ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

ENDONEZYALI ÖĞRENCİLERDEN KUR’AN ZİYAFETİ

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

PTT’NİN 177’NCİ YIL DÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ KUTLANDI

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

İL VE İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİNE YENİ PERSONEL

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KÜLTÜR ŞEHRİNE YAKIŞIR REKOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

KAYSERİ TİCARET ODASI AB BİLGİ MERKEZİ İKLİM HAFTASINI KUTLUYOR

İLKÖĞRETİM EĞİTİMİNDE ÇOCUK EDEBİYATI
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 30 Kasım 2015 - 17:24:36

Çocuk edebiyatı, çocuk ve edebiyat gibi tek bir cümleyle tanımlanması zor iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan ve hemen ilk anda, çocuklar için üretilmiş eserleri akla getiren bir kavramdır. Kapsamlı bir tanımla çocuk edebiyatı, “erken çocukluk döneminden başlayıp ergenlik dönemini de kapsayan bir yaşam evresinde, çocukların dil gelişimi ve anlama düzeylerine uygun olarak duygu ve düşünce dünyalarını sanatsal niteliği olan dilsel ve görsel iletilerle zenginleştiren, beğeni düzeylerini yükselten ürünlerin genel adıdır”.
Çocuklara yönelik yayınlar, Tanzimat’tan sonra giderek artmış, Cumhuriyet’in ilanından sonra ise bu artış devam etmiştir. Ancak Tanzimat ve Cumhuriyet dönemleri arasında çocuk edebiyatına verilen önem değişmiştir. Cumhuriyet’ten önce sadece çocuklar için yayın yapmanın önemi üzerinde yoğunlaşılmış, Cumhuriyet’ten sonra ise “çocuk edebiyatı” kavramı üzerinde durulmaya, akademik anlamda çocuk edebiyatının eğitim boyutu üzerinde araştırmalar yapılmaya ve bu bağlamda birtakım teorik ve akademik kitaplar yazılmaya başlanmıştır. Çocuk edebiyatı Türkiye’de Tanzimat’la beraber genel edebiyattan ayrı bir dal olarak gelişmeye başlar, çeviriyle başlayan serüven, çocuğu eğitilecek bir nesne olarak algılayan tutumla devam eder, doksanlı yıllardan itibaren de çocuğu özne almaya doğru gelişen bir yol benimsenir. Çocuk edebiyatı denilince onun yetişkin edebiyatından farkları, böyle ayrı bir edebiyat kolu olup olmadığı gibi tartışmalar gündeme gelmiş ve bu tartışmalar zaman içerisinde psikoloji biliminin, teknolojinin gelişmesi, ailenin çocuklarına verdiği değer ve eğitime verilen önemin artması sebebiyle çocuk edebiyatının lehine sonuçlanmıştır. Artık çocuk edebiyatı gibi bir dalın varlığı ve gereği, çocuklar için yazmanın yetişkinler için yazmaktan daha zor olduğu çoğunluk tarafından kabul edilmekte, üniversitelerin ilgili bölümlerinde aynı adla dersler okutulmakta, çocuk Çocuk ve edebiyat ilişkisi nasıl kurulur? Edebiyat çocuğun dünyasında öncelikle eğlendirme, oyalama ve rahatlatma işlevi ile bir yer edinir. Anneden ve diğer büyüklerden duyulan ninniler, ezgiler çocuğun tanıştığı ilk edebi ürünlerdir. Çocuk eğer şanslı ise eline alıp evirip çevirdiği oyuncak kitaplar ve yine çevresindekilerden dinlediği oyun tekerlemeleri, masallar, kendisine okunan hikâyeler ve resimli kitaplarla edebiyatına ilişkin kongreler, sempozyumlar, yarışmalar düzenlenmektedir. bu dünyada yolculuğuna devam eder. Okulla birlikte okuryazar olma süreci resmen başlayan çocuk, bu ürünlerle aracısız buluşma imkânına ulaşır. Bu andan itibaren ümit edilen odur ki çocuk, kitabın hayatın içinde önemli bir yere sahip, insana bambaşka dünyaların kapılarını açan bir unsur olduğunu fark etsin, onu yeme içme gibi vazgeçilmez bir ihtiyaç olarak kabul edip, okuma alışkanlığı kazanabilsin.
Bu sebeple eğitim-öğretim programları her zaman bu alışkanlığı oluşturma, sürdürme ve çocuğu evrensel okuryazar düzeyine getirebilmeyi temel hedeflerinden biri olarak belirler. Yapısında buna ilişkin ders, uygulama ve etkinlere geniş bir biçimde yer verir. Çocuk ve edebiyat ilişkisi niçin kurulur? Bu soru “Edebiyat ne işe yarar?” gibi genel bir sorunun alt başlıklarından biridir. “Edebiyatın değişik insanlık durumlarını, serüvenlerini yansıtarak insan doğasını tanıtma, bu yolla yaşantımızı zenginleştirip, güzelin tadına ve farkına varma gücünü geliştirme, insana yeryüzünde ne kadar insan varsa o kadar ayrı mizaç ve kişilik olduğunu canlı örneklerle gösterme, sadece kafaya değil daha çok kalbe hitap ederek insandan insana duyguları aktarma ve dolayısıyla insanlar arasında bir bağ ve birlik kurma, insanda bir takım özlemler, hayaller, tutku ve sevgiler uyandırma, bilinç düzeyini yükseltme, insan kişiliğini değiştirme ve geliştirme, insangibi daha birçok kişisel ve toplumsal faydaları sayılabilir yetişkinlerin hayatında burada sayılan ve sayılamayan pek çok yarar sağlayan edebiyat, hayatın ve kişilik oluşumunun başlangıcında olan çocuklar için herhalde ve tam da bu noktada çok daha fazla öneme sahip olacaktır. Edebiyat, çocuğun öncelikle kendisini ve çevresini, içinde bulunduğu kültürü ve genel anlamda insanı ve hayatı, hayatın farklı hallerini tanımasını; anadilini ve anadilinin inceliklerini öğrenme, okuma alışkanlığı oluşturma, kelime hazinesini zenginleştirme bu sayede hem yazı hem de konuşmada kendini iyi ifade edebilmesini sağlar.

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz