Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
wezEo.png
wezEo.png

SON DAKİKA


googleplay
Kayseri Hakimiyet Gazetesi / www.kayserihakimiyet2000.com
wem8j.png
ALİ ÖZKANLI

KASABANIN FEDAİLERİ -27

Bu haber 08 Nisan 2019 - 12:00 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.
KASABANIN FEDAİLERİ -27

Alemlerin efendisi, peygamberlerin en üstünü, en mükemmeli olan Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav) büyükleriyle bol bol selam göndermeyi, O’nu çok sevdiklerini söylemelerini büyük bir muhabbetle ve sevgi gözyaşlarıyla anne babasına tembihliyorlardı.

Yolcular yerleşti ve nihayet ayrılık vakti geldi. Bütün yolcular gözleri büyük bir ışıltı ve gözyaşlarıyla mübarek yolculuğa dualarla başladılar. Arkalarında onları uğurlamaya gelen sevdiklerinin el sallamaları ve gözyaşlarıyla, selamet dilekleriyle dualarla uğurladılar.

Osman ve kardeşi Gülcan’a bir gariplik çökmüştü, büyüklerini gönderince dayısı ve teyzesi ile evde günlerini geçiriyor ağızlarını bıçak açmıyordu. Dayısı ve teyzesi bu durumun farkındaydılar. Onları neşelendirmek yüzlerini güldürmek için ellerinden geleni yapıyor, yakından ilgileniyorlardı.

Bir akşam dayısı Osman’a:

– Osman’cığım bayram yaklaşıyor. Yarın benimle birlikte kurbanlık koyun bakmak için gelir misin? Diye sordu

– Olur dayıcığım, diyen Osman’ın yanındaki Gülcan’da dayıcığım bende gelmek istiyorum diye heyecanla atıldı.

– Tabii bir tanem hep birlikte beğeniriz diye cevap verdi dayısı.

Ertesi gün kurbanlık beğenmek için çıktılar. Öncelikle çoban Ömer’in koyunlarına bakacaklardı. Orada beğenemeseler kasabanın merkezinde kurban satış yerlerine gideceklerdi. İlk iş çoban Ömer’e uğradılar. Hayvanların hepsi çok güzeldi, onların içinden beğenebilir kasabaya da gitmeye gerek kalmazdı böylece. Hem çoban Ömer’in koyunları çok sağlıklı ve bakımlıydı. Yeşil alanlarda otluyor serbestçe dolaşıyorlardı.

Osman karagözlü, boynuzları kıvrım kıvrım olan bir koçu beğendi ve,

– Dayıcığım bak bu ne kadar güzel, gözleri kara kara, bize bakıyor ben bunu çok beğendim.

Gülcan’da:

– Evet ağabeyciğim, bende onu gözüme kestirmiştim. Sanki beni alın der gibi bize bakıyor, dedi.

Dayısı:

– Haydi çocuklar yakından bakalım, diyerek kuzunun yanına gittiler. Sevgiyle başını okşadılar, şeker verdiler. Kuzuda onlara yakınlık gösterip başını uysal uysal onlara doğru uzatmıştı.

Dayısı fiyat konusunda anlaştıktan sonra kuzuyu eve getirdiler. Çocuklar, hayvanları zaten çok seviyorlardı. Onu besleme görevini  iki kardeş üstlendiler. Otunu, suyunu onlar verecek arada da gezmeye çıkaracaklardı.

Sayılı günler geçmiş,  bayram arefesine gelinmişti, büyükleri şu günlerde Hacı olma yolundaki son görevlerini ifa ediyorlar Rabbe kulluğun,  manevi hazzın zirvesini yaşıyorlardı. Anne, baba, dede ve ninesinin özlemi küçük yavrucaklarda iyiden iyiye hissediliyor, ama babası sık sık telefonla arıyor iyi oldukları haberini veriyor seslerini duyuruyor hatta görüntülü aramalarla, birbirlerini görüp bir nebzecik özlemleri gideriliyordu.

Dayısı ve teyzesi Osman ve Gülcan’a bayramda giyecekleri çok güzel kıyafetler almış, misafirlere ikram etmek için tatlılar, şerbetler hazırlamıştı.

Bu gece bayram gecesiydi ertesi günü elleriyle besledikleri kuzuları kurban edilecekti. Osman biraz hüzünlü olduğu halde dayısına;

– Dayıcığım Karagöz’e çok alıştık onu nasıl kurban edeceğiz, ondan nasıl ayrılacağız diye sordu.

Dayısı:

– Osman’cığım dediğin gibi biz Karagözü kurban edeceğiz. Kurban Rabbimize yakınlaşmaya vesiledir. Çok sevdiğimiz bir şeyi bizi yoktan var eden, bitkileri, hayvanları, çeşit çeşit meyveleri bizim beslenmemiz büyümemiz vücudumuza faydalı olması için bizim hizmetimize veren Rabbimize hediyedir bir şükürdür. Yani yine O’nun verdiğini O’nun isteği doğrultusunda kullanmaktır. Çok sevdiğin bir şeyi O’nun için vermen Rabbim ben seni nefsimden daha çok seviyorum ve Senin emrine itaat ediyorum demektir.

Sen İbrahim Peygamber ve oğlu İsmail Aleyhisselâmın kıssasını biliyor musun Osman’cığım?

– Evet dayıcığım dedem defalarca bize anlatmıştı. Çok etkileyici çok heyecanlı bir kıssa.

Gülcan;

– Ağabeyciğim bana da anlatır mısın?  Diye heyecanla atıldı.

– Dayıcığım sen bize anlatır mısın?  Dedi Osman nazlanarak. Dayısı;

– Osman’ım, Gülcan’ım isterseniz bu hadiseyi teyzeniz size anlatsın. O peygamberler tarihi konusunda çok güzel bilgilere sahiptir. Hem de sizin anlayacağınız şekilde çok güzel anlatacaktır.

Osman ve Gülcan bu sefer teyzelerine dönerler.

– Teyzeciğim, ne olur, ne olur bize anlat diye ısrar ederler.

Teyzesi:

– Benim gül kokulu çiçeklerim tabi anlatırım. Hele şöyle bir karşıma oturun bakalım.  (Devam Edecek)

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA