VATANDAŞI 1 MİLYON TL DOLANDIRAN ŞAHISLAR ÖZEL EKİPLER TARAFINDAN YAKALANDI

VATANDAŞI 1 MİLYON TL DOLANDIRAN ŞAHISLAR ÖZEL EKİPLER TARAFINDAN YAKALANDI

AGÜ SPOR, BOTAŞ DEPLASMANINDA KAZANDI:54-56

AGÜ SPOR, BOTAŞ DEPLASMANINDA KAZANDI:54-56

ANADOLU BAĞCILAR SPOR-KAYSERİ ERCİYESSPOR:3-0

ANADOLU BAĞCILAR SPOR-KAYSERİ ERCİYESSPOR:3-0

KEMAL TEKDEN: “GENÇLİK BİZİM GELECEĞİMİZDİR”

KEMAL TEKDEN: “GENÇLİK BİZİM GELECEĞİMİZDİR”

PTT’DEN ÖĞRETMENLERE ÖZEL KAMPANYA

PTT’DEN ÖĞRETMENLERE ÖZEL KAMPANYA

İDDİA ve İSPAT ZORUNLULUĞU…
  • İBRAHİMPEKBAY
    • İBRAHİM PEKBAY
    • ibrahimpekbay@kayserihakimiyet2000.com
    • 23 Haziran 2017 - 14:17:15

Son günlerin en klasik sözü nedir biliyor musunuz?

Siz de biliyorsunuz da ben tekraren diyeyim…

“Müddei iddiasını ispatla mükelleftir.”

Yani, iddia eden, iddiası neyse onun kanıtlamak zorundadır. İlla ki bu bir suçlama olmaz, öne sürdüğü her ne ise ve kanıtlanmayı gerektirecek kadar ortada bir konu ise, kanıtlanmalıdır ki bunu da yapması gereken elbette iddiayı ortaya koyandır.

Söz, ayrıca temel hukuk kuralıdır.

Müddeiumumi, yani savcı, kişiye her hangi bir suç yüklüyor ise, o suçun inandırıcı kanıtlarını da ortaya koymak zorundadır. Diğer bir deyişle, dediydi-demişti, duyduydum gibi ayrıca kanıtlanmaya muhtaç söylemlerle suç isnadı yapılamaz.

Kişi ile suçun bağlantısı, kimsenin şu veya bu şekilde aksini savunmasına yer bırakmayacak kadar sağlam delillere dayandırılması gerekir. Hukuk, dedikodu ile yapılmaz, yapılamaz.

Çünkü delillerin olmaması halinde isnat, iftira niteliğini taşır. İftira ise büyük günahtır.

Nisa Suresi 112. Ayette Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Kim bir hata yahut günah işler de sonra onunla bir suçsuzu itham ederse hiç kuşkusuz, büyük bir iftira ve açık bir günah yüklenmiş olur.”

Evet, iddia ediyorsan, iddianın yanında da kanıtlarını birlikte söyleyeceksin. Hiç kuşku yok ki inancımızda da kural budur, hukuk içinde de kural budur.

Diğer yandan…

İddia edip de iddiasını bir kanıta dayandırana da “alçaksın, namustan yoksunsunuz” gibi geri dönüş yapamazsın. O kanıtları çürütmek için karşı kanıt ortaya koyarsın. Hukukun kuralıdır bu.

Sonunda, karar verici olan, ortadaki kanıt, karşı kanıt neyse, onlara bakar ve kararını verir. Bunun adına da “ADALET” denir.

Elbette beklenen, adaletin de yansız, yani tarafsız olması olmazsa olmazıdır hukukun…

İddia eden taraf, ortaya belgelerini koydu. Suçlanan taraf da savunmasını “Suç duyurusu yazıları” olduğunu belirterek karşı savunmalarını yaptılar.

Karar, elbette “Karar verici” kim veya kimler ise, kararını verecektir.

Ben, siyaseten bir soru soruyorum…

Ne zamandan beri “Suç duyuru” mektupları “Gizli” kaydı ile yapılıyor ve son satırında da “Gereğini” diyerek talimat veriliyor?

Konu da karar da sizin sevgili okuyucular…

Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum…

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz