Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com

HAYRETTİN DOĞAN’IN KALEMİNDEN VE OBJEKTİFİNDEN ANITKABİR’DE BİR 10 KASIM’IN ARDINDAN…..

Bu haber 14 Kasım 2018 - 11:26 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.
HAYRETTİN DOĞAN’IN KALEMİNDEN VE OBJEKTİFİNDEN ANITKABİR’DE BİR 10 KASIM’IN ARDINDAN…..

Merhaba güzel ülkemin güzide insanları…

Bu yazımı 11 Kasım sabahından Ankara’dan,Başkent’ten yazmaktayım.

Bir 10 Kasım’ı daha geride bıraktık.10 Kasım 1938’de yüce Türk milletinin büyük önderi Atatürk’ü kaybettiğimizdeki hüzün;aradan geçen 80 yıla rağmen yine aynı düzeyde, ıslaklıkta.

10 kasım 2018 cumartesi günü saat 9:05’de tüm Türkiye’de hayat yerini gözyaşlarına bıraktı.Bir yanda sirenler, diğer yanda araçların kornaları yeri göğü inletti adeta.

Tüm bunlar yaşanan hüznün yanında az kalırdı.Bende 10 kasım 2018 sabahı saat 9:05’de,Ankara Mithatpaşa caddesinde bulunan Yüksek Seçim Kurulu yakınlarındaki Atatürk heykeli önündeydim.Acaba “O An” güzel fotoğraf kareleri yakalayabilir miyim diye heykelin önüne gittim.

Acaba saat 9:05’de heykeli öpen bir çocuk,heykelin önünde ağlayan bir anne bulabilmekti amacım ama nafile…

O anlardaki tek aksiyon araçların kornalarının ve sirenlerin sesleriydi.

Gerçi saat 9:05’de Ankara’da olunması gereken en anlamlı yer Anıtkabir’di ama maalesef o saatlerde öncelik protokolündü.

Halkımızla beraber Tandoğan meydanından Anıtkabir’e geçtim.

Anıtkabir’in Tandoğan kapısı adeta ana-baba günüydü.Toplumun her kesiminden Atatürk severler atalarına koşmuştu.Burada beni üzen iki durum oldu.

Birincisi içeriye alınmak için kapıda 1 saate yakın bekletilmemiz,diğeri ise marşlar,şarkılar söylenirken gençlerin bazılarının eserlerin sözlerine cep telefonlarından internete bağlanıp okuyabilmeleri oldu.

Sigara dumanlarının rahatsız etmesi de bir diğer olumsuz durum oldu.Bunların hepsi akılda soru işaretleri bırakmaya yetti.

Onlar,bu ülkenin bekası için,geleceği için gözlerini kırpmadan savaşan kahramanlarımız;onlar şanlı Türk ordusu;onlar Mustafa Kemal Atatürk komutanlığındaki ebedi gururlarımız.İşte bu günde atamızın 80. ölüm yıldönümü.

Hayatını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurmaya ve ilelebet payidar kalmasına adamış,adını mücevher taşa yazdırmış dünya liderinin,başkomutanın 80. ölüm yıldönümü bugün.

O sadece kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti devletini düşünmekle kalmamış,yurtta sulh cihanda sulh ilkesini benimsemiş büyük devlet adamıydı.

O ki kendisini tutuklamaya gelen İngiliz subayını bakışlarıyla adeta eriten gerçek bir savaş ustasıydı.”Cephede kazanılan savaşı masada kaybetmemek” adına usta bir politikacı olmasını bilen yine Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.Türkiye Cumhuriyet’i siyasi tarihinde gönüllü olarak kendisine rakip çıkmasını isteyen tek liderdi.

O biliyordu ki her insanda olduğu gibi kendisinde de hata yapabilme ihtimali vardı ve bu yüzden en yakın silah arkadaşı İsmet İnönü’den kendisine siyasi rakip olmasını istemişti.Bunun adına da demokrasi deniliyordu.

Ülke harap ve bitap düşmüş olsa da onun için “umut”her zaman vardı.

Bunun adı da mücadeleydi.Vatan savunması için silah yoktu,bulunurdu.Para yoktu,bulunurdu ona göre. Ordu yoktu,kurulurdu.Nitekim de öyle oldu.Her ne kadar kendisini 10 kasım 1938 sabahında kaybetmiş olsak da kurduğu Cumhuriyet yaşamaya devam etmektedir ve yaşamaya da devam edecektir.

Onu anlatmaya ne kalemin boyası dayanır ne de kağıt yeter.

Ne benim ne de sizin zamanınız yeter buna.Ankara’daki misafirhanemde yazmaya başladığım yazımı Ankara otogarında sonlandırıyorum.Saat 23:40 ve birazdan yola çıkma zamanı.

Esen kalın,sağlıcakla kalın,Cumhuriyet’le kalın,hoşçakalın… HAYRETTİN DOĞAN

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA