Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
GÜNER KARABULUT

HİSSELER ASLINDA KİMİN?

Bu haber 15 Ekim 2018 - 12:20 'de eklendi ve 46 kez görüntülendi.
HİSSELER ASLINDA KİMİN?

Kurtuluş savaşının silahlı kısmı kazanılmış, düşman arzu ettiğimiz olmasa da makul sayılabilecek sınırlar dışına çıkarıldıktan sonra asıl “Kurtuluş Savaşı” yeni başlamıştı. Bu savaşın adı “Ekonomik Bağımsızlık Savaşı” idi ve bu savaşı yürütecek yetkili mercinin net bir şekilde ortaya konulabilmesi için bazı kararlar alınması gerekiyordu. Yetkinin tamamı TBMM de olabilmesi için Saltanat ile Hilafet birbirinden ayrılarak Saltanat kaldırıldı. Meclis, Sultan Abdülaziz’in oğlu olan Abdülmecid efendiyi halife olarak seçti. Yıl 1Kasim1922
İki başlı bir görüntü vermemek amacı ile alınan bu karar ile Osmanlı Hanedanı son bulmuş oluyor ve tarih sayfalarındaki yerini alıyordu. Bu tarihten dört ay sonra henüz Cumhuriyet kurulmadan Ekonomik durumun görüşülmesi ve alınması gereken tedbirlerin belirlenip, acilen devreye sokulması için İzmir İktisat Kongresi tertip edildi. Yıl 17 Şubat 1923. Bu kongrede çeşitli kararlar alındı ve en önemlilerinden birisi olan “Yerli iki  banka kurulmalı” önerisi idi. İ

İngilizlerin kurmuş olduğu Osmanlı Bankası ve Mithat Paşa’nın Memleket sandıkları adıyla kurulan sandıkların birleştirilmesi ile 1876 yılında kurulan Ziraat Bankası vardı ama yeterli gelmiyordu. Mustafa Kemal’in talimatı ve 250 bin lira vermesi ile 26 Ağustos 1924 yılında Iş Bankası kuruldu. Peki bu 250 bin lirayı nasıl verdi Mustafa Kemal?
Sevr anlaşmasından sonra çeşitli yerlerde başlayan direniş hareketleri, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının önderliğinde bir birlik haline gelince, Anadolu’nun işgalini kabul edemeyen milletler bize yardım etti. İlk yardım Lenin liderliğindeki  Sovyet Rusya’dan geldi. Bunu Hindistan coğrafyasında yaşayan müslümanlar izledi. Hindistan’da kurulan çeşitli yardım sandıklarında toplanan 125 bin İngiliz sterlini Mustafa Kemal’in şahsına gönderildi. O zaman ki kura göre 800 bin lira civarında bir para. Mustafa Kemal bu parayı Osmanlı Bankasında muhafaza eder. Büyük Taarruz öncesi 500 bin lirasını masraflar için İsmet İnönü’ye verir. Taarruz bitince geriye kalan 380 bin lirayı İnönü Mustafa Kemal’e iade eder. Banka kurulana kadar bu paraya el sürülmez ve faizsiz olarak bankada kalır. Atatürk’ün amacı bu parayı geriye göndermekti diyenler de vardır. Neden geri göndermek istediği ayrı bir yazı konusu olsun dilerseniz çünkü netameli konu.
250 bin lira bu hesaptan çekilerek İş Bankasının yaklaşık olarak yüzde otuzluk kısmına Atatürk (CHP) ortak olur. Kuruluş tarihi 26 Ağustos 1924 ve ilk başkanı da Celal Bayar. Ölümünden sonra da bu hisseler parti mal varlığında kalır. Çok partili sisteme geçilip devletin,1965 yılında partilere mali yardım sağlama kanunu çıkar.

İşte bu kanunun çıkmasını beklemeden, çok partili sisteme geçildiğinde bu banka hisselerinin devlet hazinesine devri gerekiyordu. Çünkü partiler arası rekabette haksız bir durum ortaya çıkıyordu. Her ne kadar Mustafa Kemal şahsına gönderilen bir para olsa da aslında Türk halkına gönderilmiştir ve devlet hazinesine devri gerekmekte idi. Geç kalınmış bir durum olup, Şimdiye kadar Parti kurulları karar alıp çoktan hazineye iade etmeleri gerekiyordu. Bu CHP yönetim ve liderlerinin bir ayıbıdır. İkinci ayıp ise 1980 de parti varlıklarına el konulup  daha sonra bu hisselerin iade edilmesi ve iadeyi partinin kabul etmesidir.
Buraya kadar her şey CHP aleyhine gibi. Ancak, ekonomi konusunda sıkıntılı günlerin başında olduğumuz şu günlerde iktidarın bunu gündeme getirmesi manidar. Sıkıntıya düşen mahalle bakkalının veresiye defterini karıştırdığı gibi bir durum ortaya çıkmakta. Nereden, ne bulayım derdine düşmüş müflis tüccar gibi hareket edilmesi yanlış. Belki bir yanlışlığın düzeltilmesi için böyle hareket ediyor olabilirler. Önce plansız programsız Mc Kinsey ile anlaşma yap, davul zurna ile duyur sonra vazgeç. Iyi tarafı bir yanlıştan dönülmüş oldu.Bir mahkeme Papazı suçlu buluyor ve ortalık  birbirine giriyor. Ardından bir başka mahkeme serbest bırakıyor.  Anlaşılır gibi değil çünkü ortada samimiyet yok. Ne var? Yaklaşan mahalli seçimler var…

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA