Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
AHMET KARAASLAN

HÜRÜ’NÜN GAÇIŞI HİKÂYESİ VE AĞITI

Bu haber 16 Kasım 2018 - 14:45 'de eklendi ve 37 kez görüntülendi.
HÜRÜ’NÜN GAÇIŞI HİKÂYESİ VE AĞITI

(Kaynak kişi: Satı Kaygısız)

Ali Bağler’den (beyler) lakabı “Gannıgara”, Ahmet isimli bir genç; Mulla Osmanlardan Hacı Ali’nin gapısına azap durmuş. Ağasının aynı yaşlardaki gızı Hürü ile aralarında bir sevgi bağı oluşmuş. Aşkları çevrede bilinir, mahalleden bir kadın, bu ilişkiyi Hürü’nün anasına söylemiş:

—  Aman Kerzii! Gızın Hürü’nün arası, azabınız Gannıgara ile çoh iyi. Senin bundan haberin var mı?

— Gadanı alayım gız, doğru mu diyon? Gannıgara, Hürü’nün dengi mi? Hacı Ali duysa onu öldürür! Vah başıma gelenler! Bunu da mı görecekdim?

Hacı Ali, hanımının uzun süre düşünceli ve üzüntülü oluşunu annayarah, bir gün bunun sebebini garısından sorup öğrenir. Hemen o gün Gannıgara’ya hakgını verip işten çıharmış. Bir daha da mahalleye gelmemesini söyleyerek onu tehdit etmiş.

Hacı Ali, meseleyi böylece hallettiğini sana dursun, gençler arasında ilişki aksine daha da büyük boyutlara ulaşmıştır.  Aşıhlar arasında haberleşme devam etmiş.

İki sevgili ilkbaharda yaylaya çıhmadan önce Böyük Çayırlıh’da buluşmuşlar. Hürü, bir gün önceden gönderdiği haberle Gannıgara’nın goyun emiştirilen yerdeki inde gendisini beklemesini bildirmiş. Gannıgara, kimseye görünmeden söylenen yere gelip beklemeye başlamış.

Yengesini atlatan Hürü, guzu emiştirme bahanesi ile buluşma yerine gitmiş. Yaylaya ne zaman çıhacahlarını, nerede buluşacahlarını, nasıl gaçacahlarını gararlaştırmışlar.

Hürü’nün ailesi, birgaç gün sonra Daşguyu’ya göçmüşler. Gararlaştırılan günde Gannıgara buluşma yerine giderek onu beklemiş.

O gün Hürü’nün ağabeyi yaylaya çıhmış. Hürü, onun atını bağlamah için evlerden uzahlaşır. Görevini yaptıhdan sona da Gannıgara ile buluşarah Çukuryurt’a gaçmışlar.

O gece Hürü’nün gomşularda yattığını sanan ev halhı, Hürü’nün gaçtığının farkına varmamışlar. Sürü sulağa gelirken aranan gız bulanamayınca telâş başlamış.

Kerzi Abıla, araştırma yapmah için Çukuryurt’a inmiş. Bu köydeki bir eve çoh sayıda gadının girip çıhdığını görünce, marahlanmış. Gadınlara neler olduğunu sorup, aldığı cevapla iz üzerinde olduğunu annamış.

Kerzi Abıla, içeriye girmiş. Gızı bir sedirde oturuyor, çerkez hanımları da, gaçarah köylerine sığınan Türkmen gızını görmek için ahın ahın eve geliyolarmış.

Kerzi Abıla hiddet ile Hürü’ye saldırarah onu biraz hırpalmış. Kimse ne olduğunu annayamamış. Hürü’nün gulahlarından ganlar ahmaya başlamış. Meğer anası, gızına saldırdığında gulahlarını yırtarah küpelerini almış. Köylü gadınları, Hürü’yü başga bir eve gaçırarah sahlamışlar. Kerzi Abıla da yaylaya dönerek olanları annatmış.

Gızgın ana ve babası, Hürü’yü evlatlıktan reddetmişler.

Yıllar geçmiş. Bu zaman zarfında iki sevgili gorhularından Gömürgen’e de gidememişler. Hürü, ana ve babasını çoh özlemiş. Gocasına gendisini köyüne götürmesi için defalarca yalvarmış. Gannıgara, öldürülme gorhusundan bu isteği yerine getirememiş. Onun sıla özlemini bastırmah için, Hürü’ye çatal ayahlı almış. Alınan dahılar, ona Gömürgen’i unutturamamış.

Gömürgen’den uzahda onuncu yılda Hürü hastalanarah yatağa düşmüş. Gocasına kendisini Gömürgen’e götürmesi için son defa yalvarmış. Gannıgara, bu yalvarışa dayanamamış. Hürü’yü gağnı ile gece köye getirerek Yuharı Oba’dan, Güççük Goca’nın evine indirmiş.

Baba evini görmek için can atan Hürü’yü Güççük Goca, erkeklerin teravihe gittikleri bir sırada alıp babası evine götürmüş. Hürü pencereden gizlice evlerinin içerisini seyretmiş. Herkesin neşe içinde olmalarına garşılıh gendisinin durumunu düşünerek çoh üzülmüş. Gözleri yaşlı, gıbleye dönerek köyünü, baba evini gördüğü için Allah’a (c.c.) hamdü sena ederek “Yarabbi, köyümden ayırmadan bana anamı göster, sonra da canımı al” demiş.

Geldikleri yoldan gizlice dönmüşler. Bu sefer durumu çoh ağırlaşmış. Artık hiç gonuşamaz olmuş. Söyleyebildiği tek anlaşılan sözü, anasını görmek istediğiymiş. Evdekiler, gendi aralarında gonuşarah Ali Hoca’nın hanımı Keziban Karaaslan’ı Kerzi Abıla’ya göndermeye garar vermişler.

Mesele Keziban Hatun’a anlatılmış. O da hiç tereddüt etmeden Hürü’nün annesinin evine gidip Kerzi Abıla’ya olayı gizlice annatmış.

Kerzi Abıla Hürü’nün galdığı eve gocasından gizlice gitmeye garar vermiş.

Anası gelmeden önce Hürü’nün gözleri gapanmış. Kerzi Abıla gızının durumunu görünce hıçgırıhlarla ağlarken, Keziban Hatun:

— Hürü, gızım gözlerini aç. Bah sana ananı getirdim. Haydi kalh elini öp, seni affedecektir, demiş. Hürü:

— Kerziben Hala, gözlerimi açamıyom. Anamı kohusundan bilirim. Başımı göğsüne yaslasın da onu bir kohlayayım…

Kerzi Abıla, gızının başını gendi göğsüne yaslamış. Hürü, hıçgırarah:

— Anam, anam! Vallahi sensin… Kohunu hiç unutmadım. Şükürler olsun sana gavuştum, sana dohundum!

Bu sözlerden sonra bir daha hiç gonuşmamah üzere ağzını gapamış. Anasının gollarında son nefesini vermiş.

Kerzi Abıla, evine gözü yaşlı dönmüş. Evin içinde Hürü’ye ağıtlar yaharah dolaşmış. Bunu işiten Hacı Ali:

— Avrat aradan on yıl geçti. Şimdiye gadar adını ağzına almazken bu agşam sana ne oldu, yaran mı tazelendi?..

Kerzi Abıla, boşalmah ihtiyacındadır, ağlayarah gocasına olayı annatmış.

Ev halkı, Hürü’nün Gömürgen’e geldiğini ve öldüğünü işitmiştir. Hacı Ali ve oğulları, cenazenin gendi gapılarından geçmesine müsaade etmemişler. Cenaze, Zileppelik Depesi önünden dolaştırılarah mezara götürülmüş.

Kerzi Abıla, gocası ve oğullarının akşam, teravihe gittiklerinde Hürü’nün öldüğü eve ağıda gitmiş.

Gayın validesinin geldiğini gören Gannıgara, Hürü’den galan çatal ayahlıyı eline alarah:

 

Gel hele gel Kerzi Abıla

Gaçtı deyi gahir etme.

Gurban ollum Hürüm sana

Taze iken ölüp gitme!

 

Çatalayahlı daharım,

Döner boyuna baharım.

Bana “öğsüz bekâr” derler,

Bekârım gonşu[1] bekârım…

 

Hürü’den gırıldı belim

Kürekden dutmuyo dalım.

Anası yanına gelmiş,

Gızını yalıyo gelin.

 

Aman Hürü, ben ne ettim?

Bal yaladım, ağı yutdum!

Senin için canım Hürü,

Tilki deliğinde yatdım.

 

Gömürgen’in ağca puru

Geçti gitti gözüm nuru.

“Anama giderim” deyi

Zorunan getirdi beni.

 

Gel hele gel Kerzi Abıla,

Başını eline algıl.

Hepisinden yüzü gara

Ha şuna bir öğüt vergil…

 

Bu sırada kardeşleri, Gannıgara’yı azarlayarak “askerde ölen kardeşlerimize bu kadar acımadın! Onlara ağıt söylemedin. Bir el gızı için bu kadar üzülmeye gerek yoktur!” derler.

Bunun üzerine Gannıgara kardeşlerine şöyle der:

Taburda duran binbaşı,

Nettin benim gardaşımı?

Azarlama beni Şaben,

Derde salma şu başımı.

 

Gömürgen’in ağca daşı,

Yandı ciğerimin başı.

Sitem etme bana Şaben

Bu da Mustafa’nın işi…

 

Gannıgara, kardeşi Şaban’ı Mustafa’nın kışkırttığını söylemek istiyor.

Not: Bibim Satı Kaygısız, bu hikâyeyi anlattığında Kerzi Abıla’nın Hürü’nün kulaklarından koparıp aldığı küpelerin hâlâ kendisinde olduğunu söylemişti.

 

 

[1] Gomşu

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA