ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

HZ.ALİ İLE BERABER
  • OSMANEFEKERE
    • OSMAN EFEKERE
    • OSMANEFKERE@kayserihakimiyet2000.com
    • 21 Mayıs 2015 - 17:32:02

Hz. Ali (Allah ondan razı olsun) hilafet makamına geçtiği bir gün kardeşi Ebu Talip’in oğlu (Ugayıl) kardeşi Hz. Ali’ye gelerek şu teklifte bulundu; “Ya Ali şimdi sen müminlerin Emir’i oldun, bizle ise senin yakınlarınız, beytül maldan bizlere yardımda bulunmanızı istiyoruz” derler. Hz. Ali kendisinden yardım isteyen kardeşine “şimdi git akşam gel” der. Rivayetlere göre, Hz. Ali ısıtılmış bir demir parçasını hazırladığı bir anda, akşam karanlığında gelipte hazırladın mı Ey Ali” diyen kardeşi Ukayle, “al ey Ukayil” deyince, Ukayıl almak için elini uzattığında Ukayıl’ın eli yandı ve Hz. Ali’ye bakarak yere düştü. Biraz sonra kendine gelen Hz. Ali Ey Ukayıl, eğer dünya ateşinde senin durumun böyle olursa, ya Ahiret ateşi karşısında senin durumunla benim durumum nasıl olur Ey Ugayıl, her kim Müslümanların mallarına hıyanetlik ederse, Yüce Allah kıyamet gününde ateşten bir kor olarak cehennem üzerine bir köprü yapar. Hıyanetlik yapan kişi köprünün üzerine ulaştığında ayağının altında eriyerek cehenneme yetmiş arşın derinliklerinde boğulur. Her kim olursa olsun eline fırsat geçti diye amme olan halkın malını kendine emanet edildiği bir sırada şu akrabaya, şu emmim, şu dayım deyipte milletin malını onlara tahsis ederse, yarın büyük mahkemede kendini kurtaracak korumasını hazırlasın.

**

EVLİYANIN İŞİNE KARIŞILMAZ

Bağdat hâkimlerinden Ebu Abdullah anlatıyor:

Zamanın yetiştirdiği ender evliyalardan (Allah dostlarından) Bişri Hafi (Allah ondan razı olsun) kerametini şöyle naklediyor.

Bağdat’ta bir tüccar arkadaşım vardı. Çok zengindi. Bir gün baktım bütün malını mülkünü fakirlere dağıtmış, iyi bir Müslüman olmuştu. Bunun sebebi ise, bir gün Bağdat’ın bir camisine Cuma namazı kılmaya gittim. Namazı kıldıktan sonra gördüm ki, Bişri Hafi camiden çıktı acele acele bir yere gidiyordu. Bende kendi kendime zühüd ve takva sahibi dünyaya düşkün olmayan haramlardan sakınan bir zat acele acele böyle nereye gidiyor diye takip ettim. Gördüm ki önce bir fırına girip ekmek aldı, sonra kebap yapan bir yere girip kebap aldı sonra da bir helvacı dükkânından helva aldı. Bende kendi kendime böyle bir zatın bunları alıp yiyeceğine kızdım. Fakat nasıl yiyeceğini merak edip takip etmeye devam ettim.

Bir süre sonra bir köye vardı. Köyün camisine girdi. Baktım ki camide yatalak bir hasta var. Bişri Hafi kebapçıdan ve helvacıdan aldıklarını lokma lokma edip yatan kişiye yedirmeye çalıştı.

Ben bu arada köyü merak ederek biraz dolaştım. Ve sonra hastanın yanına gelerek durumdan haberdar olmak için hasta ile konuştum. Fakat Bişri Hafi’yi göremedim. Bişri Hafi’yi sordum bana “O Bağdat’a gitti” , “ancak bir hafta sonra gelir” diye karşılık verdi. Tekrar ben hastaya “Burası Bağdat’a ne kadar mesafe” deyince, hasta bana,” 40 fersahtır (240km)” dedi. Ben bu yolu gidecek param yok, burada kimseyi tanımam ve bu yolu yürüyemem dedim. Hasta şahıs onu bekle dedi, ve beklemek mecburiyetinde kaldım. Ancak Bişri Hafi Cuma günü geldi. Hastayı aynı şekilde doyurdu. Giderken o şahıs Bişri Hafi’ye “Bu adam Bağdat’tan senin arkadaşın. Geçen hafta seninle beraber gelmiş. Bir hafta burada kaldı. Onu tekrar yerine götür.” dedi.

Bana, “Sen benimle buraya niye geldin?” dedi. Ben özür dileyerek hatamı söyledim ve af dilem. “Haydi, kalk ve yürü” dedi. Akşama kadar yürüdük, akşam olmak üzere iken bana “Sen Bağdat’ın hangi mahallesinde oturursun” dedi. Ben “falan mahallede otururum” deyince “O mahallenin yolu burasıdır. Git ve arkana bakma” dedi. Ben ondan sonra tövbe ettim bir daha böyle işlere karışmadım.

Görülüyor ki Allah dostları durumları ve davranışları ilk etapta halk nazarında hoş karşılanmamakla beraber nihayetinde müspet olarak sonuçlanır.

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz