

SUNGUR: TARİHİ HATADAN DÖNÜLDÜ

Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisi’nin gündemini meşgul eden Kocasinan Bulvarı’ndaki isim değişikliği tartışmaları ve ardından gelen geri adım süreciyle ilgili olarak; şehrimizin hafızasını, esnafımızın mağduriyetini ve yerel siyasetin toplumsal iradeyle olan bağını ele alan kapsamlı bir değerlendirme hazırladım.
​Bültende, kamuoyuna yansımayan teknik ayrıntılar (37 yıllık adres değişikliği külfeti vb.) ve sürecin siyasi arka planına dair görüşlerim yer almaktadır.
Kayseri Halkının İradesi, 37 Yıllık Şehir Hafızası ve Siyasi Takiye Hakkında Kamuoyu Duyurusu
​Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisi’nin, şehrimizin ve dünya tarihinin simge ismi Mimar Sinan’ın (Kocasinan) adını bir bulvardan silme girişimi, toplum vicdanında karşılık bulmamış ve halkın sert tepkisiyle püskürtülmüştür. Ancak yayınlanan son "nezaket" açıklamaları göstermektedir ki; hatadan dönülürken bile halkın aklıyla alay edilmeye, gerçekler örtbas edilmeye çalışılmaktadır.
​Bu süreçle ilgili kamuoyunun vicdanına şu gerçekleri sunuyoruz:
​Sessiz Kalanların "Teşekkür" İronisi: İsim değişikliği kararı alınırken dut yemiş bülbül gibi susan, Mimar Sinan’ın adı silinirken tepki vermeyen bazı oda, dernek ve STK yöneticilerinin; geri adım atıldıktan sonra "teşekkür" sırasına girmeleri ibretlik bir tablodur. Bugün Mimar Sinan’a övgüler yağdıranlar, karar alındığı gün neden sessizliğe gömüldüler? Gerçek başarı, güçlünün nezaketine teşekkür etmek değil, yanlış yapıldığında ses çıkarabilmektir.
​"Çevre Yolu" Gafleti ve 37 Yıllık Hafıza: İl Başkanı’nın, resmi ismi 37 yıldır Kocasinan Bulvarı olan yolu "hala Çevre Yolu olarak biliniyor" diyerek küçümsemesi, kamuoyunu yanıltma gafletidir. Bu ifade, hem şehrin resmi hafızasını yok saymak hem de yapılan büyük hatayı meşrulaştırma çabasıdır. Binlerce esnafın resmi evrakını, tabelasını ve ruhsatını bir gecede geçersiz kılarak; ekonomik krizde halkımıza ve belediye bütçesine devasa bir maddi külfet yüklemeye yeltenmek, en hafif tabiriyle yönetim basiretsizliğidir.
​"Lütuf" Değil, Siyasi Takiye: Kararın iptalini halkın haklı tepkisi yerine bir siyasetçinin "nezaketine" bağlamak, halkın iradesini yok saymaktır. Siyasetçiler halktan çekindikleri için değil, kendi aralarındaki bir protokol gereği lütfetmiş gibi davranarak gerçek bir takiye örneği sergilemektedirler. Kararı iptal ettiren siyasi lütuf değil, Kayseri halkının ortak iradesidir.
​Sağduyu Memnuniyet Vericidir: Her ne kadar bu geri adım halkın iradesi karşısında bir mecburiyet olsa da; şehrimizin hafızasına zarar verecek bu büyük yanlıştan, yol yakınken dönülmüş olmasını sağduyunun bir yansıması olarak görüyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Beklentimiz, bundan sonraki süreçte şehrin değerleriyle inatlaşan değil, toplumun hassasiyetlerini öncelikleyen bir yönetim anlayışının hakim olmasıdır.
​"Ben Yaptım Oldu" Devrinin Sonu: Belediye makamları, bir üst siyasetçiye "yaranma" veya "vefa borcu ödeme" yeri değildir. Bu olay, "biz ne karar alırsak Kayseri kabul eder" anlayışının çöktüğü andır.
​Şehrin trafik, ulaşım ve geçim gibi devasa sorunları dururken, suni gündemlerle kimlere mesaj verilmeye çalışılmaktadır? Kayseri sahipsiz değildir; bu şehrin hafızası da, vatandaşın cebi de hiçbir siyasetçinin oyun alanı olmayacaktır.
​Saygılarımla,
​Enver SUNGUR
Eski Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı

AdminAdmin