PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

PROF. DR. KARATAY: “EN SAĞLIKLI YİYECEK PASTIRMA”

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİ…ÇOCUKLARI EZDİ

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

SURİYELİ SAĞIR KARDEŞLER GÜVERCİNLERİNİN SESİNİ DUYMAK İSTİYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

ASDEP DARA DÜŞENİN AİLESİ OLUYOR

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

YILDIZ: MÜFTÜLERE NİKAH YETKİSİ LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL

HÜKÜMETLER YIKAN BASIN…
  • SÜLEYMANKOCABAŞ
    • SÜLEYMAN KOCABAŞ
    • suleymankocabas@kayserihakimiyet2000.com
    • 16 Ekim 2015 - 17:10:03

Ören, daha sonra televizyonu kısmen sattı. Kalan hissesiyle bugün “haber televizyonculuğu” yapıyor. Gazetesi Türkiye, “Türkiye’nin tirajı en düşük gazetelerinden” olarak, “Ak Parti’nin yayın organı” statüsünde, halefi oğlu Mücahit Ören’in “Sahibi” olarak yayınını sürdürüyor. Medya patronu olarak bu parti taraftarlığı ona “imtiyazlar” kazandırıyor mu, kazandırmıyor mu, bilemiyoruz. Daha sonra Ören ailesi ile yolları ayırılan Önkibar, yüne hatıralarında “Oğul Mücahit” için, “Enver Ören, oğlunu ‘İslam Mücahidi’ olarak yetiştiriyordu” ifadelerini kullanır.
Dinç Bilgin’e tekrar dönecek olursak: Aldığı özelleştirmeler iyi gitmeyerek iflas eden Bilgin’in sattığı ilk gazetesi,büyüklüğü ve etkinliği sebebiyle (Bilgin Grubunun amiral gazetesi) ”Sabah” olmuş, bu gazete, Bilgin Grubunun hükümet yıkımı şampiyonluğunu yaparken, Başbakan Erbakan’dan manşetinde “Şeytan” olarak bahsederken, Doğan Grubu’nun şampiyonluğunu yaptığı Hürriyet ise (büyük tirajı ve etkisi ile lakabına ‘Amiral gemisi’ denilen gazete) , Erbakan için 18 maddelik MGK kararlarının uygulanmasına yönelik olarak 4 Mart 1997’de, ”Ya Uy, Ya Çekil” manşetini atmıştı. Refahyol Hükümetinin yıkılacağı Haziran 1997 ayı günlerinde ise “Stresimiz Dorukta” manşeti ile çıkmış, haberinde. “Komutanlar, dün kritik bir ortamda toplanan MGK’da Erbakan’a son uyarıyı yaptılar: Söylenecek her şeyi söyledik. Fevkalade müştekiyiz, fevkalade stresliyiz” e yer verdi (1 Haziran 1997). Günler ilerledikçe Erbakan’ı istifa ettirmeye yönelik baskılar daha da arttı. Hürriyet, 12 Haziran 1997’de “Gerekirse Silah Bile Kullanırız” manşeti ile çıkmış, haberinde “İsiminin açıklanmasını istemeyin bir komutan diyor ki” denilerek, hükümeti yıkmak için gerekirse silah bile kullanacakları görüşlerine yer veriyor, hükümeti yıkmak için basın yoluyla sopa gösteriliyordu. . Bu baskılar karşısında Başbakan Erbakan, 18 Haziran’da istifa etmek zorunda kaldı. “İstifasını birazdaha geciktirse idi, Komutanlar yönetime fiilen el koyacaklardı” haberleri yayıldı.
“İmparatorlar” ın “Medya Yarışı”
28 Şubat Darbesinin arifesi ve ertesinde, “Türkiye’nin en büyük medya grubu” olarak Doğan Grubu kendisini göstermiş, bu grup medyasını, “çıkar ilişkileri” için kullandığı gibi, toplumu kendi kapitalist gelişmesine dizayn için “ideolojik” alarak da “dizayn”a soyunmuştu. “Ülkede sağ ve sol görüşleri biz belirleriz, herkes bizim istediğimiz gibi solcu ve sağcı olacak” düşüncesinden hareketle, adı geçen grup, “Solu dizayn” için “Radikal” gazetesini çıkarmaya başlamış, buna, “sağı dizaynı için” delinerek “Yeni Haber” gazetesinin “Sahibi: Aydın Doğan” olarak çıkarılması takip etmiştir. Radikal’de solun ılımlı köşe yazarlarına yer verilirken, Yeni Haber’de sağın ılımlı yazarlarına yüksek telif ücretleri ödenerek yer verilmiştir. Yeni Haber için bir örnek, yarım asırdır Tercüman’da köşe yazarlığı yapan Ahmet Kabaklı bu gazeteden koparılarak, Yeni Haber’in yazarı yapılmıştı.
Yeni Haber’de öyle yazılar ve diziler yer almıştır ki, Doğan Gurubu bir taraftan “Milli Görüş” misyonunu “ötelemek” e çalışırken bir taraftan da sağcı Milli Görüş kitlesine “şirin” görünmek için gazetede, bir nevi Milli Görüş Misyonu ve tarihini öven “Milli Görüş” dizi yazıları çıkmıştır. “Foya” açığa çıkınca, Yeni Haber tutmamış, birkaç ay içinde kapanmış, anlı-şanlı yazar Ahmet Kabaklı da eski yurdu Tercüman’a geri dönmek zorunda kaymıştır. Radikal ise, uzun bir süre tutmuş, Doğan’ın, daha sonra birkaç gazetesi gibi bu gazetesini de başkalarına satması, onun giderek zayıflamasına ve günümüz itibariyle “dijital ortam” da yayınlanmasına yol açmıştır.
“Para babaları” denilen Bilgin ve Doğan Gruplarının medyaya girmeleri, diğer para babaları için “kötü bir örnek” oldu. Bunların, medyayı kullanarak, hükümetlerden nasıl ihaleler, teşvikler, krediler ve hibeler aldıklarını göre bunlar da, “Medya patronluğu” na soyundular. Bu uğurda birkaç örnek verilecek olunursa, “Karamehmetler Grubu” nun “Akşamı” ı, “UzanlarGrubu”nun “Star” gazetesi ve satın aldığı “Star televizyonu” ortaya çıktı. Bunlar, bu yayın organlarını, hem hükümetleri kendi çıkarları doğrultusunda “hizaya getirip kullanmak” yanında, hem de “ekonomik rekabet” te birbirlerini yıpratıp tasfiye etmek için kullandılar. Cem Uzan’ın, Aydın Doğan’ın kendisine “rüşvet” teklif ederek ihalelerden çekilmesini istemesini “yüksek sesle” dile getirmesi, iki grup arasında ayalarca süren “Medya dalaşması” na yol açtı. Bu dalaşmada Star gazetesi, aylarca manşetlerini hep Doğan Grubu’nun “Kirli işleri”, “Yolsuzlukları” “Entrikaları” denilerek “haklı- haksız” haber manşetleri ve yorumlarıyla çıktı. Aylardır baş sayfada tek haber olarak bunlar yer aldı.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz