VE… KUPA’DA RAKİBİMİZ….ANTALYASPOR

VE… KUPA’DA RAKİBİMİZ….ANTALYASPOR

BÜYÜKKILIÇ’IN ENİŞTESİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

BÜYÜKKILIÇ’IN ENİŞTESİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

TOPLANAN VERGİLERLE ÇEVRE YATIRIMI

TOPLANAN VERGİLERLE ÇEVRE YATIRIMI

MOBİLYANIN “SİLİKON VADİSİ” KAYSERİ’DE AÇILACAK

MOBİLYANIN “SİLİKON VADİSİ” KAYSERİ’DE AÇILACAK

BEDİR: HESABIMIZA, KİTABIMIZA, TAKIMIMIZA BAKAR VE GEREKENİ YAPARIZ

BEDİR: HESABIMIZA, KİTABIMIZA, TAKIMIMIZA BAKAR VE GEREKENİ YAPARIZ

İSTANBUL VE ORHAN PAMUK-ST. PETERSBURG VE DOSTOYEVSKY-II
  • BEYHANASMA
    • BEYHAN ASMA
    • BEYHANASMA@kayserihakimiyet2000.com
    • 30 Ağustos 2017 - 13:46:13

Nevsky caddesinden ufka uzanırcasına görünür bu upuzun çizgi. Sokağa cadde demişler, adını da Nevsky koymuşlar. Renk cümbüşünü andıran bir ismi olsa da kırmızı taşlarla örülü sade bir siması var Nevsky’nin. Gün boyu bir insan selini ağırlar; bıkmadan yorulmadan. Bir sanatçıya hasrettir sanat sokağı. Adını koyanlara haykırış var yüreğinde. İncecikten bir çağrıdır oysa narin suretindeki. Karşıyaka istikametinde bir dolmuşa binmek ister insan. Yol boyu cama yapışan bir çift gözü olsun ister sonra. Petersburg’un güzelliği ve yaşlanmış hâli sergilenir bu nostaljik yolculukta.

Bir yokuşa yaslanmış kat kat sarı ve mavi boyalı evler göze çarpar önce. Yeni binalara yol vermişçesine arkadan bakarlar Petersburg’a bu topraktan çınarlar. Bu tarihî havadan nasibini alan çocuklar dikkatinizi çeker sonra. Her küçüğün gözü geçmişe açılan bir kapı olur bakana. Ve her bakış sayfalar dolusu duygunun yazılmış özeti gibidir. Yıpranmış bedeniyle hâlâ güçlüdür Petersburg. Her suçluya bir misafirhanedir, olgunlukla imtihan eden. Her pişman olmuşa teselli veren bir çehre taşır. Her hata geçmişinde saklıdır ve yine her eski günahın yaşlı bir sahibi vardır. İşte bu yüzden demli bir çayı yudumlarken Petersburg’a özgürce bakabilmenin tadı bambaşkadır.
Petersburg… eller açılmış semaya, evliyaların dilinden dualar dökülüyor, sanatçıların ruhu sinmiş Ermitaj müzesine, insanın gözbebeklerinde büyüyen. Evleriyle, saraylarıyla, kilisesiyle. Hoşgörüden meltemler bitmiş, oluk oluk Petersburg’a esiyor. Petersburg’da dost muhabbetler, güneş kadar sıcak sohbetler karışıyor çayın demine. Şeker eridikçe dertler erir, varsa bir gam yüklü gönlüne bir tat verir. Bazen karpuz çekirdeğinde saklıdır her dilde arzular, çitlendikçe içinden bir paylaşım doğar. Her tasadan arınmışlığın bir sembolü olur karpuz çekirdeğinden yığınlar.

Burada komşuluk taş bağırlı binalarla kurulmaz; gönülden gönüle köprüler kurulur, herkes komşu olur uzaktan uzağa. Her kaynaşmaya, paylaşmaya bir vesile aranır; gidebildiğin her yer bir başka dostane davranır. Koca çadırlar dolup taşar taziyelerde, bir kömür sobasında toplanır yürekte ateşler. Yandıkça; gamdan küller eser, her yürekte bir iman besler. Petersburg, Çarlık Rusyası’nın gençlik yıllarından fırlamış gibi… Her dilden bir lehçe, her gelenekten bir parça dallanıp budaklanmış. Bir hoş görme sevdasıdır dilinde şarkılar, güçlü bir harmoni orkestrasıdır kültüründen seslenen.
Medeniyetin silinmez ayak izleriyle süslü bir mekân. Yakası açılmamış sırlar dolaşır her mimarisinde. Her taş mazilerden seslenir, her duvar geçmişin ölçüsüz takvimi gibidir bu beldede. Birinci elden bir yaşama tarzıdır mağaradan evler. Kim bilir kaç nesle beşik olmuştur şu tabii hâliyle. Kim bilir hangi acılarla yontulmuş o kapısız eşikler ya da hangi mutlulukların anahtarıdır duvarlarda gülen yüzler.

 

  • Etiketler

The comments are closed.

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz