HACILAR’DAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GÜÇLENDİRME VAKFI YARARINA KERMES

HACILAR’DAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GÜÇLENDİRME VAKFI YARARINA KERMES

BİR YILDA 2 MİLYONLUK HIRSIZLIK YAPTILAR

BİR YILDA 2 MİLYONLUK HIRSIZLIK YAPTILAR

KTO MECLİS BAŞKANI CENGİZ HAKAN ARSLAN OLDU

KTO MECLİS BAŞKANI CENGİZ HAKAN ARSLAN OLDU

HACI MEHMET ÇARŞIBAŞI, HAKK’A YÜRÜDÜ

HACI MEHMET ÇARŞIBAŞI, HAKK’A YÜRÜDÜ

ÖNEMLİ OLAN İNSANA YATIRIM

ÖNEMLİ OLAN İNSANA YATIRIM

HEDEF ÜLKE TÜRKİYE-16
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 14 Şubat 2018 - 11:11:37

Görülüyor ki, El Kaide konusunda kendisinin ve “düşmanları” denilen unsurların başka başka hesapları vardı. “SSCB’nin Afganistan’da çökertilmesinden sonra” denilerek, El Kaide’nin bu sefer de “ikinci düşmanı” olarak gördüğü ABD –Batı –İsrail üçlüsünü, “terör yoluyla” denilerek çökertme planları tamamen “yanlış değerlendirmeler ve hesaplar” üzerine yapılmıştı. “El Kaide böyle istiyor” diye bütün İslam dünyasının adı geçen üçlüye karşı “topyekun isyanı” nın şartları yoktu. Böyle bir ortam da terör ancak ve ancak bahsedilen üçlünün ekmeğine yağ sürerdi. Bunlar için “Zaten terörden beslenenler” deniliyordu. El Kaide’nin Kapitalist dünyayı “Terörle çökertme planı”, tamamen tersine dönmüş, bu dünya, Komünizm yıkıldıktan ve SSCB dağıldıktan sonra kendisine en büyük tehdit olarak İslam’ı ve İslam dünyasını gördüğü için, bunu ezmek uğrunda El Kaide’nin akılsızca başvurduğu terörü kendi lehine adı geçen dünyayı dizayn için kullanmış, özellikle İsrail’e “Büyük İsrail’in kurulması” emeli uğrunda da büyük bir fırsat vermiştir. Öyle ki, böyle bir dizayn için “El Kaide’yi Amerikan ve İngiliz istihbaratları kurdu” değerlendirmesinin yanında, onlara yardım için İsrail’in istihbarat teşkilatı Mossad’ın “yardımları” na da vurgu yapılmıştır. Sonra, El Kaide, yanlış hesaplarıyla Siyan –Haçlı ittifakının “medeniyetler çatışması” tezinin ortaya çıkmasına yol açarak, adı geçen ittifakın fikir düzeyinde kalmayarak fiiliyata dökülmesine de yol açmış, Başkan Bush’un 11 Eylül’den sonra takip edeceği politikayla bu apaçık görülmüştür.
Başkan Bush’un Sertleşen Üslubu veya III. Dünya Harbi’nin İlanı
Başkan George W. Bush II Eylül saldırılarından sonra izleyeceği politikanın temel unsurlarını neler olacağı konusunda 27 Eylül 2001’de Kongre’de yaptığı konuşmada oldukça detaylı ve sert mesajlar verdi.
Konuşmasının bir bölümü şöyle idi: “ Elimizdeki tüm kaynakları, her türlü istihbarat aracını, her türlü hukuki yaptırımı, her türlü mali etkiyi ve gerekli her türlü silahı kullanarak global terör şebekelerini mahkum edeceğiz. Teröristlerin mali kaynaklarını kurutacağız, birini diğerine düşüreceğiz, onlar bir yerden başka bir yere kaçacaklar ve sığınacakları yer kalmayıncaya kadar süreceğiz. Teröristlere yardım eden veya onları barındıran devletleri takip edeceğiz. Dünyanın neresinde olursa olsun devletlerin bir karar vermesi gerekir. Bizimle misiniz yoksa teröristlerle mi? Bugünden itibaren teröristleri barındırmaya ve desteklemeye devam eden bir devlet, ABD tarafından düşman bir rejim olarak dikkate alınacaktır. Ulusumuzun şunu bilmesi gerekir ki: Saldırılardan muaf sayılamayız; fakat teröristlere karşı Amerikalıları korumak için gerekli savunma önlemlerini alacağız” ( Abdullah Ural, 11 Eylül Sonrası ABD’nin Ortadoğu Politikası ve Türkiye’ye Yansımaları, Akademik Kitaplar, İstanbul, 2009, s. 27)
Bush’un konuşmasında yaptığı “biz ve onlar” ayrımı, Soğuk Savaş dönemine benzer ve onun bitiminden sonra, dünyamızın yeni bir kutuplaşmaya ayrıştırılacağı ve 11 Eylül’e bakıldığında bunun yeni bir küresel savaşın milat başı olacağı anlaşılıyordu. Savaş o derece büyük olacaktı ki, “Neoconların güdümünde gazete” denilen New York Times’in yazarı Thomas Friedman, bunun “Üçüncü Dünya Savaşı” olacağından bahsediyordu. (Pilger, s. 117)
Hayatında hiçbir kural tanımayan yaratıklara “Haydut” sıfatı verilmiştir. “Haydut varlık”, kendisinden üstün bir varlığın olmasını istemiz. Bu uğurda her şeyi yapmak onun için meşrudur. Amerika açısından Kennan’ın vurguladığı “üstünlük” ve “eşitsizlik” i sağlamak uğrunda, “İnsan hakları, demokrasi için kafa yormayalım” demesi, verdiği mücadelelerde her zaman bunun meşruiyet kaynağı olarak “İnsan hakları, demokrasi mücadelesi” verdiği konusunda dem vuran Amerika’nın mücadelesinin hiç de böyle olmadığı, işine geldiğinde demokrat gelmediğinde anti- demokrat olduğu tarihi boyunca izlenmiştir.
Amerika’nın kendi üstünlüğü için bu kural tanımaz sıfatı sebebiyle ona dünya devletleri içinde “Haydut Devlet” denilmiş, hatta bunu geniş olarak ispatlamaya yönelik olarak, William Blum tarafında “Haydut Devlet Dünyanın Tek Süper Gücü İçin Bir Rehber” isimli kitap yazılmıştır. Bizde bu kitabımızı yazarken yer yer bu kitaptan faydalanıyoruz.

11 Eylül “Yaratıcı Kaosu” u ile Gelen
“Büyük Ortadoğu Projesi”nin Ortaya Çıkışı

Büyük Ortadoğu Projesinin erkenden ifade edilmeye başlanması: Büyük Ortadoğu Projesi, SSCB’nin dağılması ile ortaya çıkan Amerika’nın “Yeni Dünya Düzeni Projesi” nin bir “alt versiyonu” olarak, erkenden 1995’de dile getirilmemeye başlandı.
BOP, 1995’de National Strategiç Studies (Amerikan Ulusal Stratejik İncelemeler Enstitüsü) ve National Defence University (Ulusal Savunma Üniversitesi) tarafından hazırlandı. Hazırlanan metin, National Forces Quarterly’in (Amerikan Silahlı Kuvvetler Dergisi) sonbahar sayısında “The Great Middle East” (Büyük Ortadoğu Projesi) başlığıyla yayınlandı. Yazının içeriğinde BOP, Ortadoğu petrolleri üzerinde hakimiyet sağlanması, bölgede Amerika’ya alternatif hegemonyalara izin verilmemesi, kitle imha silahlarının önlenmesi, terörün bitirilmesi, ekonomik ve politik reformlarla, İsrail’in güvenliğinin esas alınması esasları üzerine formüle edildi. (Atilla Akar, Büyük Ortadoğu Kuşatması, s. 21 – 22) (Devam Edecek)

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz