ERÜ İLAHIYAT FAKÜLTESINDE MEZUNIYET SEVINCI

ERÜ İLAHIYAT FAKÜLTESINDE MEZUNIYET SEVINCI

7 PARTİ TEMSİLCİSİ BİRLEŞTİ, PARTİ STANTLARINI GEZDİ

7 PARTİ TEMSİLCİSİ BİRLEŞTİ, PARTİ STANTLARINI GEZDİ

ÜNİVERSİTELER ŞEHİRLERİN DİNAMİKLERİNDEN

ÜNİVERSİTELER ŞEHİRLERİN DİNAMİKLERİNDEN

MELİKGAZİ’DEN 3 AYRI SEMTTE 3 ADET TAKSİ DURAĞI

MELİKGAZİ’DEN 3 AYRI SEMTTE 3 ADET TAKSİ DURAĞI

YAHYALI’DA YAZ SPOR OKULLARI TÖRENLE AÇILDI

YAHYALI’DA YAZ SPOR OKULLARI TÖRENLE AÇILDI

HACI BEKTAŞ I VELİ’NİN(k.s.) MAKALAT’INDAN
  • İHSANGÖRÜCÜ
    • İHSAN GÖRÜCÜ
    • ihsangorucu@kayserihakimiyet2000.com
    • 14 Haziran 2018 - 14:21:28

Büyük velinin MAKALAT’ında benim anlayabildiğim kadarıyla esas fikir insanın kendini arındırmasıdır. Kendini arındırmayanların kuru sözlerle boş nasihatlarla cahil insanlara etki etmesi, örneklik teşkil etmesi pek olası değil. O nun şu sözü kainata nizam vermeye yetecek kuşatıcılık ve kurtarıcılıktadır, anlayan, idrak edebilen ve hayatına tatbik eden için.

“Adam gerek ki suya layık ola. Su gerk ki abdeste layık ola. Abdest gerek ki namaza layık ola. Namaz gerek ki Allah Tealaya layık ola” diyen Hacı Bektaşı Veli’nin makalatını adeta müslümanlardan kaçırıyor gizli bir el. Bu mübarek zat bilinmesin, anlaşılmasın deniyor gibi. Bu yazımızda Makalat’ı irdeleyecek alıntılarla okuyucularımızı bilgilendireceğiz inşaallah. İmam ı Azam’ımızı bildiğimiz kadar sevmemiz ve bilmemiz elzem bir Allah dostu Hacı Bektaş ı Veli hazretleri. O eserin  girişinde söyle diyor:

-Yüce Allah ,Hz.Adem’i dört türlü nesneden yarattı, dört kısma ayırdı.Dört bölüğün dört türlü arzuları ve dört türlü halleri vardır.

ABİDLER

Abidler dinin farzlarını,vaciplerini yapan haramlardan istiğna eden şeriata uyanlardır.Asılları-mayaları-yel’dendir. Yel hem şifa verici,hem kuvvettir. Bu sebeple bunlar gece gündüz Hak Tealaya ibadetten ayrılmazlar. Yel esmeyince ekinler samanından ayrılmaz,bütün alem kokudan helak olurdu. Öyle ki bu dünyada ne varsa ,helal haram, temiz ve pis hepsi şeriatın getirdiği emirlerle bilinir.Bu husus En’am 59.ayeti kerimesinde “Gaybin anahtarları onun yanındadır.Onları ancak o bilir.Karada denizde ne varsa yine o bilir.Bir yaprak düşmez ve yerin karanlıklarına bir tane girmez ki,O bilmesin. Yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki o herşeyi açıklayan kitapta bulunmasın”

ZAHİDLER

Zahidler ihtiraslarını-Ego- maddi dünya sevgisini terkeden zahidlerdir. Bunların aslı ateştendir ve bunlar tarikat ehlidir. Bu sebeple gece gündüz yanmaları kendilerini yakmaları lazımdır. Her kim bu dünyada kendini yakarsa,yarın ahirette huzur u ilahide azaptan kurtulacaktır. Şunu iyi bilin ki bir kez yanan başka yanmaz.Kur’an’ı Kerim Ali ayeti kerimesinde bu hususa değiniyor.”Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, yakıtı insanlar,suçlular ,kafirler,putperestler ve mabut saydıkları taşlar olan ateşten korunun. Bu ateş, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini inkarda ısrar eden nankörler için hazırlanmıştır.”

ARİFLER

Arifler kendilerini-nefs ve Rablerini tanıyan seçkin müminlerdir.Bunların aslı su’dandır ve bunlar marifet bölüğüdür.Su kendi temizdir, hem de temizleyicidir.Bu sebeple kendini ve rabbini tanıyan arifde hem temiz olmalı hem de temizleyici.Kendilerini ve Rablerini tanıyan arifler katında her sözün üç yüz yüzü ve bir arkası vardır. Mana ehli katında ise her sözün yetmiş iki yüzü ve bir ardı vardır.Ayrıklar,cahiller  bilgisizliklerinden-hakikatin bilgisi-sözün ardını söylerler de kendilerini ateşe atarlar. Fakat kendini ve rabbini tanıyan arifler her kelimenin yüzünü söylerler de ateşten kurtulurlar.

Su temizdir ve temizleyicidir,sonra temiz su herhangi bir kaba girerse , o kap suya döner,su gibi temizlenir.Aynı zamanda kendinden başka şey kalmaz,birikmez ve rengi de belli olur. Pisliği dışarı atar.

Kendilerini ve rablerini tanıyan ariflerin vicdan ve gönül temizliği herkesçe bilinir,tekrar aslına döner birleşir. Arifler nezdinde şirk pistir,murdardır,şirki kalplerinde bırakmazlar,dışarı atarlar.

Kendileri,gönülleri,vicdanları temizdir, başkalarının da vicdanlarını, gönüllerini temizlerler.

Öyleyse şunu bilmek gerekir ki, kendisini arındırmayan başkasını arındıramaz.

AŞIKLAR

Allah’a aşık kullar, hakikat ehlidir aslı topraktır.Toprak teslimiyet ve Allah’tan olana rızayı temsil eder.Bu yüzden aşık da teslimiyet ve rıza içinde olmalıdır. Nitekim Rasulullah S.A.V.”Her nesne tekrar aslına döner. Arifler şöyle der; İnsanın üç dostu vardır. Ne zaman ben ölürüm birisi evde, birisi yolda kalır, birisi ise benimle beraber gelir.Evde kalan malımdır, yolda kalan hısımlarım ve ailemdir,benimle beraber gelenler ise iyiliklerim ve amellerimdir.

Aşıkların üç vasfı vardır. öncelikle Allah’ın eserlerine dikkat nazarıyla bakmak. İkinci olarak Allah’ münacaatta bulunmak,sürekli

yakarmak.Üçüncü özellikleri; Allah aşkına keşif halinde alemi seyirdir. Aşıklara yüce Allah’ı nasıl bildin diye sorulursa: -Yüce tanrıyı kendimizden,kendimizi de yüce Allah’tan bildik. Sözümüzün delili Hz. Peygamberimizin “Kendini bilen rabbini bilir -men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu-hadisidir derler.

 

 

  • Etiketler

You must be logged in to post a comment.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz